
Aslında genelde hadi partnerimi aldatayım diyerek başlamaz macera. Çünkü ben ne pis adamım yahu şimdi partnerimi bir aldatsam tam benim karakterime uyar hadi aldatayım demez insan. E tabi ki böyle başlamadığı için her erkek masumca başlar aldatmaya. Ama aldatmış olmak için değil... Ya eşiyle kavgalıdır, ya hayattan sıkılmış ne yapacağını bilmiyordur ya da öylesine maksat muhabbet olsun diye başlar her şey… Masumcadır çünkü ne yaptığını ve başlattığı için nereye varacağını kendisi de bilmiyordur…
Peki ya devamı? İşte sürecin devamında erkeğin o aldatma girişimi esnasında kaybolan bilinci yavaş yavaş kendine gelmekte ve ne yaptığının farkına varmaktadır. Bu esnada ufaktan pişmanlıklar başlar. Kişinin iradesine ya da karakterliliğine göre ya bu pişmanlık zaten yeterli olur ve devamını getirmez; ya da ulan boş ver be yürü anasını satayım der.. Gemileri yakarak devam ettiği ya da boşverip geri döndüğü andır aslında zamandaki kırılma anı. Geriye döndü, döndü… Dönmediyse, sonu olmayan bir yola girmiştir artık. Sebebi kafa dağıtmak, şöyle bir hava almak, bedenini rahatlatmak, sosyalleşmek gibi bir çok mantıklı(!) ve akılcı(!) bahanelerle desteklese de tehlikeli patikaya girmiştir bir kere… Bu öyle bir şeydir ki, yanlış olduğunu bilerek yapar, bir yandan pişmanlıklarını hissetmeye devam eder, hatta arada bir ben ne yapıyorum yahu da der içinden ama o erkektir, o bunu hak etmiştir. Biraz mutlu olmak onun da hakkıdır. Hem nasıl olsa erkek adam yapar der içinden sessizce.
Öyle bir macera yaşanır ki, geride bırakılan tatsızlık, kavga, gürültü vs. vs. aldatmaya neden olan her şey o birkaç saat içinde tamamen unutulur. Her şey çok güzel geçmiştir ya.. O balık misali sudan çıktığında, dünyaya geri döndüğünde erkek, dönüp dolaşıp geleceği kürkçü dükkanını hatırlar.

Film artık bitmiştir ve hayata geri dönülmüştür. Eve dönüş zamanı gelmiştir. Ne kadar zordur o eve dönüşler… Pişmanlıklar, pişmanlıklar pişmanlıklar….
Sessizce girer eve ve sanki yaptığı hatanın alnında bir leke gibi kendisini ele veriyor olduğunu düşünür. Halbuki evden çıkarken ne kadar haklıydı, ne yapsa kendisine haktı..
Bütün o haklılık içgüdüsü sona ermiş olmakla beraber durumu sezdirmeden nasıl ince bir yol bulup arayı ısıtabileceğini düşünür çaresizce.

Çaresizliğin belki de en somut örneklerinden birisidir bu durum. Türlü incelik ve kibarlıklar sergilenir karşı tarafa.. Neden? Ben bir b. k yedim ama aslında iyi adamım hem de pişmanım bir daha da yapmam zaten bu g. t korkusuyla psikolojisinin ifadesidir. Bir şekilde tatlı bir orta yol bulunup da ilişki o anda düzelirse sorun yok ancak, tartışma devam ederse, erkeğin bilinç altında hep şu ifade vardır: “Benim hala giderim var, yine yaparım ne olacak?” Böyle mutsuz olacağıma dışarıda yalandan da olsa mutlu olurum der..
Herkese aldatılışı olmayan ilişkiler dilerim...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar