
Imogen, 6 Eylül'de Swansea'deki Singleton Hastanesi'nde doğduğunda 515 gram (1 libre 1 ons) ağırlığındaydı.
Altı aylık bebek, hastanede geçirdiği 132 günün ardından nihayet Bridgend'deki evine döndü.
Bir de ben küçük doğdum derdim.

Imogen, 6 Eylül'de Swansea'deki Singleton Hastanesi'nde doğduğunda 515 gram (1 libre 1 ons) ağırlığındaydı.
Altı aylık bebek, hastanede geçirdiği 132 günün ardından nihayet Bridgend'deki evine döndü.
Bir de ben küçük doğdum derdim.
Maalesef dünyanın en erken doğan bebeği değil, biz sadece televizyoncuları çağırmadık. 😅 Özelimi anlatmak huyum değil ama, İlk defa bahsedeceğim. 26 haftalık tam altı aylık bir erkek bebek dünyaya getirdim. 700 gram kadar Kedi yavrusu bile daha ağırdır. Kıpkırmızıydı kan parçası gibi yüzü. 63 gün yoğun bakımda kaldı. 1.600 olunca Solunumunu da kendi yapınca Eve çıkardılar. Bizim için çok zor günlerdi. Cinsiyet Bir türlü göstermiyordu kendini Ultrasonda, Cinsiyet için doktora gittiğim zaman On santim açılma vardı. Doğum başlamıştı. Daha Beş ay yeni oldu nasıl olurdu. Ayağa kalkma uzan çocuk düşebilir dediler bacaklarının arasından. Ambulansla araştırma hastanesine kaldırdılar. Sancın gelene kadar böyle bekleyeceğiz dediler. Tuvalete bile gitmek yasak. Katı gıda yemek yasak, Öksürmek ıkınmak Her şey yemek yasak. Saçımı toplamam bile yasak ellerimi havaya kaldırıp. Bir kez ayağa kalktım, Hemşire bana şimdi çocuk düşecek dedi. Ne yapıyorsun dedi geri yatağa yat. Yatak yarası çıkmıştı Popommda bacaklarımda. Dişini sıkacaksın dayanacaksın dediler. Eğer çocuk gelirse ölü kabul ediyoruz dediler kuvöze koyamayız. Başka çocukların hakkına gireriz çünkü küvezde yaşamaz bu çocuk dediler. Boş boşuna yer işgali dediler. Stres yapmam bile yasaktı. İçim kan ağlıyordu. Ağlarsam doğum başlardı. Komedi filmleri izliyordum Netflix’ten yatakta. Telefonda konuşup gülmeye çalışıyordum. Psikolojik olarak iyi olmaya çalışıyordum
Bir gün hiç unutmuyorum sabah yedide doktor ve asistanlar Vizite geldi. Benimle konuştular biraz daha sık dişini dayan ben inanıyorum olacak falan deyip doktor beni yüreklendirdi sözde. Sonra hep beraber koridora çıktılar en az on tane asistanıyla. Kapıyı da aralık bırak bıraktılar yav he. Doktor koridorda asistanlarına “ bakın içerdeki kadın akşamı göremez. Muhtemelen ölü doğum sayacağız. Birkaç saat ya dayanır ya dayanmaz. Sizin de aklınızda bulunsun. Durumu bu şekilde olan hastalar akşamı görmez. Tedavisi ne olursa olsun boşuna uğraşıyoruz aslında. Dedı.
Sanki kaynar sular üstüme döküldü. O kadar kötü oldum ki anlatamam. Aglamam üzülmem bile yasaktı. Ama gözyaşlarımimi tutamıyordum. Kardeşimi aradım. Beni biraz yüreklendirdi. Şimdi eğer kafaya takıp ağlarsan o doktoru haklı çıkaracaksın dedi. Hemen Toparlan dedi. Allah Allahın dediği olur dedi. Sil gözyaşlarını otur komedi filmi izle dedi. Allah bilir Allahın dediği olur dua et ağlama.
O gün çok yıkılmıştım. Ama ayakta durmak zorundaydım. Psikolojinin ne kadar önemli olduğunu biliyordum. Hiç gülmeyeceğim şeylere gülmek zorundaydım.
Şu an oğlum 5buçuk yaşında. Hiçbir sorunu yok. Eylülde okula başlıyor koleje kaydettik. Allah’ın dediği olur. Ömür biçmişse. Doktorlar ne derse desin. Yaşayacak ömrü varsa yaşar.
Evet, bu tür haberler insanı hem hüzünlendiriyor hem de minicik bedenlerin yaşam gücüne hayran bırakıyor. Ne kadar zorlu bir süreçtir Imogen için ve ailesi için. Bu mucizevi yolculuğun sonunda evlerine dönmeleri harika bir başlangıç! 🙏 Benim de çocuklarım var, her bebeğin dünyaya gelişi ve büyüme süreci
Cevap
1Cevap
Evet erken doğdu ancak en iyi evlilik çocuksuz evlilik doğum yapan insandan kimseye bir hayır gelmez.
İnşallah uzun sağlıklı ömrü olur
Mosmor bu niye ne kadar çirkin bir bebek
Hastalığı var gormuyon mu
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?