Biz Göğe Çıkalım!

Güneş en güzel umuttur yarınları besleyen. Hadi, güneşe selam duralım o vakit. Bugün çektiğimiz tüm sıkıntılara, hissettiğimiz tüm acılara güneşi gösterelim. Yarını bekleyelim inadına. Umutlarımızı bugün tüketmek yerine yarına saklayalım.


Yarınlar bitmez!


Biz Göğe Çıkalım!..


Takvimler eskimez yapraklar sarardığı sürece. Bir gün batarken arkasından gelenin habercisi değil midir zaten? Hem bak, bulutlu havalarda bile gözlerimize biraz ışık vuruyor. Yağmur bulutların marifeti değil, güneş ağlıyor! Her yağmur damlasında belki de birleri umutlarını öldürüyor. Biz güneşi ağlatmayalım sevgilim!


Biz Göğe Çıkalım!


Biz göğe çıkalım sevgilim. Bulutlara ait olsak da, sevinç gözyaşları olmadan inmeyelim denizlere. Biz göğe çıkalım, İstanbul’u izleyelim minnetle. Rüzgara yalvaralım Konstantin semalarından,



“Bizi es geç! Es geç, ayırma bizi yuvamızdan…”.



Yarımada’dan Kanlıca’ya, Sarıyer’den Adalar’a uçalım el ele. Gördüğümüz her hüzün gözyaşının elinden tutalım, güneşi gösterelim. Çünkü umutlar yarınlarda…


Biz Göğe Çıkalım!


Bilhassa günbatımına göz kırparken saatler, inelim Salacak Sahili’ne, oturalım Kız Kulesi’nin karşısına, izleyelim Galata’nın ardından gökyüzüne pastel turuncular bırakan yarınları. Kaygımızı geceye hapsedip, gerekirse ölüme bile umutla bakalım sevdiğim. Akşam esintisi yüzümüzü yalarken üşümeyelim, serinleyelim kol kola. Yeni gün yeniden doğarken, umutlarımızı öpelim, bırakalım gökyüzüne. Biz yere hiç inmeyelim sevgilim…


Biz Göğe Çıkalım!



Denizlere ait olsak da çıkalım göklere...


Biz Göğe Çıkalım!
Cevapla