Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Merhaba,

Yine sizlere yepyeni bir yazı ile geldim. Aslında hepimizin merak ettiği noktalardan bir tanesidir; yaşadığımız ilişkinin gerçekten aşk mı yoksa alışkanlık mı olduğu… Bugün bu konuya değinmek istedim. Çünkü zamanla ilişkilerde heyecan azalabilir, rutine dönüşebilir ve bu durumda kendimize şu soruyu sorarız: Acaba hâlâ seviyor muyum, yoksa sadece alışkanlıklarımı mı sürdürüyorum? İşte bu ince çizgiyi fark edebilmek, hem ilişkimizi anlamak hem de doğru kararlar alabilmek için oldukça önemlidir.

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Aşkın Belirtileri Kalbin Hâlâ Hızlanıyor mu?

Gerçek aşk, karşımızdakini düşündüğümüzde kalbimizin hâlâ hızlı atmasıyla kendini gösterir. Küçük sürprizler, birlikte geçirilen zaman ve basit paylaşımlar hâlâ heyecan veriyorsa, duygular hâlâ canlı demektir. Bu his, aşk ile alışkanlığı ayırt etmenin en doğal yollarından biridir.

Yanında yokken bile çok özlüyorsan, aynı hasreti gidiyorsan, yanında olduğu zaman vaktinin nasıl geçtiğini bilmiyorsan; onun hatalarını görmezden gelip düzeltmeye çalışıyorsan ve birbirinizi anlıyor ve seviyorsanız, en güzel aşk bu demektir. Herkesin hataları olur, herkesin yanlışları olur; ama kişi sevdiğinin değerini bildiği zaman, onun en küçük hatasını bile düzeltmek için gayret eder, onda hata aramaz.

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Alışkanlığın Sessiz Yüzü Rutinlere Sıkışan İlişkiler

Bazen ilişkiler sessizce rutine dönüşür. Artık heyecan yoktur, buluşmalar sıradanlaşmıştır ve birlikte geçirilen zaman bir zorunluluk gibi gelir. Bu, aşkın bittiği değil, alışkanlığın ağır bastığı bir dönemdir. Fark etmek, durumu değiştirmek için ilk adımdır.

Aslında ben bunun en büyük sebebinin sosyal medya algısı olduğunu düşünüyorum. Bugünkü yaşanan ilişkileri göz önüne aldığınızda, insanlar hep sosyal medyada sürekli olarak aktif bir ilişki yaşıyor. Aynı şehirde oturan, hatta yan yana duran insanlar bile buluştuktan hemen yarım saat ya da 10 dakika sonra iletişime geçiyor: “Ne yapıyorsun aşkım?”, “Nereye gittin?”, “Nereden geldin?” gibi sorularla sürekli birbirleri hakkında fikir sahibi oluyorlar. Arada bir özlem olmadığı için bu ilişki sıkıcı ve rutin bir hâle geliyor.

Bu yüzden bazen ilişkilerimizde birbirimizin arasına zamanlar koyarak, özleyerek ilişki yaşamak; hem birbirine bağlılığı hem de ilişkide sağlamlığı artırır diyorum. Buna çok dikkat etmeliyiz.

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Aşk ve Alışkanlık Arasındaki İnce Çizgiyi Nasıl Ayırt Ederiz?

Aşk ve alışkanlığı ayırt etmek için duygulara ve davranışlara bakmak gerekir. Karşınızdaki kişiyle vakit geçirirken hâlâ heyecan duyuyor, küçük sürprizlerden mutlu oluyorsanız, aşk hâlâ canlıdır. Ama birlikte olmayı sadece alışkanlık, rahatlık ya da rutin haline getirdiyseniz, duygular yerini güvenli bir alışkanlığa bırakmış demektir. Dikkatli gözlem, farkı görmek için en önemli araçtır.

Ama çoğu insan gerçekten bunun farkını yapamıyor, biliyor musunuz? Ben bunu çok defa görüyorum. İnsanlar burada da soru paylaşımları açıyor: Sevgilimden ayrıldım, onu nasıl unutacağım? Onu çok seviyorum, o benim için bir taneydi, ondan nasıl vazgeçeceğim? Aslında burada yaşadığınız duygu aşk değil; o kişiye karşı duyduğunuz alışkanlıktır. Her gün onunla mesajlaşmak, her gün onunla konuşmak, her gün onunla bir şeyler paylaşmak, boş zamanınızı o insanla değerlendirmek size iyi geliyor ve belli bir zaman sonra şunu sorgulamaya başlıyorsunuz: Aslında siz sevgi yaşamıyorsunuz; alışkanlıklarınız sizi o kişiye bağlı kılıyor ve o kişi hayatınızdan gittiğinde üzülüyorsunuz.

Gerçekten sevdiği için üzülen insan sayısıyla, alıştığı için üzülen insan sayısı arasında dağlar kadar fark olabileceğini düşünüyorum. O nedenle ilişkinizde aşk mı, alışkanlık mı olduğunu iyi ayırt etmelisiniz.

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Gerçek Duyguların Peşinden Gitmek

Gerçek duyguların peşinden gitmek, cesaret ve dürüstlük gerektirir. Kalbinizin sizi yönlendirdiği yolda adım atmak, hem kendinize hem de ilişkinize değer vermektir. Alışkanlıkların gölgesinde kaybolmamak için hislerinizi fark etmek ve onlara göre hareket etmek en doğru yol olacaktır.

Bazen ilişkilerde görüyorum; insanlar gereksiz bir gurur, gereksiz bir uzatma ya da bir sorun olduğunda karşısındaki insanı pişman edene kadar mevzuyu uzatma durumuna gidebiliyor. Bakın, yeri geldiğinde bu gerekebilir ama ilişkilerde bir sorun olduğunda oturup konuşmak yerine sürekli uzatmak, karşınızdaki insana Adam, sende istemiyorsa kendi bilir kafası verir. Neticede de kişiler her zaman rahatsızlık duyar: Acaba beni sevmiyor mu? Acaba beni istemiyor mu? Bu, sizi beğenip istememesinden ya da sizden soğuduğu için değil; gerçekten sevmediği için değil.

Ama haklı bir tabir vardır: Fazla naz aşık usandırır. O yüzden gerçek duygularınızın peşinden gitmek ve karşınızdaki insanın duygularından emin olana kadar kendinizi geri tutmanız normaldir. Ancak Acaba beni gerçekten seviyor mu? diyerek karşıdaki kişiyi fazla uğraştırmak normal bir şey değildir.

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

Kalbinizi dinleyin; aşk, önce kendinizi sevmekle filizlenir.🌸

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi

#Askİliskileri

Aşk ve Alışkanlık Arasında İnce Çizgi
Cevapla