Kaldırımlar Neyi Anlatırlar?


Ne güzel yazmış değil mi üstad Necip Fazıl....

Evet kaldırımlar! Şimdilerde hiç bir değeri olmayan,önemini yitirmiş, solmuş, çürümüş, harap ve bitap düşmüş kaldırımlar..




Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.



Aslında ne büyüktür değilmi kaldırımlar. Şehirlerin caddelerin olmazsa olmazı, o kadar da mütevazi.. Kadınlar, erkekler, çocuklar hatta hayvanlar ve hatta zaman zaman motorlu taşıtları bile barındırır üstünde..
Kibirli adımlarımızı hiçe sayar, yol verir, yön verir. Ne olduysak kaldırımlar sayesinde olmadık mı?
Okumasak, okumak istemesek, üstüne biraz da haytalık, serserilik eklesek, daha okumadığımız ya da mezunu olmadığımız fakültenin mezunu sayarlar, mühendis yerine koyarlar..

''Kaldırım mühendisi...''
Ne tuhaf bir terim, ama doğru da işi gücü olmayanlar kaldırım mühendisi oldu,
Necip Fazıl kaldırımları sevdi ki, Necip Fazıl oldu....

''Kaldırımlarda yağmur kokusu,,
Ben sana mecburum bilemezsin..''
Dedi kaptan, kaldırımlarla sevdi, sevdiği kadını Atilla İlhan dediler sonra ona..


Yani diyorum ki, ne de güzel şeymiş bu kaldırımlar. Evsizlerin soğuk ama rahat yatağı... Sokak temizlikçilerinin vel'i nimeti. Ayakta duramayacak sarhoş olsa da, kaldırımda rahatça duran oturan sarhoşların dinlenme ayılma yeri. Yer, mekan farketmez, bir gariban dilencinin ekmek kapısı....
Demet ile sevmedik mi Arnavut kaldırımları...


Sevdiğinden, sevgilisinden ayrılanların, hasret çekenlerin gözlerini alamadığı tek yerdir kaldırımlar.. Sahi, düşün şimdi, sevgilinle buluştun bir yerde ve o seni oracıkta bırakıverdi,terk etti ve sen evine gidiyorsun. Yürürken nereye bakıyor gözlerin? Evet evet buldun ve bir tebessüm parladı yanaklarında..


Bu yazıyı neden yazdım bilmiyorum. Konusunu neden ''Aşk'' yaptım bilmiyorum. Tek bildiğim bugün kaldırımda yürürken, 'Seni eskisi gibi sevmiyorum'' diyerek, parmağındaki yüzüğü çıkarıp masaya koyan ve kalkıp ardına bile bakmadan hızlı adımlarla oradan uzaklaşan sevgilimi hatırladığımda, başımın öne eğik, ve gözlerimin kaldırımda olduğunu farkettiğimdir. Yani;
''Ben kaldırımlara ağladım, Kaldırımlar bana...''


Yani diyorum ki;
Kaldırımları sevin....


Onların sizi sevdiği kadar olmasa bile...


Kalbi ve baki sevgilerimle,,,


#Siyahpaltoluadam....

Kaldırımlar Neyi Anlatırlar?
Cevapla