Üniversiteye başlamak ve hayata atılmak için çok geç kaldım....

Selâmun aleyküm, cümleten hayırlı akşamlar. Ben, şu anda 22 yaşındayım; Şubat'ta 23 olacağım. 2010'da sınava girdim, TS-2 puan türünden 393 aldım fakat hocanın yaptırdığı yanlış tercih yüzünden Açıköğretim Edebiyat geldi, ben de tercih etmedim. 2011'de de bu yüzden puanım düştü ve yine TS-2'den 360 aldım ve yine kazanamadım. 2012'de de (nasıl olduğunu hâlâ anlamış değilim) çantanın içindeki kimlik kayboldu sınavdan iki saat önce ve ben sınava tutanakla girdim, Türkçe'den de full çekmiştim ama sınavım değerlendirilmediği için yine kazanamadım. Bu sene ise netlerim çok iyi olmadığı hâlde TS-2'den 397 aldım ve Niğde Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği'ni kazandım. 1 ay durdum orada ama baktım ki benim yapabileceğim, durabileceğim bir iş değil; şöyle oldu-böyle oldu diye hastanalacak derecede üzülmeye başladım, 1 ay sonunda da bıraktım. Şimdi ise, yaşadığım memleket olan güzel Konya'mda adam gibi bir bölüm okuyup, bir yandan da aileme yük olmamak için çalışmak; yani hem okuyup hem çalışmak istiyorum. Ama hangi bölüme gideceğime karar vermedim henüz, puanlar belli olduktan sonra Konya'mda adam gibi okuyayım, yani ben sebebini işleyeyim de ilerisini de Rabb'ime bırakayım diyorum. Fakat her ne kadar okumanın yaşı olmasa da üniversiteye başlamak için çok geç kaldım; üniversiteye başlamaktan ziyâde, hayata atılmak için çok geç kaldım. Bizim yaşımızdaki insanlar daha yeni öğretmen, mühendis vb. şeyler olurken ben daha üniversiteye bile başlayamadım. Şimdilerde ise babama yük olmamak için dağdan odun kesip eve getiriyorum, evde onları kırıyorum, çuvallıyorum ve satıyorum alan olduğu zaman. Aldığım parayı da bir derdime görüyorum. Meselâ; az önce bir esnaf, evini kiraya verdiği öğrencilere odun lâzım olabileceğini söyledi, ben de çok sevindim. Dedim kendi kendime; 10 çuval satsam 15 liradan 150 lira yapar; 2-3 ay idare eder bu para beni. Okula başlayana kadar da şöyle 700-800 falan biriktirebilirsem Konya'mda güzel bir ev tutarım, adam gibi okuyup geçinirim diye düşünüyorum. Çevre baskısı da mâlum, el senin ne çektiğini bilmez ki. Sabah 4-5'te yatıp öğlen 1-2'de kalkıyorum ama uyandığımda bunları düşünmekten hayat zindan oluyor bana. Kendimi çok yalnız, yıkılmış hissediyorum. İnsanlar, ''Sen artık belirli bir yaşa geldin, çalışman lâzım, illâki okuyacaksın diye bir şey yok'' diyorlar; sanki ben bunlardan habersizmişim, bunları bilmiyormuşum gibi; belli bir yaşa geldiğimi ben de biliyorum ama olmuyor işte, ne yapayım. Rahatsız oluyorum insanların bana dediklerinden, bakışlarından, hâl ve hareketlerinden. Neyse... Az da olsa içimin zehrini döktüm işte. Dedim ya; içim çok buruk, hayata atılmak, iş güç sahibi olmak için çok geç kaldım. Moralim çok bozuk, ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Yıkılmış, virâne bir hâldeyim. Allah rızâsı için, lütfen yardımcı olur musunuz?
Üniversiteye başlamak ve hayata atılmak için çok geç kaldım....
Cevapla