Madame Bovary kitabını okuyan varsa beni çok iyi anlarlar, okumayanlara da tavsiyemdir. Okumayanlar için kısaca; Emma ve Charles evlidir ve Emma gerçek aşkı bulamadığı düşüncesiyle farklı zamanlarda evliyken 3 ayrı kişiye aşık olur.
Kadın da erkek de özellikle evliyken sadakate önem vermelidir.
Severek evlenmek önemli bir husustur tabii ki bu konuda. Emma severek Charles ile evlendiği hâlde kalbinde aç bir sevgi canavarı bulunduğu ve onu doyurması gerektiği gerekçesiyle gerçekten kendisini canından çok seven kocası Charles'ı birçok erkekle aldattı.
Kadın da erkek de medeniyetin izin verdiği ölçüde, eğer aşkları bittiyse kanunlara başvurmalı, ahlaksızlıklara yer vermemelidir.
Aşırı mezhebi genişlik eşleri bıktırır.
Her kadın dozunda kıskançlığı, hayatını paylaştığı erkeğin onu korumasını ister. Kıskanmamak, her konuda Charles gibi pısırık davranmak başta tatlı gelse de ileride kadın, kocasının artık kendisini sevmediğini düşünür. Siz hiç gece genç bir adam ile karısının aynı evde kalmasına karışmayan erkek gördünüz mü? Charles böyle biri.
Her konuda duygularına güvenmek bir kadını bataklığa sürükler.
Aklın her daim duygulara hükmetmesi gerektiğine inanan biriyim. Kalp bencildir, anı yaşar, geleceği düşünmez. Hiç düşündünüz mü neden hep kalp kırılır da beyin kırılmaz diye? Çünkü kalp acelecidir, işine şeytan karışır. Duygunun kulağa fısıldadığı her şey gerçek değildir. Eğer bu yalancıya inanır da hayatınızı buna göre şekillendirirseniz, Emma'nın sevdiği adamla kaçmak istediği gün adamın ortalıktan ayrılması sonucu Emma gibi yataklara düşebilirsiniz.
İlişkide yalan varsa atın çöpe gitsin, ama poşete yazık!
Yalan; güveni sarsar, kalbi kırar, beyni yorar, ciğerin solar. Kısacası her şeye zarar. Peki bu kadar büyük bir kurum olan evliliğe zarar değil mi? Emma tüm bunları kocası Charles'a anlatsaydı bu kadar zorluk yaşar mıydı? Sonu ölümle biten bu hikaye belki de mutlulukla biterdi.
En İyi Cevaplar