Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?

Bu da çağımızın bir tuhaf sorunu. Sevgiden uzak, planlar ile karar verilmiş olan mantık evliliği mi? Yoksa mantığı tepikleyerek aşkın koluna girmek mi?

Bu yolda benim seçeceğim tren mantık olurdu ancak aşk treninden bir vagonu gizlice eklerdim trenin arkasına. Nedenlerini de madde madde yazacağım alta. Sadece birine yönelenleri ötekileştirelim diyorum ben, topumuzla oynamalarına izin vermeyelim.

İlk maddemizle başlayalım:

Öncelikle, Aşk Güvenilmezdir, Mantık Güvenin Diğer İsmidir!

Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?

Aşka güven olmaz, peki neden? Bir araba gibi aşk dediğimiz, yeni modeli çıkınca, daha yüksek hızlara ulaşınca, ya da ne bileyim soğuk hava koşullarına daha elverişli bir yapısı var ise, yenisine kayar gönül.

Belki basit bir örnek oldu, ancak insan değişken bir varlık, her biri oldukça farklı diğerinden. Birinin artısı diğerinin artıları ile örtüşmüyor her zaman. Peki ya aşık olan eksik olan niteliğe ihtiyaç duyarsa ne olacak? Aşkın ne kadar güvenilmez olduğu çıkacak ortaya. Tadı da bir acıdır ki bu gerçeğin, bir kere tadın, bir daha ağzınıza sürmezsiniz.

Oysa mantık öyle mi? Şeker gibidir mantık. Bir ölçersin önce, tartarsın, bu insanla bu iş olur mu diye sorarsın. İhtiyaçlarım ne benim, hangi ihtiyaçlarımı karşılayacak, hangi noktaya kadar yürüyebilecek benimle? sorularının hepsine cevap ararsın, içindeki boşlukları doldurma derecesine göre seçer, kabullenir ve hayatını açarsın. Aşk gibi değildir yani, bir oda ısınsa yeter, ben orada yaşarım demezsin, tutar getirirsin kaloriferciyi, evin her odasına petek bağlatırsın.

İşte burada da tek yapman gereken aşkın odasına bir petek fazladan bağlamak, tamam aşk güzel şey, sev, sevil ama eksiklikleri, fazlalıkları da gözden kaçırma. Yaramaz çocuk aşk dediğin, çocuğun lafıyla hareket etme yahu, kulak ver ama her dediğine de tamam deme. Yoksa üç öğün çikolatalı pasta yersin.

Aşk Gerçekleri Gizler, Tam Bir Haindir, Mantık İse Gözünüze Gözünüze Sokar Bunları!

Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?

Aşk gözünü kör etmiş derler ya, işte o hesap. Ne varsa şu aşk denen merette, insanlar burnunun ucunu göremez hale geliyor. Yahu bu adam kumar oynuyor! diyorsun, kazanırsa beni saraylarda yaşatacak diyor karşındaki, yahu bu kız uyuşturucu bağımlısı, kullanıyor seni işte görmüyor musun diyorsun, birbirimizi seviyoruz, aşkımla iyi edeceğim onu diyor yine karşındaki.

Onları iyi edecek olan ne bilmiyorum ben, lakin gerçeklere kör ediyor gözleri aşk. Mantık öyle mi peki? Değil. Canını yediğim, çok tatlı bir şey. Evlat edinesi gelir insanın.

Gözleri kör etmek de neymiş, aksine teleskop koyar önüne, kör müsün sen bunu göremiyor musun yahu diye bir de fırçalar seni. Tokat gibi çarpar yüzüne herşeyi. Aman abi vurma yeter tamam der onu dinlersin. Anne gibidir mantık, otoriter ve sevgi dolu!

Ama işte biri olmadan da biri olmuyor, tamam aşkı kontrol altında tutmalı mantık ama zindana da atmamalı. Gözlerden biri feda olsun ama öteki bakmaya, baktığını görmeye devam etsin. Denge işi evlilik, denge mühim, denge önemli!

Aşk Zaman Nedir Bilmez, Mantık Zamana Hükmeder!

Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?

Aşık adam yarını düşünmez bir kere, ne varsa bugündür. Gerçi yok yalan olmasın, dünü de düşünür, dün iki şeker atmıştı kahvesine, dur iki şeker koyayım şu bardağın yanına da her detayını ezberlediğimi düşünsün der. Aman Allah'ım, bu nedir, şu yazı bitsin de balkona çıkıp hava alayım ben, içim daraldı.

Ama mantık ne yapar? Oturtur seni sıraya, geçer kara tahtanın başına, elinde tebeşiri, gözleri haşindir. Bak der küçüğüm, bu dün ne olduğun, bu ise dünden bugüne kadar gelebildiğin hal, senin geleceğin bu olmalı, bu gelecek için de şuna, şuna, biraz buna, birazcık da ona ihtiyacın var, bunları tamamla, ödevin bu, geleceğin bu olmalı. Mahmut Hoca gibidir. Eli öpülesi öğretmen budur işte.

Yine ikisini harmanlamak gerek tabi, aşkın hükmüne izin vermeden, yarını da hesaba katarak yaşamak lazım bugünü, aşkına baktığında geçmişi, bugünü, geleceği hep beraber görebilmeli insan. Biri dahi eksik kalmamalı. Yoksa sınıfta kalıyor, aynı dersleri tekrar, tekrar, tekrar, tekrar, tekrar görüyorsun. Sıkılıyor insanlar sorularına cevap vermekten, yahu bu formülü dün anlatmadım mı ben sana diyen insanların sayısı artmaya başlıyor. İnsanlar yorulmasın, zaten hayat yeterince yoruyor onları.

Zirveye Ulaşıldığında İkisinin de Sıcaklığına İhtiyacınız Olacak!

Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?

Bulutların yaladığı zirvelerde gezmek isteyen bir çocuksunuz. Adı üstünde: "Çocuk"

İşte aşk ve mantık burada devreye giriyor. Temsil ettikleri asıl değerler burada ortaya çıkıyor. Aşk Anne oluveriyor, mantık ise Baba. Anne sağ elinizi, Baba ise sol elinizi tutuyor. Onların eşliğinde tırmanıyorsunuz zirveye.

Siz de bilirsiniz, anne ve baba çok önemli insanlar, evlilik ise bu iki insandan biri olmak anlamına geliyor. Bu iki insandan biri olmak ise sadece iki oda bir salon evinizi değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Yeri geliyor bu insanların yetiştirdiği çocuk bir resim ile dünyayı eğitiyor, bir kitabı ile milyonları ağlatıyor, elindeki kamerası ile gözlerimizin hiç göremeyeceği bir netlik kazandırıyor hayata. Bazen ise karanlığa hapsediyor insanları. Balçık ile sıvanmıyor belki güneş ancak evlat ile ışığı söndürülebiliyor.

En önemli madde de bu, saydığım bu sebepler ile anlatmak istediğim, karar verirken hem mantığı hem aşkı aynı anda masaya oturtmanız gerektiği, zira bir gün çocuğunuz olduğunda onun geleceğini sizler inşa edeceksiniz, ne mantıksız bir aşk ile ne de saf bir mantık ile büyütülemez çocuk. Bir yanı hep yarım kalır. Dünyayı yarım bırakanlar da yarım kalmış çocuklar değil miydi zaten?

Ne demiş Freud : “Çocuk yapmayı doğal ihtiyacın zaruri olarak giderilmesi gibi karmaşıklıktan çıkarıp, üzerinde düşünülmüş sorumlu bir eylem seviyesine çekebilseydik, insanlık için en büyük zaferlerden birini kazanmış, doğanın koyduğu sınırlardan esaslı şekilde özgürleşmiş olacaktık."

Diyor ve bitiyoruz burada Bence'mizi. Ara ara şahsi çelişkilerimi yazıma yansıttığım hissine kapılsam da sanıyorum ki tutarlı bir çizgi yakalamayı başardım. Umarım çizgiden şaştığım noktalarda affedici olabilirsiniz. Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla kalın.

Evliliğe Giden Yolda Hangi Tren, Mantık mı Aşk mı?
Cevapla