Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!

İnsanlar çok garip. Onları anlayamıyorum.


Hava bugün çok soğuk. Camlar bile buğulanmış. Oysaki içimi ısıtan tek şey sendin. Şimdi kulaklığımı taktım , açtım son ses şarkı , aldım elime sıcacık kahvemi senin için yazıyorum bunları. Senin kadar ısıtamıyor belki bir kahve , ama olsun alıştım ben. Belki bu yazdıklarımı asla görmeyeceksin. Belki bu yazı burada eriyip gidecek. Ama kimin umrunda ki? Sana yazamadıklarımı bende burada paylaşırım , belki beni anlayan bikaç kişi çıkar? Belki benimle aynı durumda olan bikaç kişi çıkar?


Neyse, şimdi size yaklaşık 9 yıl süren ilişkimi , gün geçtikte içimde büyüyen aşkımı , hayatımı kaplayan sevgimi , huzuru bulduğum insanı , ailemi karşıma aldığım insanı ve hazin sonu anlatacağım. Bunları yazarken yanıma mendil aldım ki , akan gözyaşlarımı sileyim. Keşke, yanımda olsaydı. Keşke.


Keşkelerimiz , hep keşkede kalmasa keşke.


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır?


Evet bundan 9 yıl önceydi. Anasınıfındaydık. Benim aşırı utangaç bir karakterim var. Erkek olmama rağmen aşırı utangaçtım , bir ortama girdiğimde bile çabuk alışamazdım. Herkes 1-2 haftada birbirlerine alışırken benim 1-2 ayımı alıyordu. Utangaçlığım ise sorunlarımdan kaynaklanıyordu hep. Küçükken hep çok tatlı olduğumu söylerlerdi. Ama işte ne bileyim , dişlerim yamuktu ozamanlar oyüzden onları takıntı yaparak hergün aynanın karşısına geçip kendimle moral konuşması yapıyordum. Açılamıyordum.


Henüz 6 yaşımda olmama rağmen hayat bana ağır gelmeye başlamıştı. Dükkanımız vardı. Ailem pek evde olmuyordu , hani herkes gibi rahat bir hayatım yoktu benim. Okuldan çıkıp eve gittiğimde sıcacık yemek olmuyordu , bakıcımı annem ve babamdan çok görüyordum belki , ama dayandım ben. Hep dayandım. Hep güçlü kaldım. Neyse asıl konumuza gelelim , anasınıfına başladık , benim küçücük , saf yüreğim o kıza delicesine aşık olmuştu. Onun güzelliği gözlerimi alıyordu. Zaten sınıfın en güzel kızı oydu. Tabii ben utangaç olduğum için gidip söyleyemedim ona. Ama onu gördüğümde gerçekten sevdiğimi anladım.


O benim ilk aşkımdı. İlk gerçekten sevdiğim kızdı. O küçücük kalbimi küt küt attıran , her gördüğümde heyecanlandıran ilk kızdı o. Ama hiçbi zaman söyleyemedim ona , onu deliler gibi sevdiğimi , onu her gördüğümde heyecanlandığımı , onun için evde kimsecikler yokken sessizce ağladığımı. Söyleyemedim işte. Aylar boyunca sadece ona bakmakla kaldım. Kendimden nefret ettim. Kendime kızdım. Kendime bağırdım , çağırdım , duvarlara vurdum minicik ellerimle. Ama söyleyemedim işte. Evet , okul bitmişti. Ve onu kaybetmiştim ne yazık ki. Günlerce odama kapandım. Ev boşken sessiz çığlıklarımla inlettim ortalığı. Kendime olan özgüvensizliğim gün geçtikçe artmaya başladı.


Hergün Allah'a sorduğum tek soru vardı. Allahım neden ben? Artık bu soru okadar içime yerleşmişti ki. Hayatımın her yerinde karşıma çıkıyordu. Yapabilirim diyordum ama gittikçe batıyordum işte. Yapamıyordum. Aradan 2-3 yıl geçti. Biraz alıştım yokluğuna. Ama içimde hala bir hüzün , hala bir burukluk , hala bir özlem vardı. Zaten o ne zaman gitti ki ordan?


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!


İşte kalbimin sahibi , hayatımı değiştirecek olan kızın adı İrem'di. İrem'i nasıl sevdiğimi kimse bilmiyor. Aslında bende bilmiyorum. Ona okadar bağlanmıştım ki , sonradan seveceğim kızlar onun yerini tutamadı. Zaten hiçbirini onun kadar sevememiştim. Denemiştim ama olmamıştı işte. O gerçekten bambaşkaydı. Ben Dünyaysam o Ay , o Güneş , o Evrendi. Onsuz yapamazdım ki ben. Senelerce aradım , ona ulaşmaya çalıştım ama onu bulamadım. Halbuki bana okadar yakınmış ki ben farkında değilmişim. İçimde hep bir boşluk kalmıştı onu kaybedince. Onu kaybetmemden sonra 6 yıl geçti ve ben 6. sınıfa gelmiştim.


Facebook üzerinden bir kız ekledi beni. Adı İrem'di. Ama ben artık unutmuştum onu , nasıl mı unuttum , ben okadar yıprandım ki , ben mutlu olamadım ya. Ben hep çalıştım , hep üstüme geldiler , hiç kimseye derdimi anlatamadım , hep sessiz kaldım ben. O minicik yüreğim artık kaldırmıyordu hiçbirşeyi. Kaybetmek tanımı tam bana göre olmuştu artık. Kaybetmeye alışmıştım artık. Tabii 6 yıl ses soluk çıkmayınca insan hali , doğal olarak unutmuştum.


Aslında kendisini değilde ismini unutmuştum sadece. Neyse biz bununla 3-4 ay arkadaş olarak konuştuk , gerçekten iyi anlaşıyorduk. Tabii ikimizde birbirimizi tanımıyoruz , hatırlamıyoruz daha. Baya iyiydi aramız. Hani bir arkadaştan , kankadan çok sevgili gibiydik. Beni anlıyordu. Tabii ben nerden bileyim onun benim hayatımın aşkı olan İrem olduğunu. İşte öyle , böyle çok yakın arkadaş olmuştuk ama ben ona aşık olmuştum , bunu ona hemen söylemedim tabi. Zamanını bekledim. Zamanı geldiğinde ise onu çok sevdiğimi , beni anlayabilecek olan tek insan olduğunu , onunla birlikte olmak istediğimi söyledim. O'da bu teklifi kabul etti. Sevgiliydik artık.


Siz bakmayın benim 12 yaşımda olduğuma , bedenen 12'ydim ama ruhen 30 varımdır. Gerçekten yaşadıklarım kolay şeyler değildi , inanın bana.


O en çok papatyaları severdi.


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!


Yaklaşık 5 ay gibi bir süre sevgili kaldık. Ozamanlar bizim dükkanımız vardı. Babam polisti ama ek iş olarak dükkanda işletiyorduk. Kafe tarzı bir dükkan. Bende genelde dükkanda oluyordum. Yani okul çıkışı otobüse binip dükkana gidiyordum. Gerçekten aşırı yorulmuştum , tabii bunu hiçbir zaman aileme söyleyemedim. Zaten ailemin karşısına geçipte dertlerimi anlatamadım ben hiçbi zaman. Neyse. 5 ay sonunda ayrıldık.


Çünkü ben dükkanda çalıştığımdan onunla fazla ilgilenemiyordum. Halbuki çok yakında oturmamıza rağmen sırf ikimizde utangaçlığımızdan hiç buluşmamıştık. Sanal aşk yaşamıştık. Aptallık. Kavga edip ayrıldık ve 4-5 ay boyunca konuşmadık. Büyük kavga etmiştik çünkü. Ben hergün daha fazla özledim onu , ve işin kötü tarafı halen birbirimizi tanımıyorduk aslında. Neyse ben farkında olmadan Instagram hesabıma onunla ilgili bir fotoğraf atmışım. Gerçekten farkında değildim. O da fotoğrafı görmüş ve bana mesaj attı. Böylelikle tekrardan barıştık. İşte asıl hikaye burada başlıyor.


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!


Barıştıktan 1 ay sonra annem aracılığı ile birbirimizi anasınıfından tanıdığımızı öğrendik ve gerçekten çok şaşırmıştık. Bense hem aşırı mutluydum hem de bunca süre bunu farketmediğim için üzülüyordum. Duygu karmaşıklığı yaşıyordum. Tabii bunu öğrendikten sonra birkaç ay aramız çok iyi olmaya başlamıştı. İyiden iyiye gidiyorduk anlayacağınız. Benim ona olan aşkım gün geçtikçe artıyordu. Onu halen ilk günki gibi seviyordum. O benim hayatımın bir parçası olmuştu artık.


Bu kadar yazıya zamanımı hiç düşünmeden ayıracağım kız olmuştu. Ve bu onun için yazdığım ilk yazı değil. Ona defalarca bu yazıdan daha uzun yazılar yazdım. Aralık ayına gelmiştik. Yeni yıla gireceğimiz zamana gelmiştik. Ben daha fazla dayanamayıp tekrardan teklif ettim ona. Ve oda 1 saniye bile düşünmeden kabul etti. O geceyi halen hatırlıyorum , mutfakta otururken teklif etmiştim , kabul ettiğinde ise evde deliler gibi dans ettiğimi hatırlıyorum :)))


İnsan sevince başka oluyor be. Aradan 2 ay geçti ve buluşma kararı aldık. Bu bizim ilk buluşmamızdı. Ben bu buluşmadan 1 ay önce tel taktırmıştım. Sivilcelerimde vardı. Berbat bir ergenlik geçiriyordum anlayacağınız. Halende öyle aslında. Halen berbatım. O ise halen güzeldi. Kumral ve yeşil gözlüydü. Hatta gözlerinin çevresi sarıydı. Bu yüzden ben ona hep kedi derdim :))) Neyse buluşma günü geldi ben giyindim hazırlandım tıraş oldum felan tam takım hazırlanmıştım. Çok heyecanlıydım. O zaman da dükkanımız vardı , dükkanın önünde buluşacaktık.


O dükkana geldi , ilk dikkatimi çeken şey boy oldu aslında benden bir 10 cm felan kısaydı ben uzunum biraz. Ama sevdikten sonra bunların hiç bir önemi yok işte. Ben bunu sorun yapmadım tabi. Bunla ilgili bikaç sinir bozucu anımızda oldu ama oralara girmek istemiyorum. Neyse sinemaya gitme kararı aldık , otobüse bindik ve avm'ye geldik. İrem'in annesi biraz sinirlidir. Benimle buluşmasına izin vermiyordu nedense. Sanırım annesine tanıttığı ilk erkek olduğumdandır. Oyüzden İrem'de başka bahanelerle benle buluşabiliyordu. Neyse AVM'ye geldik. En üst kata çıkıp sinema biletlerini aldık , sinemayı beklerken de milkshake içtik. Daha doğrusu o içti , ben içmedim. Hatta çöpünü de gizli biryere atmıştık :)))


Herşeyi , her kareyi dün gibi hatırlıyorum. İnsan gerçekten sevince hiçbirşeyi unutmuyor işte.


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!


Neyse sinema zamanı geldi, sinemaya gireceğiz tam annesi aradı, çabuk eve gelmesini söyledi. Yani anlayacağınız sinema iptal oldu. Yetişmemiz gerekiyordu o yüzden taksiyle gitmek istedi, taksiye bindik, çünkü otobüse binseydik yetişemezdik. Neyse taksiyle 5 dakika içinde geldik felan, tabii utangaçlıktan hiç el ele bile tutuşmamıştık. Taksiden inince tutmuştum elini bitek.


Kolay değil , 9 yıl sonra tekrardan birlikte olmak. Öyle böyle derken 5. ayımıza geldik. 1 ayda 1 buluşuyorduk artık. Pek çıkamıyordu dışarı, okul, sınav felan ilgilenemiyorduk birbirimizle fazla. Bu beni üzüyordu. 5. ayımızda babasıyla ilgili bir sorun yaşadık ve 2 haftalığına ayrılmak zorunda kaldık. O zaman da onu kaybettiğim için günlerce ağlamıştım. Ama uğraştım ve geri kazandım onu. Evet yavaş yavaş son ayrılışımıza geliyoruz. 8. ayımızdı. Herşey güzeldi. Ben mutluydum. 8. sınıftaydık.


Haziran ayıydı , okullar kapanmak üzereydi. Okul balosu olucaktı. Bana baloya gitmememi söyledi. Bende tamam dedim ve baloya gitme planımı iptal ettim. Ben de ona aynı şekilde baloya gitmemesini söyledim o da kabul etti ve gitmeyecekti. Ama sözde. Neyse onların okulu bizim dükkanın hemen karşısıydı.


Ben balo günü dükkandaydım. Balo otobüsleri gelmişti. Sonra dükkana arkadaşım geldi, Baran. Gezmeye çıktık, balo otobüslerinin önünden geçerken bir baktım İrem orda. O kadar koydu ki bana. O an yaşadığım duyguları asla yaşamak istemezsiniz. Ben ona öylesine güveniyordum ki. Baran beni teselli etmeye çalıştı tabi. Ama içim parçalanmıştı. Onu öyle görünce. Etek giymişti ve yüzünü saklıyordu. Ben de ona uzunca bir yazı yazdım ve ayrıldım ondan. Baloda ağlamış biraz felan arkadaşları öyle söyledi yani bilmiyorum sonra kalkıp bir erkekle dans etmiş, tabi bunu da sonradan öğrendim ben, o kadar koydu ki bana!


Halbuki ben ona karşı hep dürüst davrandım.


Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!


Ben onu herşeyimle çok sevmiştim. Ailemi karşıma almıştım. Ona öylesine bağlanmıştım ki , kopamıyordum. Ve tabi yine kopamadım. Aradan 1-2 hafta geçti , tabi o bu süre içerisinde baya uğraştı mesajlar felan attı kendini affettirmeye çalıştı ve en sonunda vazgeçti. Ama ben onu çok özlemiştim , onunla konuşunca mutlu olabiliyordum birtek , ben onunla tekrar olmak istediğimi bu yaptığını görmezden gelebileceğimi söyledim.


Tekrar birlikte olmaya başladık ama artık eskisi gibi değildik, soğuktuk. Ona hep onu ne kadar sevdiğimi söylüyordum , ona bizi anlatıyordum hep. Ama o beni sanırım hiçbir zaman anlamamıştı. Ben gerçekten ciddi düşünüyordum. İlerisini görebiliyordum. Eğer bazı şeyler ters gitmeseydi , biz yapabilirdik ben buna inanmıştım. Ama sanırım o inanmadı. Belkide onu tanıyamamışımdır ? Belkide ona güvenmemeliydim ? Belkide ona bu kadar bağlanmamalıydım ? Belkide ona bu kadar değer vermemeliydim ? Belkide o doğru kişi değildi ?


Benim en sevdiğim özelliğimde bu işte , sevince tam seviyorum. Bağlanıyorum , sahipleniyorum. Unutamıyorum. Onu halen özlüyorum. Ama biz birdaha birlikte olamayız herhalde. şu an ne yapıyodur acaba ? Başka birisini seviyomudur ? Beni unutmuşmudur ya da beni halen seviyomudur ? Gerçekten bazen merak ediyorum. Alıştım artık yokluğuna , ya da alışmaya çalışıyorum. Bilmiyorum. şu an lisedeyim ama üzerimde okadar çok yük varki. Kaldıramıyorum.


Belki de tek sorun dürüstlüktür? Bence siz siz olun her zaman dürüst olmayın. Dürüstlükten kaybediyorsunuz. Ben bunu öğrendim ya da benim sevdiğim kadar sevmeyin, bağlanmayın, alışmayın.


Bizim Şarkımızdı:



Bu yazıyı yazarken dinlediğim ve önerdiğim şarkılar :





Belkide Hep Dürüst Olduğumdandır!
Cevapla