Gittiğin yerde mutlu musun acaba diye düşünmeye başladım nedensizce gecenin bir yarısındayım etraf karanlık birçok insan uykunun en tatlı deminde ben yine ayakta yine uykusuz yine derbeder ve yine sensizim. Sahi ne kadar oldu gittiğin ay mı oldu yıl mı oldu inan bilmiyorum ama hala gidişin aklımda yağmur yağıyordu deli gibi ve sen bir veda bile etmeden hırsız gibi gittin. Beni uyuyor sanıyordun ama uyanıktım kapıdan çıkışını duydum ardından perdenin ardından nasıl hızlı adımlarla seni bekleyen arabaya koştuğunu da hepsi hala aklımda ne zaman yağmur yağsa aynı anı ağır çekimde tekrar yaşıyorum. Bu çok zor insanin sürekli beyninde bir anının canlanması çok ağır bir işkence...

Zoruma en çok ne gidiyor biliyor musun?
Böyle hırsız gibi gitmen zoruma çok gidiyor ben sana bir gün olsun kötü bir söz söylemedim bir gün olsun sana hayır demedim bütün saçmalıklarına peki dedim. Annemle tanışmalısın dedin takım elbise giymelisin dedin ben hayatında hiç takım elbise giymeyen adam sırf annenle tanışmak için takım elbise bile giydim. Senin için her şeyi yaptım sırf sen mutlu ol diye en sevdiğin çörekleri almak için üç durak ötedeki pastahaneye bile gittim her Pazar.
Ama sen bir veda bile etmeden bir sabah vakti bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken bir hırsız gibi gittin.
Bir veda hak etmedi mi bu sevda ben sana ne yaptım da bir hırsız gibi çıktın gittin hayatımdan.. ne yaptım binlerce soru var kafamda karşımda olsan sana sorsam hepsini diyorum bazen ama neye yarar ha neye yarar bu soruların hepsini cevaplaman benim hayatımın içine etmiş olman gerçeğini değiştirmeyecek.
Ama yine de gözlerinin içine bakıp ‘Niye gittin’ diye sormak isterdim sahi neden gittin? Ben neyine yetemedimde gittin senin için herkese sırt döndüm ben dostlarıma aileme kendime bile sırt döndüm fedakarlıklar yaparken ne seni mutlu etmedi de gittin.
Bıraktığın not bıraktığın yerde duruyor hala ‘Üzgünüm sakın beni arama daha fazla katlanamayağım hoşçakal’ iki satır bile değil bu not yani yaşanmışlıklar iki satır vedayı bile hak etmedi mi?
Hoşçakal demiş olman; beni umursuyormuş gibi davranman sanki nasıl olacağım umurundaymış gibi davranman pek komikti gerçekten.Ama dediğin gibi yaptım. Aramadım seni sormadım da dostlardan haber getirenleri de tersledim o yok artık dedim gitti belki hiç olmamalıydı onu o sokakta bırakmalıydım gece yarısı eski sevgilisi onu dövdüğünde o gece onu bırakmalıydım.
En acısı da ne biliyor musun. Ona o durumu reva gören o adama geri dönmesi ona şiddet uygulayan adama nasıl dönersin diye düşünmedim değil tabi ortak dostlar adamın ona okkalı bir yüzük aldığını söylediler. Özür dilediğini evlenmek istediğini tabi zengin olunca kusurları da hediye ile örtülüyor değil mi? İçimden keşke yine dövse yine bana gelse diye bir düşünce geldi aklıma ama onuda kovdum aklımdan..
Onu toparlayan ayağa kaldıran ben ama yine onu yıkan adamla mutlu olacaksa olsun varsın ben olduğum yerde ne uzayan ne kısalan halimle kalırım yalnızlık zaten beni mutlu eder belki yalnızlık benim kaderimdir derim çekerim sineye anıları bir kadeh rakıya gömer.. yağmur yağdığında ise ağzıma gelen küfürleri geçmişe saydırır her gece sabaha kadar uyuyamaz gündüzleri hayalet gibi dolaşırım ama o mutlu olsun derim.
Aptal mıyım ben acaba diye soruyorum kendime çünkü arkadaşlarım sen koca bir aptalsın diyorlar. Neden böylesin neden böyle oldun kendini neden böyle saldın . sahi neden böyleyim ben aptal mıyım cidden diye soruyorum kendime ayna karşımda bakıyorum suretime tipi kayık bir adam saçları beyazlaşmış yüz yaşında bir ihtiyar gibi.
Ben hep böyle bir adamdım yani yeni bir şey yok hep mutsuzdum kimi sevecek olduysam hep yarı yolda kaldım bırakıldım hep eksik kaldım hep yalnız biraz mutluluğu çok gördü bu hayat bana. Bir mutlu resmim bile yok hepsinde yüzüm ters hepsinde asık vesikalık çeken adam bile beni görünce yine geldi mutsuz adam diyor. Mutsuzluk üzerime yapıştı resmen gitmiyor. Bir an mutlu olsam sonra dibine kadar mutsuz oluyorum.
Rakı bitmiş yine kadehte daha fala içesim yok bu gece bu kadar yetmeli mi nereden geldin aklıma yine bilmiyorum ki. Yağmur yağıyordu bütün gün o havamı yine aklıma getirdi yoksa çalan bu saçma sapan şarkımı. Dönmüyor geri dönmüyor geri sahi dönseydi ne yapardım ki..
Dönseydi kollarımı açar mıydım ona acaba sarılır mıydım öyle kokusunu içime çeker miydim mis kokusu ile kendimden geçer miydim hiç sanmıyorum artık onun pek bir önemi yok benim için sadece bir anı aklıma gelince canımı yakan biraz fazla içmeme sebep olan sonrada bana bu saçma sapan şeyleri yazdıran bir anı.
Dönmesin zaten gittiği yerde mutlu olsun istediği her şey orada var bende ne var bir kuru canım var yaşlı bir beden var.. mutsuz bir hayat var ne uzayan ne kısalan bir adam var boş bir mezar bulsa içine yatacak. Üzerine ne olsa toprak atan birisi bulunur. Zaten ölse biri onu hiç tanımayan insanlar bir an önce onu gömmek için sıraya giriyorlar hızlı adımlarla mezarlığa götürüp sonra bütün güçleriyle üzerine toprak atıyorlar mezarın. Acaba ölümden mi korkuyorlar yoksa ölenden mi bilmiyorum.
Velhasılı... bilsem onu sever miydim onu o gece oradan alıp eve gelir miydim bilmiyorum. İnsan yarın ne olacağını bilemiyor oda bilmiyor muydu bende bilmiyordum şimdi o yine ait olduğu yerde bende aynen öyle. Gecenin bir yarısı boş bir kadeh bir şarkı ve karanlıkta oturan ben.
Gece iyidir ve geceyi sevenler bilir ki her gece insanın canını yakan bir hatıra onu bulur ve o acıyla uyumayı bilmek gerekir..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar