Kendi hayatımdan bir kesit sunmak istedim. Sıkıcı olacak, bol bol öz güvensizlik göreceksiniz. Ama bu benim :)
Dipte olmayan bir not: Azıcık uzun olabilir. Otobiyografi gibi olacak.
Çocukluğum ve aile yapım
Balıkesir

Çocukluğumun ilk anıları Balıkesir'de ki gecekondu bir evde başlıyor. Daha önce yaşadığım evi hatırlamıyorum ama fakir bile olsak mutlu olduğumu biliyorum. Hem ilkokul arkadaşlarımla ve hemde mahalle arkadaşlarımla çok sağlıklı ilişkilerim vardı ve liderlik özelliğimi geliştirebildiğim bir ortamdı. Problem ise eşlerin birbirine saygısı olmayan bir evde büyüyordum ve çocukluğuma dair, babama dair abartısız hiç bir anım yok. Bu yüzden belki de en önemli çocukluk faktörünü aile içi sevgi ve güven duyacağın ebeveynlerden birinin eksikliği ile yaşıyordum.
İstanbul

Yıl sanırım 2001 olduğunda bize babamın işinden dolayı İstanbul yolu göründü. Bu benim için asosyallikle tanışacağım, daha ciddi ailevi problemler göreceğim bir yıldı. Babam evde durmaz, annemle yaşardık ve annem çalışmazdı, ev hanımı. Açlığı cidden yaşadığım bir dönemdir İstanbul benim için. Hala un çorbasından nefret ederim. Burada geçen bir sene sonunda sonraki istikametimiz Karabük'tü.
Karabük

Eee artık ergenliğe giriyoruz. Aile olarak bir boşanma ihtimali yaşanmış ve bir şekilde atlatılmıştı ailelerin müdahalesi yüzünden. (Sayesinde asla!!) Bu evlilik 2013 yılına kadar sürecekti ve niyahetinde annem özgür ama yaralı bir kadın olacaktı. Bu zaman süre içerisindeyse ben hem bu duruma şahit oluyor, sevginin noksan olduğu bir toplum biriminde büyüyor ve ergenliğime giriyordum. Bu şehir gezintilerinin bende düşündüğüm yaraları artık şunlardı;
- Fakirlik ve bundan ötürü zayıf beslenme ve zayıf bir beden ( 19 yaşında 173 boyunda 58 kiloydum. Cidden bir deri bir kemik. )
- Hayatında hiç bir zaman erkek-kadın arası sevgiyi görmemiş bir evlat (Aşk ilişkilerimi etkilemiştir.)
- Fakirliğin ikinci olarak getirdiği kendine öz güvensizlik
- Sürekli şehir değiştirmenin ardından bozulmuş bir arkadaş yapısı ve arkadaşlık sürdürememe
Ergenliğim ve lise dönemim
Son madde beni cidden etkilediğine inanıyorum çünkü lisenin birinci sınıfında deli gibi aşık olduğum sarı saçlı, gülüşüne içimin gittiği bir kıza gönlümü ve sırf o seçtiği için aram o sıralar çok kötü olmasına rağmen yabancı dil seçmiştim. Felaket gibi geçen 3 senenin ardından hiçbir zaman ona çıkma çıkma teklif edemedim.
Kabul etse bile ne yapacaktım ki?
Cebimde anca yol param ve simit alacak harçlığım vardı. Sinemaya gidecek, kafeteryaya gidecek param yoktu çünkü babamdan ne zaman harçlık istesem bende yok! (2017 de ilişkimiz kesildi. Hala parası yoktu, banka tarafından haciz riski yaşamama rağmen :) )
Sonuç olarak lise bitti ve ben ilk defa hayatımda platonik aşkı tattım ve unutmam çok uzun dönem aldı. Bunu kabul etmem rüyamda (24-25 yaşında falanım artık) onu görmem ve onunla mesajlaşmamla devam eden bir rüyadan ansızın uyanmam ve telefonuma sarılmam ve gerçekle yüzleşmemle oldu.
Arada sevgililerim olmadı mı? Oldu. Sevdim mi? Kesinlikle. Hiçbir şey hissetmediğim hiç kimseye yalancı umut vermedim. Ama bir yerde hepsi koptu.
İlk aşk tecrübem böylelikle sonuçlandı.
Yıl 2017, aylardan Aralık

Artık öz güvensizliğimle başlayan ve dünyanın en güzel rüyasının bana kabus etkisini yaşamamla artık üzerinden gelmiştim bunun. Onu düşünmüyordum ama dünyamda da bir ışık yok, soğuk karanlık bir kış gecesi gibi geçiyordu hayatım ta ki 2017 yılı Kasım ayının bir gecesinde onu görene kadar.
Resimde gördüğünüz gibi sanki uzun kış geceme içimi ısıtabilecek kadar sıcak gülümsemesiyle o karşıma çıktı. Ama temkinliydim. Heyecanlanmayacak, kendimi dizginleyecek ve hemen kendimi kaptırmayacaktım. Kendisiyle iletişime geçip ilk defa çıkma teklifi etmem Aralık ayında gerçekleşti ve kabul etmişti. Sanki bir rüyada yaşıyor gibiydim. Çünkü artık sosyal fobimle savaşarak bir adım atmış, ona çıkma teklifi edecek cesareti bulmuştum kendimde.
Bu hayatınızda yapabileceğiniz en zor iştir eğer bu tür sosyal fobiler ve öz güvensizlikle savaşıyorsanız.
Ama ben başarmıştım. Kabul etmiş, benim aşk fidanıma yağmur suyu gibi damlamaya başlamıştı. Her görüşmemiz beni ona daha çok bağlıyordu ama bu sefer de kendimi kaybetmemin sarhoşluğunu yaşıyordum. Çünkü 1 Ocak 2018 gecesi biz resmi olarak sevgiliydik. Oda benimle sevgili olmak istediğini söylemiş, denemek istediğini söylemişti.
Son darbe

Dünyada benden daha mutlu olduğunu iddia eden bir insan varsa onu kıskandıracak kadar mutluydum ama o bir o kadarda korkuyorum. Kaybetmeyi istemiyor, onu üzecek, canını sıkacak her şeyden uzak duruyordum. Çünkü babamın anneme yaptığı buydu. Sevgisini (bence yoktu da ) hiç göstermemişti. Bir problemimle savaşmıştım ama şimdi de aşırı sevgi gösteriyordum ve semptomları okuyamıyordum. 10 gün sonra Cuma gecesi benimle denemek istediğini ama beni samimi bulmadığını söyleyerek benden ayrılmıştı. O hafta sonu beni gören herkes ne olduğunu soruyor, ben olayın şokuyla hiçbir şey diyemiyordum. 2 hafta boyunca ben beyin ölümü gerçeklemiş bir ceset gibiydim. Hayattan aldığım bütün zevk bitmişti.

En kötüsü onu unutamamaktı. Boş bir hayali kovalayan bir Ağustos böceği gibi ben görüşmek için, onun fikrini değiştirmek için elimden geleni yaptım. Bu seferde ikinci bir darbe daha yaşadım. Aşkın Gururu olmaz diyerek peşinden gidip görüşmeye devam etmiştim. Aptallık!!! Geçen ay artık benimle görüşmek istemediğini söylemiş, konuşmak istemediğini bildirmişti.
Ailesinden şiddet gördüğünde yanında olduğum, yalnız kaldığında teselli ettiğim, ne zaman ihtiyacı olsa yanında olduğum kişi 3 yıl sonra beni hayatından 3. kez çıkarmıştı.
Ben dersimi anlamıştım ve ama artık çok geçti. Babam, ekonomi, fakirlik, sonu gelmez yer değiştirmelerim (Bartın > Balıkesir > İstanbul > Karabük > Ankara [üniversite] > İstanbul [iş] ) benim sosyal ilişkilerimi yıpratmış, sağlıklı arkadaşlık ilişki kurmamı bozmuş ve ben hep arkadaş hasretiyle yanmışımdır. Bu sorunlar sevgisiz bir aileyle birleşince ve farklı bir ihanetle birleşince sonuç;
Bir insanın aşka olan inancının ölmesi!!!
Bunu neden yazdım bilmiyorum, ama içimden geldi. Bir gün tekrar aşık olacağımı biliyorum. Ama bu hayatta mı onu bilmiyorum. İnsanlara güvenmek artık çok zor.
İyi hayatlar ve okuyanlara teşekkürler...
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer