Dolandırmadan direk konuya girecem. Bu yazıyı okurken her ne çeşit bir düşünce yapınız ve zihninizde bulunan değer yargınız varsa öncelikle onu alıp bir köşeye koymanızı ve yanınıza da vicdanınızı alarak bu yazıyı okumaya başlamanızı ve anlamaya değer görmenizi istiyorum.
Öncelikle hiçkimsenin ne yaptığı, namusu, bekareti ve ahlakı vs beni hiç ilgilendirmiyor. Herkes yaptığı davranışlarla kendi kalitesini belli eder. O yüzden bu yazıyı o konularda hiç endişe duymayarak, farklı bir bakış açımın var olduğunu belirtmek amacıyla paylaşmak istedim sizlerle. İster ateist olup ahlak gibi kavramların mantıksız olduğuna inanın, isterseniz ontoloji filozofu olun beni hiç ilgilendirmiyor. Sadece benim yazdıklarımı okuyup anlamanızı istiyorum.
***Toplumdaki Ters Anlayışlar***
Namusun kadına has olduğu sorunu;
Bizim toplumumuzda böyle bir sıkıntı mı diyelim, yoksa başka bişey mi diyelim bilemedim ama böyle bir olay var. Yani namusun sadece kadına mahsus olduğu sorunu. Yanlıştır efendim. Namus hem erkek, hemde kadın için geçerlidir. Ahlakın bir alt kümesidir ve bekaret de namusun bir alt kümesidir. Bunu ister kabul edin, ister etmeyin ama gerçek böyledir. Ahlak > Namus > Bekaret diye gider. Sokaktan geçen bir adama “sen namussuz musun” diye sorduğunuzda alacağınız cevabı tahmin etmişsinizdir. Adam anında size yumruğu patlatır. E dolayısıyla hem erkek, hem de kadın için geçerlidir. Zira askerde bile bunun üzerine yemin ettirilir. Yani namusun erkeklere de ait bir kavram olduğunu toplum da biliyor zaten.
Gelişen teknoloji, hayat yapısı ve iletişim çeşitleri sayesinde artık kadın-erkek eşitliği yarışına girilmiştir. Yani erkek ne yaparsa kadın da onu yapmayı istemektedir. Mesela erkek bir konuda yanlış yapsa, hemen kadın da ona karşılık olarak ve eşitlenme yarışının verdiği gazla o yanlışı yapmaya kendini sevk eder ve bazıları da o yanlışı yapar.
Öncelikle belirtmeliyim ki “bekaret” lafından son derece nefret eden bir insanım. Ben bir (Elhamdülillah)Müslüman olarak zinanın varlığına ve yokluğuna inanırım. Bu, çeşit çeşit zina olabilir. Sadece kızlık nişanı olarak adlandırılan organını bırakmış, ancak başka organlarıyla her türlü zina çeşitini yapmış insanlar da toplumuzda vardır. Bu yüzden bekaretin sadece oraya indirgenmesinin son derece yanlış olduğunu belirtmek isterim. Çünkü o insanın başına çeşitli şeyler gelebilir, hastalık geçirmiş olabilir, çocukken bir kaza geçirmiş ve organına zarar vermiş olabilir. E bu durumda da mı onu namussuzlukla veya güvensizlikle suçlayacaksınız. Bu açıkca zulümdür ve kul hakkıdır. Bunu asla yapamazsınız. Diğer tarafta bekaretini sevgilisiyle kaybetmiş ancak doktora giderek bu yaptığını sıvayan insanlarda az değil toplumda. Bunlar çok çirkin şeylerdir ve hayat boyu vicdan kemiren bir olaydır.
“Düşmez kalkmaz bir Allah.” sözü çok güzel bir sözdür. Hata insanlar için vardır. Ancak göz göre göre de hata yapılmaz. Ülkemizde 80 milyon insan var. Çoğu kişi aile sıkıntısı, psikolojik sorun, duygu eksikliği, sosyal ve görsel medya manüpilasyonu gibi şeylere maruz kalıyor. Ve böyle yanlışlara meyil ediyor.
Ailesinden uzaklaşmak isteyen kızlar, ailevi sorunu olan insanlar ilk gördüğü insana güvenerek bu hatayı yapıyor genelde. Hiçkimsenin başından geçenleri bilemeyiz ve ne halde yaşamını idame ettirdiğini kestiremeyiz. Bu yüzden hayatımıza sokacak insanları yargılarken çok dikkatli olmalıyız. 14 yaşlarından itibaren kızlar kendisini ve vücudunu tanımaya başlarlar. 14 yaşından sonra “acaba erkekleri etkileyebiliyor muyum” diye bilinçaltı istemsiz bir şekilde sorgular ama bunu açık açık söylemez, ancak duygular ve davranışlar bu yönde ilerler. Elbise giyme tarzı, davranışlar, erkeklerle samimi olma gibi şeyler bu yaşlarda ortaya çıkar ve gelişir. Ta ki 25 yaşına kadar bu böyle devam eder. Kızların en cahil olduğu dönemler bu dönemlerdir. Ve en çok hatayı da bu dönemde yaparlar. Çünkü kandırılmaları kolaydır. Ha birde bunları hiç takmayan ve ne yaptığının farkında olan insanlar vardır ki bunların bahaneleri de çoktur. Laf ebeliğini çok iyi öğrenmişlerdir. Karşısındaki insana kendini satarlar. Onların bahanelerine de değinelim;
***Bekâret Bahaneleri***
Erkekler Ne Yaparsa Bende Yapabilirim Zihniyeti; (hata bile olsa)
“Modernlik ve özgürlük” adı altında insanların beynine zorla sokulmak istenen cinsellik sömürüsü ve kapitalizmin insanların duygularını da satlığa çıkarmak amacıyla oluşturulmuş çok yanlış bir safsata ve düşünce yapısı vardır. Oysaki gerçekte özgürlük ve modernlik böyle değildir.
Genelde bunu söyleyen insanların ağızlarındaki laflar şunlar “ataerkil toplum saçmalığı”, “erkekler yaparsa iyi, kızlar yaparsa kötü”, “toplumun cahilliği”, “namus bacak arasında değil”, “ben ne kızlar gördüm”, “ben özgürüm, toplum beni ilgilendirmiyor”, “ben zardan ibaret değilim” vs vs diye uzar gider böyle.
Toplumun düşüncesi yanlıştır. Toplumun yanlışı var, ama bence bazı konularda bu doğrular bahane edilirek kendi kişisel çıkarlarca kullanılıyor. Nasıl mı?
Şu noktaya iyice dikkatimizi yoğunlaştıralım. Bunu söyleyen insanlar “bende her türlü işi yapayım ancak, karşımdaki insana cevap olarak bunları söylesem yeterli” diye düşünüyor.
Toplumun doğru yaptığının ve erkeklerin herşeyi yapıp da bekaretin ve namusun sadece kızlara özel bir şey olduğunu savunmak zaten saçmalıktır. Bunu kabul edelim. Çünkü kızlarda da cinsellik duyguları vardır, aynı erkekler gibi, hatta daha fazla. Eğer olmasaydı zaten, soyun devamı için bir sıkıntı varolurdu. Toplumumuza yerleşmiş bu görüşün dinimizde de yeri yoktur. Çünkü hiçbir Hadis ve Ayette “erkekler yapabilir, ancak kadınlar yapamaz” diye bişey yoktur. Bu noktada da anlaşalım.
Gelelim bunları söyleyen insanların artniyetli olduğunu nasıl anladığım noktasına;
Şimdi bir kız sevgilisiyle ilişkiye giriyor. Sonra erkek, o kızda keşfedilmesi gereken birşeyin kalmadığına veya tanıdıkça huylarından rahatsız olduğuna kanaat getirerek soğuyor ve bir zaman sonra o kızdan ayrılıyor. Bu noktada erkeğin toplumsal olarak kaybedeceği hiçbirşey yok. Ancak o kız toplum baskısı yüzünden sağda solda internet ortamında yukardaki lafları söyleyerek kendini avutmaya ve sızlanmaya başlıyor.
Yani amaç; toplumun yanlış düşüncesini vurgulamak değil. Kendi yaptığı işe kılıf bulmak, yediği ve yiyeceği nanelere yer kurulamak. Amaç bu. Çünkü, madem toplum seni ilgilendirmiyorsa neden gidip sende erkeklerin yaptığı bu işe, yani zinaya bulaşmaya çalışıyorsun. Bu kocaman bir yalan ve evleneceği adama cevap olarak susturmak için söylenmiş bir söz. Tabi gerizekalı olan bir erkek bunlara karşılık bile veremeden sineye çeker ve o kızı kabul etmek zorunda hisseder.
Ancak normalde erkekler noktasında bu çok farklı bir olaydır. Çünkü hiçbir erkek evleneceği kızın sonuncusu olmayı istemez. İlki olmayı ister. Namuslu erkekler bunları istemekte ve bu konuda gayette haklılar da.
Kızlar; yanınıza vicdanınızı alın ve şu olayı aklınızdan geçirin. Bir erkek düşünün, sizinle sevgili oluyor ve 1-2 yıl onunla takılıyorsunuz. Bu zamandan sonra erkeğe alışıyorsunuz ve ister istemez bir güven duyuyorsunuz. Aklınızdaki düşünce aynen şu; “Ya niyeti kötü olsa bu zamana kadar beklemezdi” diye duyguya kapılıyorsunuz. Ancak unuttuğunuz bişey var, o erkeğin duygularını asla siz kontrol edemezsiniz. Değişmeyen tek şey değişimdir. İnsan her yıl değişik fikirler üretir ve onu düşünür. Bu yüzden kendinizi garantiye almadan(evlilik) bu işi yaparsınız. Ancak bir süre sonra erkek size ilgisizleşir, sıkılır veya başka sorunlar ortaya çıkar. Ve ayrılırsınız.
En can alıcı nokta da şurası; 1-2 yıl takıldınız ve sizi kullandı bıraktı. Ondan ümidi kesince başkalarıyla ilişki kurmak isteyecek ve en sonunda da evlilik düşüneceksiniz. Şimdi; evleneceğiniz adamın yerine kendinizi bir koyun. Sizi 15 dklık zevki olarak gören, yarı yolda bırakan, vaatler verip duygularınızı kullanan, ve hatta sizi de kullanan bir adama, o ilk olma duygusunu yaşatırsınız ama evleneceğiniz, hayat boyu sizin yanınızda olacak adama, iyi günde kötü günde sizi sevecek, çocuklarının annesi olma şerefini isteyecek adama da, o ilk olma duygusunu yaşatmazsınız. Sizce bu adalet ve vicdana uyar mı? Yani sizi gerçekten sevecek, sahiplenecek, karısı yapacak ve evlenecek adama bu yaptığınız kötülük değil mi? İnternet ortamında veya gerçek hayatta “bakirelik önemli değil” diyen erkekler, evlendikten sonra da kadının kafasına kakarlar. Hatta bazen kavga olduğunda bu konuyu gündeme getirip aşağılamaya başlarlar. Çünkü evlendikten sonra o “bakire olmayan kadını kabul ederim” dediğiniz aşkınız kalmayacak. Bunu da hiç düşünmediniz değil mi?
Toplumda boşanan çiftlerin nerdeyse %70 i severek evlenen insanlar. Görücü usulüyle evlenen insanların boşanma oranları diğerlerine bakarak az sayıda. Çünkü aileler birbirlerinin kefilleri oluyorlar ve sorun çıktığında barıştıracak birileri oluyor.
Yukardaki yazdıklarım erkekler için de geçerli. Herkesin kız kardeşi olabilir, hatta kızı da olacak. Milletin namusuyla oynamanın ne kadar kötü bişey olduğunu erkekler daha da kötü şekilde öğrenecekler. Tabi ben genelleme amaçlı değil, yapanlar için söylüyorum bunları.
Elbetteki herkes sevdiği insanla evlenmeli ancak bunun da bir haddi hesabı olmalı. Başka dinden veya kültürden olan insanlardan da bir farkımız olmalı.
Geçen National Geographic kanalında Amişleri izlemiştim. Bunlar bir Hristiyan topluluk ve bizim ülkemizdeki muhafazakar kesimin aynısını yapıyorlar ve bekarete namusa vs çok önem veriyorlar. Şimdi bunlar Hristiyan olduğu halde bunları yapıyorsa biz bir Müslüman olarak nasıl böyle davranabiliriz? Bu sizce mantıklı bişey mi ?
Ve sözüm o artniyetli kızlara şunu söylemek istiyorum ki ; artık şu aşağıdaki saçma bahanelerden vazgeçin...
1. Namus bacak arasında değil.
2. Ataerkil toplum saçmalığı.
3. Din baskısı
4. Toplum cahilliği
5. Ben zardan ibaret değilim.
6. Erkek yaparsa iyi, kız yaparsa kötü.
vs. vs. uzar gider böyle.
Elbetteki herkes hata yapabilir. Ancak bunu arsızca savunmak yerine karşındaki insana güzelce anlatıp ondan anlayış beklemek en edepli ve dürüstü olur.
Kimse kendini karşı cinsle yarıştırmasın. Herkes yaptığı davranışlarla kendi kalitesini belli eder.
Konu kapsamlı olduğu için yazdığım yazıda bazı eksiklikler var. Bunlara daha sonraki yazılarda değinecem. Mümkün olduğunca dağıtmadan yazmaya çalıştım ama bazı konularda eksiklikler var.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar