Yozlaşmış bir hayatın, AŞK kırıntılarından arındırılmış bir düşünce tarzı ve PARA, PARA, PARA ve kazanç ve kaybedişler...
Eskiden sadece bir sevdamız vardı. Mahsun özel ve uğrunda harbi harbi ölebileceğimiz. İnsan bir kere severdi o zamanlar. Adam gibi sevmek varya hani? Bilir misiniz siz?
Sevmek alın yazısı namusun kökleriydi o zamanlar. Ne oldu o zamanlara? İşte o zamanlar Muhammed Ali gibi unutulmaya yüz tuttu!

Hayır hayır, tutturuldu! Elleri kolları bağlandı içten, yüreğin en derinlerinden çökertildi. Neden Leylası-Mecnunu, Keremi-Aslısı yok zamanımızın? Sevgisinden intahar edenler oluyor ayda yılda denk geliyoruz medyada. Eskiden zaman anlayışı nedir bilmezdik sevdamızda.
Severdik ölüm değil ayıracak, öbür dünyaya bırakılırdı sevdalarımız, hayır hayır sevdalar yazacaktım. Sevdalar çıkar amaçlı değildi. Çünkü kazanç kelimesinin anlamı bu zaman ki kadar hayat memat meselisi olmadı hiç. Şimdiye baktığımızda, herşeyin PARA olduğunu görüyoruz. İnkar etmeyin öyle işte.

Bir takım seçkin insanlar, Para Babaları, Medya! bangır bangır insanlarımızı içten kendi evinden kalbinden vurmadı mı?

Çalışmayan insanı hangi biriniz insan yerine koydunuz! Koydurtmadılar işte. Büyük balık, küçük balığı yutar anlayışıyla doldurulduk. Sevdalarımıza zaman kalmadı evet zaman. Oysa geçmişte zaman kavramı sevdaya hiç bulaştırılmadı. Bizleri can evimizden vurdular.
Bu keskin yıkımlar bir ayı avı gibi kendi kanımızda ölmemize sebep oldu! Böyle bir yıkımla, bizlere aşılanan duydusuzca davranma, para herşeyden önemlidir vurgusu, insanlığımızı taa derinlerden yaraladı ve ölümümüzü bekletiyor adeta.
Zamanla dile gelmeyen "seni seviyorum, aşığım sana, çok özledim sevdiğim" gibi kelimeler ne kadarda basit, anlamsızlaştırılıp değersizleştirildi farkında mısınız? Çıksa birisi yolda karşınıza "seni seviyorum" dese hanginiz çok şaşırır ki?
Belki çoğunuz bunu anlayamaz, bir kızın/erkeğin elini tutmak eskiden çözülmez bir bağdı, yüzler kıpkırmızı olur, utancından konuşamazdı insan..

Bir insanın duygularını paylaşması acılarını terk edilişlerini, kaybedişlerini birileriyle paylaşması, eziklik, acınsı bir durum oldu. Hayır hayır oldurtuldu! Medyada insan ilişkileri, oyunculara bakın "oyunculara!" senaryoda oynatılarak, insanların normal ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini ifade ediyorlar.
Bizlere de jilete düşmüş bir ayının kendi kanını içmesi gibi "Aman başkası mı yok! terk ediyim/ediliyim nolcak elalem günde birini değiştiriyor.. " dedirtiliyor.
Oysa bizler insanız İNSAN! Duygularımız var. Nasıl feda ederiz? Medyada yönlendirilmiş ilişkilerle nasıl kıyaslar şekil veririz?! Bakın bir özlemi, aşkı gerçek insan duygularını anlatan iki şarkıyı paylaşıyorum
Şimdi ise medyanın biz insanlara, Duygularımızdan arındırmaya çalışan Medyanın biz insanlara, olmasını istedikleri duyguları ifade eden bir video paylaşıyorum. Varın siz karar verin.
İnsanlığımızdan duygularımızdan asla ödün vermeyelim...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar