Aşkın Sanal Halleri


Vakt-i zamanında, 'Aldanma ki şair sözü elbette yalandır!' diyen Fuzuli, günümüzde yaşasa,


'Aldanma ki sanal aşklar elbette yalandır!' mı derdi?
Yoksa,
'Aşk aşktır!' diyerek,
Gerçek ya da sanal tüm sevdalıların önüne mi sererdi dizelerini?


Günümüzde oldukça gündemde olan bir konu bu aslında. "Sanal Aşklar". Sosyal paylaşım sitelerinde (burası da dahil) tanışıp, birbirlerine aşık olanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu ilişkiler, güven barındırmayan, yalnızca klavyedeki tuşlardan ibaret olan birlikteliklerdir. Ben de bu konuyu ele almak istedim ve şimdilerde okumakta olduğum, Canan Tan'ın yazmış olduğu, 'Aşkın Sanal Halleri' kitabından alıntılara yer vererek bu benceyi yazıyorum.


Sanal bir aşka yelken açtığınızda, asla hiçbir şeyden emin olamazsınız
Aşkın Sanal Halleri


Karşınızdaki kişi gerçek mi, kız mı, erkek mi, yaşı gerçekten söylediği gibi mi, şehri doğru mu? Bu soruların cevabına kesin olarak kavuşamazsınız. Onun hakkında bileceğiniz bilgiler, yalnızca onun size söyledikleriyle sınırlı kalacaktır. O kadarıyla yetinmek zorundasınızdır. Istanbul'da yaşıyorum deyip, size bir günlüğüne tatile geldiğinde çektirmış olduğu bir resmi de gönderebilir. Emin olamazsınız. Ruhsal özelliklerinden tam olarak haberdar olmasanız da, size gösterdiği kadarıyla yetinip ona aşık olursunuz.


Var mıydın gerçekten?
Gözlerimiz buluşmadan, ellerimiz birbirine değmeden, yalnızca yüreklerimizle, doludizgin bir aşkı seninle paylaştık mı biz,
Yoksa... acımasız bir aldatmaca mıydı yaşadıklarımız?
Kimdin sen?
Bilinçaltımın bana oynadığı bir oyun. ..
Gerçekleşmesini istediğim ulaşılmaz bir düş...
Kahredici bir duygu yanılsaması,
Hangisiydin?
Var mıydın gerçekten?
Yaşadık mi tüm bunları?
Bilemiyorum...


Onu tanıdığınızı sanırsınız. Hatta eminsinizdir bundan. Ama sonrasında onun hakkında hiç bilmediğiniz bir şey öğrenirsiniz. Ve düşünürsünüz: "Onu gerçekten tanıyor muyum? Başka sakladığı şeyler de var mı?" Ama bunları da o size söylemezse, öğrenemezsiniz.
Veya yüzyüze geldiğinizde, aranızdaki büyünün bozulmuş olabileceğini düşünürsünüz. Çünkü sanki O, o değildir. Gecelerce size sevgi mesajları atan, sabahlara kadar sohbet ettiğiniz kişi değil gibidir. Bu da sanal aşkın bir oyunudur.

Aşkın Sanal Halleri


Yesari Asım Arsoy'un, "Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır. Son darbe-i kalbim yine aşkın olacaktır." Sözleriyle aşk yemini eden büyüklerimizden sonra, "Seni gidi fındıkkıran... ocağına düştüm yavrum... ölürüm sana..." lar ve daha nicesi geldi. Ama asıl gerçek, her geçen gün romantizmden biraz daha uzaklaşıldı.



"Nerede o, bir kirpik titreyişiyle delice çarpan yürekler? Sevgiliyi uzaktan bir kez görebilmek için göze alınan çılgınlık? Yazılan, ama sahibine verilemeyen sayfalar dolusu şiirler, mektuplar...."



Artık ne öyle aşklar kaldı, ne de doğal yollarla titreyen kirpikler... hepsi takma ya da kalın rimel tabakalarının altında kaldı.


Şu an "Seni seviyorum" demeye bile üşenip, "sni svyrm askm." sözleriyle aşık olduğunu söyleyenler de var. Bunlar aşıksa eğer, Fuzuli, Leyla'nın çöllere düşen Mecnun 'u , Şirin'in dağları delen Ferhat'ı kim oluyordu acaba?


Evet, her şekilde aşk vardır. Eskilerin kara sevdaları klavyelere dökülüp biraz şekil değiştirmiştir. "Aşığım... seviyorum" sözcüklerinin yerini, "Çıkıyoruz, birlikteyiz" kelimeleri alsa da aşk (hâlâ!) var.
Artık internet çağındayız. Kim uğraşacak sayfalar dolusu mektup yazmakla? İnternet aracılığıyla aşkını da ilan edebiliyor insanlar; sevgisini, nefretini de. Bundan daha romantik bir aşk düşünülebilir mi? Ah, tabii ki hayır.(!)


Aşkın Sanal Halleri


Alev gibidir SANAL AŞKLAR...
Elini yaklaştırdığında ısıtır.
Ortasına atarsan kendini...
Yanarsın, kavrulursun!


İşin sırrı ayarı tutturmakta.
Nerede duracağını bilmekte,
Ki... ateşlerde yanmayasın.


Okuduğunuz için teşekkürler.

Aşkın Sanal Halleri
Cevapla