Eve gittiğimde gözlemlemeye başladım. Anneleri ve bebekleri gözledim her yerde. En gençlerinden en büyüklerine kadar, evde ve dışarda hepsini izledim haftalar boyunca. Gözüme çarpan ilk şey, çocukların ne kadar az göründükleriydi. Genellikle iyice sarılıp sarmalanmış ve annelerinin, nadiren de babalarının sırtına iliştirilmiş oluyorlardı. Kocaman çocuklar bile anne ya da babalarının ardında görünmez oluyorlardı, kocaman bir battaniyeye sarıldıkları için. Eğer bir parmağın ucunu görebiliyorsanız şanslısınız, gözleri ve burnu unutun. Sırta bu şekilde bağlanmak, ana-rahmi benzeri bir etki yaratıyor çocuklarda. Böylece çocuklar alışmaya çalıştıkları dünyanın stresinden uzak kalabiliyorlar.
Bütün bu gördüklerim büyükannem köyden bizi ziyaret etmeye geldiğinde daha da anlamlı göründü gözüme. Bu arada doğum yapmıştım ve benim bebeğim herkesinkinden çok ağlıyordu. Yoruluyordum, dahası okuduğum her şeyi unutmuştum. Ama büyükannemin bütün sorunlar için tek bir çözümü vardı: “Emzir şu bebeği.”
Karşılaştığım sorun ne olursa olsun, büyükannem bana yalnızca emzirmemi söylüyordu. Emzirdikten sonra da yanından kalkmama izin vermiyor, onunla uyumaya devam etmemi istiyordu. Böylece bebek ve ben birbirimizin doğal uzantıları haline gelmeye başladık kısa bir süre içinde.
Derken Afrikalı bebeklerin daha az ağlamalarını sağlayan sihirli formülü öğrenmiş oldum. Anne ile bebek arasındaki karşılıklığı bağı canlı tutmak, o bağ orada değilmiş gibi yapmamak.
JC Niala, InCulture Parent

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar