Hislerimize isim vermek zordur bazen. Sevgi mi, nefret mi, aşk mı arafta kalır düşüncelerimiz. Aşık olduğumuzu sanarız ama durum çok farklıdır aslında. Gelin olaya hep birlikte benim penceremden bakalım.
1) Aşk Yok, Yoğun Derecede Sevgi Var!
Karşımızda ki insanı sevdiğimizi farz edelim. Ancak sevgi kavramı evcil bir hayvana, bir eşyaya, herhangi bir şehre, ülkeye yani en geniş tanımıyla herhangi bir nesneye de kolayca aynı şekilde hissedilebileceği için bu gerçek kişi üzerinde karşısındaki kişi için hissettiği şeylerin daha üstün ve daha anlamlı olması gerektiği fikrini hakim kılar ve bunun sonucu yoğun derecede hissedilen bu sevgi ''aşk'' kalıbına dahil edilir.

2) Aşk Yok, Aşk Arayışında Olmak Var!
Yaradılışımız gereği her birimiz ilgi ve sevgi görme ihtiyacı içerisindeyiz. Özellikle öyle biri olmalıdır ki hayatımızda gecemiz gündüzümüz bir olsun. Acıyıda mutluluğuda onunla yaşayalım. İçimizde ki bu sevme ve sevilme ihtiyacı bizi aşk arayışına çıkarıp, gönül yollarına düşürüyor. Kimimiz o yolda doğru bir durak bulup ömrünü orada geçiriyor, kimimiz istediği durağı bulamayıp yürüdükçe yürüyor. Hepimiz aynı yoldayız. Aşkı arayan yolda. Ve bu yolda olmayı ''aşk'' sanıyoruz belki de.

3) Aşk Yok, Acıya Muhtaçlık Var!
''Mutlu olmak için yaşıyorum.'' Sık sık duymuşsunuzdur bu cümleyi. Hayat amacı haline getirmiştir bazılarımız bunu. Ben buna katılmıyorum ancak. Gerçekten mutlu olmak için yaşamıyor birçoğumuz. Ne kadar inkar etsekte acıyı ve acı çekmeyi seviyoruz. Ve pek tabii acıya olan muhtaçlığımızında farkındayız. Mutlu olma isteği klasik süslü cümlelerden öteye geçmiyor. Hayatımızda ki her şey yolunda gitse dahi olayları irdeleyip kendimize acı çekmek için bir yol buluyoruz yine. E gönül işleride payını alıyor bu durumdan haliyle. Kendimize imkansız birini bulup ''Ben aşığım ona'' repliğiyle cömertçe dolduruyoruz acı kotamızı.

4) Aşk Yok, İçimizde Bir Psikopat Var!
Kendisine veya çevresine zarar verme eğiliminde olan insanların bu tarz davranışlarını olağan ve makul göstermek amacıyla bulduğu bir kılıf olarak karşımıza çıkıyor aşk bu defa.
Ne olmuş yani bakkalın oğluna iki yumruk, bileğime iki kesik attıysam. Psikopatlığımdan değil sana olan aşkımdan yapıyorum Mualla!

5) Aşk Yok, Takıntı Var!
Ve geldik son maddeye. Takıntı. Eğer takıntılı bir insansanız ve alıştığınız bir şeyi kolaylıkla bağımlılık seviyesine çıkarıyorsanız, içinizde hissettiğiniz ufak bir duyguyu ''aşk'' tanımına geçirebilirsiniz. Hem de ne aşk. Sizi yıllarca peşinden koşturacak, şiirlere, kitaplara konu olabilecek bir aşk bu. Biri bin yapan kalbiniz ufak bir hisside aşk sanıversin, çok mu?

Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar