Bugün bir Şubat . Yakında on dört de olur. Herkes sevgililer gününü bekliyor. Bütün insanlar o günü iple çekiyor... Şaka şaka, çoğunuzun umurunda bile olmadığını biliyorum. Neyse, konumuz bu değil.
Sevgililer günü diyorlar. Sevgi günü diyelim kısaca.
Çeşitli söylentiler var. Rivayete göre bundan çok uzun yıllar önce; kilisenin egemen olduğu ve halka kan kusturduğu dönemlerde, insanların aşklarını yaşamasının yasak ve ayıp sayıldığı zamanlarda, Aziz Valentine isimli bir din adamı gençlerin gizlice buluşmasına ve aşklarını yaşamasına yardım ediyormuş. Sonunda yaptıkları ortaya çıkmış ve tarihlerin on dört Şubat ı gösterdiği bir gün idam edilmiş sırf sevgililerin buluşmasına vesile olduğu için. Doğru mudur yalan mıdır bilmem. Fakat güzel bir hikaye.

Bunun gibi onlarca efsane bulabilirsiniz. O yüzden inanmakta eceleci davranmayın. Fakat bugünün bir ticaret değil sevgi günü olduğunu hatırlayın. Hayır, hediye almanıza karışmıyorum. Elbette insanlar sevdiklerine hediye alabilir fakat mademki sevgi gününü kutlamak istiyorsunuz, hediyelerden değil sevgiden ve huzurdan konuşmak gerek daha çok.
Bahar geliyor. Bahar benim favori mevsimim. Sadece bu bile, kutlamaya değer bir şey.
Hava ne sıcak ne soğuk, tam kıvamında, ortalık yemyeşil, kuş sesleri... Artık hiçbir hayvan donarak ölmeyecek mesela. İnsanlar da üşümeyecek.
Her mevsim güzeldir ama bahar bir başkadır.

Cahit Sıtkı Tarancıdan bir şiir paylaşayım. Çok bilindik bir şiir.
Gün Eksilmesin Penceremden:
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
-Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Bu şiir tamamen yaşama sevincini anlatıyor. Yaşama sevincinin kalplerimizi doldurmasını istiyorum. Özellikle de soğuktan, kasvetten ve karanlıktan kurtulmaya başladığımız, başlayacağımız şu aylarda...
Bahar yeni başlangıçlar, hayaller, umutlar demek kimi insanlar için. Bence bu sadece şiirlerde geçerli bir durum. İnsan yeni bir başlangıç yapmak istiyorsa yılbaşını veya baharı beklememeli. Sonuçta hiçbirimiz çiçek değiliz ki açmak için baharı bekleyelim. Şimdi, siz de diyeceksiniz ki sevmek için on dört Şubat beklenir mi? Beklenmez. On dört Şubat bahane. Sevgi, aşk, huzur...

Ben bu benceyi neden yazıyorum? Ne anlatmaya çalışıyorum? Amacım ne? Bilmiyorum. Sadece on dört Şubat hakkında bir şeyler saçmalamak pardon söylemek istedim.
Size aşk şarkıları dinletecektim ama sonra vazgeçtim. Zaten şarkıların yüzde doksanı aşk hakkında değil mi? Hediye önerisinde bulunacaktım ama onu diğer editörler yapmış, bana önerecek hediye kalmamış. Hep böyle geride kalırım ben, biraz yavaşımdır.
Diyeceğim odur ki; umarım herkes bir gün aradığı sevgiyi bulur. Aşk, arkadaşlık, aile, iş, kişisel gelişim... Herkes huzuru ve mutluluğu başka bir yerde arıyor.
Hepinize mutlu, huzurlu, sevgi dolu bir ömür dileyeyim mi? Dilerim ama benim dilememle hiçbir şey olmaz.
Özetle; on dört şubata çok az kaldı, hazırlıklarınızı şimdiden yapın. Sevgilim yok diye de üzülmeyin çünkü sevgiliniz olsa da olmasa da yakında çok fazla kalp emojisi göreceksiniz. 💖💜💚💛💙💔
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar