Erkek Arkadaşımı Romantik Bir Romeo'ya Nasıl Dönüştürdüm?

Herkese selamlar! Uzun zamandır böyle bir yazı yazmak istiyordum çünkü beni çok zorlayan bir durumdu bu ve çok çaba sarf ettim. Herkes romantik olmak zorunda değil tabii, ama arkadaş çevrenizdeki her çift romantiklikte çığır açıyorsa, yıl dönümlerinde "sürpriz olarak" İtalya'ya bilet alınıyorsa, sizin sevgiliniz ise yıl dönümünde eve balık getirip "canım rakı-balık çekti ya, şu balıkları kızartsana" diyorsa, bu "odunluk" canınıza tak edebiliyor...

Elimizde neler vardı, malzemelerimiz nelerdi?

Bir adet odunun hası erkek arkadaş

Etraftaki romantik çiftler

2.5 senelik bir ilişki

Biz de bu tarifimize bir miktar zenginlik, bir miktar yakışıklılık/güzellik katmak isterdik ama ne yapalım, biraz ucundan parasız, biraz da ortalama altı tipe sahip bir çifttik. Neyse kendimi gömmeyi bırakıp önce size ilişkimizin başını anlatmak isterim, çünkü evet orada biraz da olsa romantiklik kırıntıları vardı.

Şu an 24 yaşındayım, tanışmamız ben 19 yaşımın ortalarındayken oldu. Babamın arabasını almış gezerken araba birden bozuldu, birden diyorum çünkü çok fazla bilgi sahibi değildim, belki öncesinde sinyal vermiş de olabilir... Arabayı (sanıyorum biraz yolun ortasına) bıraktım, her taraf ıssız, tek tük birkaç araba geçiyor onlar da asla durmuyor, burası Türkiye tabii. Gülmeye başladım, çünkü sinir bozucu bir durumdu ve aynı zamanda komikti de, sadece kafa dinlemek için dolaşmak istemiştim. O sırada yanıma şimdiki odun erkek arkadaşım, o zamanın sevimli delikanlısı yaklaştı ve arabanın bozuluşuna neden güldüğümü sordu. "2 seçeneğim var, ya sinirleneceğim ya güleceğim; gülmeyi seçtim" dedim. Gülümsedi ve arabayı çekmeme yardımcı oldu, 2 sene kadar yakın arkadaş olarak kaldık ve 2 senenin sonunda birbirimize aşık olduğumuzu fark ettik. Hem de sinema salonunda, koskoca perdeye yansıyan bir aşk ilanıyla! Evet evet, şimdi biraz ergence geliyor ama o zaman ergendik zaten, gelmeyin üstüme. :)

İlişkimiz ilk 1 yıl çok iyiydi, romantikti, her gün çiçeklerle kapıma gelirdi. Sonra o çiçekler maydanoza, rokaya, ıspanağa dönüşmeye başladı.

Temsili biz...
Temsili biz...

Neden böyle olduk bilmiyorum, o romantik erkeğim gitti yerine koltukta beyaz atletiyle yatan, göbeğini kaşıyıp benden çay isteyen adam geldi. Ne yapabilirim ne yapabilirim diye düşünürken bazı şeyler geldi aklıma.

Öncelikle ondan romantiklik yapmasını istesem anlamsız olacak, çünkü ben demiş olacağım. E demesem de üzülüyorum. :( O yüzden ilk önce küçük şeylerle başladım. Ondan bazı "küçük şeyler" yapmasını istedim. Ben yemek hazırlarken salatayı hazırlamasını, eve gelirken marulun yanında bir kutu da çikolata almasını. Evet evet çok umutsuzdum. :D Küçük şeyler küçük ödüller hak eder. Eve getirilen bir kutu çikolatanın ödülü minik bir öpücüktü örneğin. Salata yapıyorsa ertesi gün onun istediği yemeği yapıyordum. O bunun farkında değildi ama ödüllendirme sistemi çocuktan yetişkine, kediden köpeğe her canlıda işe yarayan bir şeymiş onu öğrendim.

Odun, kalas demeyin; ödüllendirin. Pavlov amca mezarında ters dönmesin, sizler için çalıştı o adam be, heheey!

Şimdi köpek diye tepki göstermeyin, beyin ödüle alıştıkça vazgeçemiyor.
Şimdi köpek diye tepki göstermeyin, beyin ödüle alıştıkça vazgeçemiyor.

Birkaç ay sabrettim ve bu sabrımın karşılığını da aldım. İlk başlarda tabii ufak şeylerdi, ben o gün söylemesem de sofrayı kurmama yardım etti ya da gelirken benim seveceğim şeyleri aldı. Bir ara jelibon almıştı ve ben öyle durumdaydım ki buna bile çok sevindim, varın halimi siz tahmin edin.

Yapılabilecek en büyük hatayı da söyleyeyim, o da yapılmayacaklar listenizde olsun. "Bak gördün mü komşunun kocası ona çiçek almış, sen anca yan gel yat!" demeyin. Erkekler biraz övgüyle çalışır biliyorsunuz ki. Bu onu gazlamaz aksine adamın içinde romantiklik kırıntıları varsa onu da görürür. Aslansın, kaplansın, yaparsın aşkım deyin. "Nasıl açtın sen o kavanozun kapağını yaaa, ohaaa, güçlü erkeğim benim" deyin. Kavanozun kapağını gevşetip "açamıyorum ya, bir bakar mısın?" diye sevgilime verdiğimde ve o kapağı açtığında yüzümdeki ifadeyi görseydiniz, bu adam kavanoz açmadı da atomu parçaladı herhalde diye düşünürdünüz, evet işte bunu yapın.

Durup dururken, "geçen bana güzelim dedin ya çok hoşuma gitti biliyor musun?" deyip, o anı hatırlattım, amaçsızca, şuursuzca söylenmiş gibi davrandım. Evet, bu da etki etti.

Dışarıdan odun olsa da dediğim gibi eskiden romantik biriydi, o yüzden içi tamamen ölü değildi, henüz çürüme gerçekleşmemişti yani. İçindeki o romantikliğe seslendim, işe de yaradı.

Sonuç: Artık her fırsatta beni sevdiğini söyleyen, çiçeklerle kapıma gelen, özel günleri hiç unutmayan bir Romeo'm oldu. <3

Erkek Arkadaşımı Romantik Bir Romeo'ya Nasıl Dönüştürdüm?
Cevapla