Platonik Aşıklarımızın İşine Yarayacak Tek Kural

Platonik aşk...


Platonik Aşıklarımızın İşine Yarayacak Tek Kural


Öncelikle kelimenin köküne bakalım. Hani ünlü filozof Platon var ya. Biz Eflatun diye anıyoruz. Hocasına
büyük bir aşk ile bağlıymış yani Aristoteles'e. Bu aşk Mevlana-Şems aşkı gibi cinsellikten uzak bilgi ve ilime mi dayalı yoksa eşcinsellik içeren bir aşk mı bilmiyoruz ama atılan bir teze göre platonik aşk Platon'dan geliyor.

Peki başlıkta dediğim tek kural ne?

Platonik Aşıklarımızın İşine Yarayacak Tek Kural


Kendiniz olun!


Bu platonik olarak sevdiğiniz adam ya da kadın için kendinizden vazgeçmeyin. Önce kendinizi sevin. Onun için köklü değişiklikler yapmayın, yapacaksanız kendiniz için yapın.

Etrafımda da sık görüyorum. Özellikle lise döneminde kızlar arasında yaygındı platonik aşk. Hiç unutmuyorum biz 12.sınıfta sınava hazırlanırken dershanedeki sınıftan bir kız başka bir sınıftan bir çocuğa aşık olduğunu söylüyordu. Çocuğun adı, soyadı, hangi saatte hangi derste, deneme sonuçları nasıl, hangi konulara çalışması gerekiyor, arkadaşları kim, hobileri ne, arkadaşlarının hobileri ne, spor yapmak için hangi salona gidiyor, kardeşlerinin adı ne ve hangi okula gidiyor, babası ne iş yapıyor ve birçok şey... Tek bir eksik şey vardı: çocukla tanışmamıştı. Evet tüm bunları "stalker"lık sayesinde öğrendi ve çocukla tanışmadı. Bütün sene dil dökmeme rağmen konuşmadı ve üniversitede Ankara'daki farklı okullara düşünce hasrete dayanamayıp Facebook'tan "Biz 12. sınıfta aynı dershanede farklı sınıflardaydık. Her adımını izliyordum. Ben senden çok hoşlanıyorum." şeklinde bir mesaj attı. Çocuk dönüş yapmadı ve kız "Çok gözümde büyütmüşüm. Bunun yapay geldiğini bile söyleyebilirdi. Bu kadar kibar bile değilmiş." dedi.

Mevzuda çeşitli hatalar var. Birincisi kızın hiç tanımadığı birine aşık olduğunu iddia etmesi. Ben kendi adıma ilk görüşte aşka inanmıyorum. Birisini tanımadan aşık olmak. İkincisi de söylememek.

Platonik Aşıklarımızın İşine Yarayacak Tek Kural


Eğer siz birinci hatayı yapıyorsanız bu işin peşini bırakın. Sevgiliniz olmak zorunda değil. Birine aşık olmak zorunda değilsiniz. Bu hayatta yalnız da güçlü kalabilirsiniz ve yalnızlığı illaki sevgili dindirir diye de bir şey yok. Önce kendinizi daha sonra başka insanları tanımaya çalışın. Evet. Kendinizi tanıyın. Göreceksiniz ki sizi mutlu edecek şey ilişki değil. Gerçek bir ilişki olabilir ama bak!

İlk hatayı yapmıyorsunuz ve gerçekten karşı taraftan hoşlanıyorsunuz diyelim. Söyleyin. şu an "Ya reddederse?" diyorsunuz. Yahu kazanmadığınız bir şeyi nasıl kaybedebilirsiniz? Size öylesine birisi, arkadaş olarak bakmasındansa hiç bakmaması yeğdir. En azından daha az acı çeker ve unutmaya çalışırsınız. En önemlisi de bu kadar değer verdiğinizi söylediğiniz kişiye karşı dürüst olursunuz. Hem ona, hem kendinize.

Pahalı elbiselerle, yeni parfümlerle, sıradışı bir saçla yarattığınız etki yine aynı şekilde bir başkası tarafından söndürülebilir. Unutmayın. Bunlar geçici şeyler. Kendiniz olun ve "Ben sanırım senden biraz hoşlanıyorum." diyin. Zor değil.

Reddederse de kangren olan kol kesilir. Tüm vücuda yayılmaz.

Bol şans!

Platonik Aşıklarımızın İşine Yarayacak Tek Kural
Cevapla