Aşkta acısıyla ve tatlısıyla duygularımıza en çok tercüman olan şey şarkılardır. Hepimiz en az bir kere de olsa adı ‘aşk’ olan çift kişilik oyunda illa kaybetmişizdir. Hem kim demiş ‘her aşkın sonu mutlu bitecek’ diye? Ee, o zaman bakalım aşkın bizi içine soktuğu ünlü sendromları nelermiş?
1) Fatih Erkoç Sendromu
‘Ellerim bomboş, yüreğimde bir sızı’ dediğinizi duyar gibiyim şu an. Tırnaklarıyla kazıyarak kazandığı aşkta, tırnak kadar değerinin olmadığını anlayanların hislerine tercümandır bu sendrom. Hiçbir suçunuz yokken bırakıp gitmiştir sizi ve elleriniz bomboş kalmıştır. Zamanında toz konduramadığınız sevgilinize içten içe hep sorarsınız sen miydin bu hallerde olmama sebep?’ diye.
2) Demet Akalın Sendromu
‘Bittim gözün aydın, bittim helal olsun, uğrunda harcadığım yıllar haram olsun’ nakaratı geçiyor içinizden değil mi? Büyük ihtimal daha yeni sevgilinizden ayrılmış ya da aldatılmışsınızdır bu sendromda. Ee, tabi haklı olarak sürekli bir laf sokmalar, atar gider yapmalar, ben çok mutluyum senden sonra mesajı vermeler gibi davranışlarınız da kaçınılmazdır. Biten aşklarınızın ardından küllerinizden tekrar doğarsınız bu sendromda, kendi değerinizi daha çok anlarsınız.
3) İbrahim Tatlıses Sendromu
Sevgilinize verdiğiniz değerin karşılığını görememişsinizdir, sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir bir de üstüne kendi kendinizi sorgulatır size, içinizden ‘Allah’ım neydi günahım, ben nerede yanlış yaptım?’ der durursunuz. Bu sendromda genelde ruh haliniz çok değişken olabilir mesela gülerken ağlayıp, ağlarken gülebilirsiniz. Sürekli isyan ederek hem karşınızdakini, hem de kendinizi bol bol sorgular ve bir suçlu ararsınız, aramayın.
4) Hakan Altun Sendromu
Sevgilinizden büyük ihtimalle daha yeni ayrılmışsınızdır, ilişkinizin tamamen bitip, bitmediği bile belli değildir ve içinizde hala bir umut vardır barışmak için gözünüz hep telefondadır sürekli ‘arayacak mı, mesaj atacak mı’ diye düşünüp durursunuz geceler boyunca. Daha sonra oradan bir Hakan Altun nidası duyulur; ‘Telefonun başında çaresiz bekliyorum, bekliyorum ama çalmayacak biliyorum’ diye. Bu sendromda ne yazık ki ayrılık acısı çok tazedir, ama biraz geçte olsa kabullenirsiniz o ilişkinin artık tamamen bittiğini ve bir daha sizi aramayacağını. Siz de aramayın. :)
5) Sezen Aksu Sendromu
Gelmiştir yine o ayrılık zamanı ve açılır usulca Sezen Aksu şarkıları. Her ilişkinin sonunda ‘Vay yine mi keder, ama artık yeter’ diye tekrarlar dururuz içimizden. Eğer ilişkiniz özellikle de ihanet yüzünden bittiyse, acıdan yastık yorganın altına girip günlerce ağlamış bile olsanız yine de ‘ama ben aşkı iliklerime kadar her şeyiyle yaşadım’ diyebilirsiniz bu sendromda. İhtirasın, kavga gürültünün, ihanetin ve tutkunun had safhada yaşandığı bir ilişkinin sonlanışın da yakalanırsınız genelde bu sendroma ve her seferinde aşka tövbe edip, yine koşarak giden ilk siz olursunuz aşka.
6) Müslüm Gürses Sendromu
Aşk acısını nirvanada yaşayanlardansanız eğer, Müslüm Gürses sendromuna yakalanıyorsunuz demektir. Sürekli kendinizi suçlarsanız, hayatı sorgularsınız, kendinize acı çektirirsiniz, dış dünyaya kendinizi kapatırsınız, yalnız kalmak istersiniz ve ondan başka kimseyi sevemez ve yanınızda da istemezsiniz bu sendromda ‘ya o, ya hiç kimse’ dersiniz. O zaman sevmekten canı yandığı halde, bir an bile vazgeçmeyenler için; ‘Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde, bir türlü kendimi avutamadım’ diyerek sözü bitiriyorum.
Okuyan herkese teşekkür ederim. Hepinizin aşkıı doyasıya yaşaması dileğiyle, hoşça kalın..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar