Anne-baba olmak, tarifi mümkün olmayan bir durumdur; sevgidir, heyecandır, mutluluktur... Kendi canından, kanından olan bir bebeğe duyulan aşktır.
Her anne-baba, çocuklarını düzgün bir şekilde yetiştirmeyi ister. Neler yapması gerektiklerini, neler söylemesi gerektiklerini ya da söylememesi gerektiklerini çok iyi bilirler ama bunları uygulamaktan çoğunlukla kaçarlar. Yaptıkları bazı davranışların, söyledikleri bazı sözlerin yanlış olduğunu bilmelerine rağmen, yine de yapmaya ve söylemeye devam ederler.
Anne-babalar, onlar sizin en kıymetlileriniz, canınız, kanınız... Onları en iyi yetiştirmek, yaptığınız davranışlara ya da söylediğiniz sözlere dikkat etmek sizin en büyük sorumluluğunuzdur.
Çocuğunuza kötü örnek olmamaya, hatalı anne-babalar gibi davranmamaya ekstra bir özen göstermeniz gerekmektedir.
Ben de bu konuyla ilgili, çoğu anne-babanın, bilerek ya da bilmeyerek söyledikleri bazı yanlış sözlerin olduğuna ve bu sözleri söylememeleri gerektiğine değinip, sizleri biraz da olsun bilinçlendirmek istedim.
Dilerseniz, prenseslerinize ve prenslerinize söylememeniz gereken sözleri okumaya başlayabilirsiniz.
Buyurun bakalım...
1- "Beni üzersen hasta olurum ve senin yanında olamam"

Çocukları yaramazlık yaptığında ya da çok bunaldıklarında, "böyle söylersem üzülür ve bir daha yapmaz" şeklinde düşünerek, çoğu anne-baba maalesef ki bu cümleyi çocuklarına karşı kullanmıştır.
Siz, bu cümleyi çocuklarınıza karşı söylediğinizde, suçluluk psikolojisiyle karşı karşıya bırakmış oluyorsunuz. Yani size en ufak bir şey olduğunda ya da grip falan olduğunuzda çocuğunuz, "annem-babam benim yüzümden hasta oldu" şeklinde düşünerek, kendisi suçlama başlıyor çünkü o cümleyi kullanarak, size bir şey olduğunda çocuğunuzun suçlu olduğunu, kendinden şüphe duyması gerektiğini siz söylediniz ve onun beyninde bu şekilde yer edindi çünkü o bir çocuk...
Anne-babalar bu cümleyi kullanmayın.
"Bir kere söylersem bir şey olmaz" ya da "aman ne var bu cümlede, altı üstü korkutmak amaçlı söyledim" gibi cümleleri aklınızdan bile geçirmeyin çünkü kullandığınız her an çocuğunuzun psikolojisini kötü bir şekilde etkilediğinizi belirtmek istiyorum.
2- "Sen niye böylesin? Ne zaman akıllanacaksın?"

Söylememeniz gereken ama söylediğiniz bir diğer sözde bu... Yani, "sen neden akılsız, düzensiz, bencil, kıskanç, sorumsuz, kötü, tembel, şımarık bir çocuksun? Ne zaman akıllanmayı ve böyle şeyler yapmamayı planlıyorsun?" gibi kızgınlıkla söylediğiniz sözlerden bahsediyorum.
Siz bu cümleyi bir anlık kızgınlıkla söylüyorsunuz ama bilmediğiniz bir durum var. O da, çocuğunuzun kendine olan güvenini ve saygısını kaybettirdiğinizdir.
Yapmayın anne-babalar... Çocuğunuza zarar veriyorsunuz, görün artık.
Sizin bir anlık sinirle söylediğiniz cümlelerden çocuklarınızın anladığı ve kaybettiği özelliklerini görmezden gelmeyin. Bunlar yerine daha ılımlı sözler söylemeniz gerektiğini anlayın artık...
3- "Şunu şunu yaparsan seni bırakıp giderim"

Evet, tehdit içeren ve yanlış olan ama söylenilen bir diğer cümlemiz...
Anne-babalar, bu cümleyi söyleyerek çocuğunuzda büyük problemlerin oluşmasına yol açıyorsunuz. Yani çocuğunuzun anksiyete (kaygı bozukluğu) bozukluğu yaşamasına neden oluyorsunuz.
Mesela, çocuğunuz her yaptığı davranışta, "ya yanlış yaptıysam, ya annem-babam beni bırakıp giderse?" şeklinde düşünüyor. Onu yalnız bıraktığınızda, " annem-babam, beni bırakıp gitti" şeklinde düşünmeye başlıyor ya da okula gitmeyi hiç istemiyor ve siz onu okula alıştıramıyorsunuz.
Alışmadığı zamanlarda da çocuğunuza kızıyorsunuz ama o çocuğun okula gitmek istememesinin bir nedeni varsa o da sizsiniz!
Unutmayın, zamanında çocuğunuzu, "seni bırakıp giderim" şeklinde cümlelerle korkutmaya siz alıştırdınız. O da, "okula gidersem, annem-babam beni bırakıp gidecek" şeklinde düşünüp, okula gitmek, yani sizden ayrı kalmak istemiyor.
O yüzden anne-babalar, çocuğunuzun geleceğini ve psikolojisini düşünüp, bu tarz cümleleri söylememeniz gerektiğini aklınızda bulundurun.
4- "Ben sana yapma demedim mi? İyi oldu"

Bu cümle size bir yerden tanıdık geldi mi? Hepinize olmasa da, birçoğunuza tanıdık geldiğinden eminim.
Bu tarz cümleleri en çok çocuğunuz, sizin ikazlarınıza rağmen hata yaptığında söylüyorsunuz ama bunu yapmamalısınız anne-babalar...
Tamam, siz onu uyarmış olabilirsiniz ama o daha bir çocuk ve deneyerek, test ederek neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar vermesi gerektiğini biliyor olmanız gerekmiyor mu?
Onu, bu tarz sözlerle kısıtlamamalısınız. Yanlış yapabilir, düşüp, canını acıtabilir ama en azından denemiş olur ve bunları yapmaması gerektiğinin, yapınca canının acıdığının farkına varmış olur.
O yüzden bu tarz sözleri söylememeye dikkat edin. Belki bu sözleri, o anın verdiği korku ve endişeyle de söylüyor olabilirsiniz ama söylemeyin anne-babalar...
Çocuklarınızın geleceği ve psikolojisi söz konusu olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ne kadar korksanız, endişelenseniz de yapmayın anne-babalar, yapmayın...
5- "Ağabeyin, ablan ya da arkadaşların senin gibi yapıyor mu?"

Bu cümledeki kıyaslama ve öz güven eksikliğinin kokusunu siz de aldınız mı anne-babalar? Şu cümleyi okuduğunuzda ne hissettiniz ya da şöyle sorayım, bir kişi sizin karşınıza geçip, böyle bir cümle söyleseydi ne hissederdiniz? Üzülmez miydiniz? Güveniniz kırılmaz mıydı? Evet, hem üzülür, hem de kırılırdınız anne-babalar...
Bu durum çocuğunuz için de geçerli. Sizin yaşadığınız duyguları, hisleri onlarda yaşayıp, hissediyor ve siz bu cümleyi söyleyerek daha çocukluk aşamasındayken onun üzerine baskı kuruyorsunuz, hareketlerini engelliyorsunuz ve öz güvenini kaybetmesine neden oluyorsunuz anne-babalar...
Mesela, "ağabeyin, ablan senin gibi yapıyor mu?" ya da "sınıf arkadaşların, karşı komşumuzun çocuğu senin gibi mi davranıyor? Bak onlara ne kadar akıllı ve uslular ama sen öyle misin?" şeklinde cümleler kuruyorsunuz ya kurmayın anne-babalar.
Çocuğunuzun günden güne yok olduğunun farkına varın ve şu kıyaslama cümlelerini hiçbir yerde ve hiçbir şekilde kurmayın.
6- "Boşuna uğraşma, yapamazsın çünkü sen beceriksizsin"

Buyurun, birde buradan yakın... Anne-babalar, şu siteye sorulan "öz güvensizlik" sorularının farkındasınızdır umarım. Peki ya, kendinize hiç sordunuz mu? "Bu çocuklarda niye öz güven problemi var?" şeklinde sorup, düşündünüz mü? Düşünenler de vardır, düşünmeyenler de...
Ben, size söyleyeyim çünkü onların, anne-babaları da zamanında bu tarz cümlelerle baskı yaptı ve çocukluktan itibaren, hep kendilerinde suç buldular ve girdikleri her ortamda, "ben yapamam, ben konuşamam, benim öz güvenim yok" şeklinde düşünmeye ve kendilerini geri çekmeye başladılar.
Ne söylemek istediğimi anlıyor musunuz?
Sizin, çocuklarınıza kullandığınız bu cümleler, aşırı öz güven eksikliğine yol açıyor. Yani ona, "boş yere uğraşma, sen yapamazsın. Bu zamana kadar yapamadın, şimdi de yapamazsın. Beceriksizsin!" gibi söylediğiniz cümlelerden bahsediyorum.
Siz bunları söyledikçe çocuğunuzun kafasında, "annemin-babamın dediği gibi ben yapamam ki çünkü ben beceriksizim" şeklinde yerleşecek ve elini sürdüğü işleri yapmaktan vazgeçecek ve sorumluluk almaktan da hep kaçacaktır.
Tekrarlıyorum; çocuğunuzun geleceğini düşünün anne-babalar... Şu an siteye gelen soruların, büyüyünce çocuğunuz tarafından sorulmamasını istiyorsanız, öz güven problemleri yaşamasını istemiyorsanız, adım atmadan, söz söylemeden önce yüzlerce kez düşünün.
7- "Şişşştt! Bir şeyin yok, abartma! Bak geçti bile..."

Peki ya, bu sözler tanıdık geldi mi size?
Tamam, siz onun canının acımadığına inandırmak için ya da içiniz el vermediği için bu tarz sözleri düştüğünde söylüyor olabilirsiniz. Bunu ben ya da başka kişiler çok iyi anlıyor ama bunu söylediğiniz kişi bir çocuk ve o, bu cümleleri bizler gibi algılamıyor.
Mesela, yere düşüp, canını acıttığında, "hadi ama abartma, bir şey yok ki, bak geçti bile..." şeklindeki cümleleri iyi niyetle söylüyor olabilirsiniz ama o, bu cümleyi, "annem-babam beni anlamıyor. Canım çok acıyor ama onlar bana inanmıyor" şeklinde düşünüp, algılamasını sağlıyor.
Kısaca, çocuğunuz anne-babasının, yani en yakın olarak gördüğü kişilerin, kendisini anlamadığını ve inanmadığını sanıyor.
İşte, anne-babalar... Sizin iyilik olsun diye kullandığınız cümlelerin çocuklarınız tarafından nasıl algılandığına bir bakın bakalım. Bakın ve bu tarz cümleleri bir daha kurmayın. Bunlar yerine, "biliyorum tatlım, canın acıyor ama geçecek. Gerçekten, birazdan geçecek" şeklinde cümleler kurabilirsiniz.
8- "Şunu yemezsen/Şunu yapmazsan, dışarıya çıkamazsın (ya da daha değişik sonlar)"

Anne-babalar, bu sözünüzle çocuğunuzun aklını karıştırıyor ve şarta alıştırıyorsunuz. Yani tehditle ve şartla yaptırdığınız bir görevin sonunda, ödüle kavuşacağını ama yapmazsa, o ödüle kavuşamayacağını belirtiyorsunuz ve aklını karıştırıyorsunuz.
Mesela, "yemeğini yemezsen televizyon izleyemezsin. Ödevini yapmazsan, dışarıya çıkamazsın" gibi cümleleri kurduğunuz her vakit, çocuğunuzun kafasını karıştırıyor ve yapacağı varsa da yapmaktan, yemekten vazgeçmesine neden oluyorsunuz çünkü istemediği bir işi emir, şart ve tehdit karışımı cümleler söyleyerek yaptırmaya çalışıyorsunuz.
Bu tarz sözler çocuğunuza yarar değil, zarar getiriyor anne-babalar. O yüzden bu tarz sözler söylemekten kaçının. Bunlar yerine, " hadi bakalım, yemeğini bitir, kocaman ol ve seninle oyunlar oynayalım" ya da "hadi bakalım, ödevlerini bitir ve seninle dışarıya çıkıp, gezelim. Ne dersin?" şeklinde söylerseniz, onun hevesini ve motivasyonunu artırıp, o görevi hemen yapmasını sağlayacaksınız.
Benden söylemesi anne-babalar...
9- "Dur bekle! Bensiz yapmaya çalışma, yardım edeceğim sana"

Bu cümlede herhangi bir problem göremiyor olabilirsiniz, hatta "anne-baba yardım etmek istiyor, ne var bunda?" gibi bir cümlede söyleyebilirsiniz ama o işlerin öyle olmadığını, çocukların bizler gibi algılamadığını bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Anne-babalar, siz bu cümleyi her kullandığınızda çocuğunuzun, "annem-babam neden böyle düşünüyor ki? Ben yapabilirim ama yapamayacağımı ve yardıma ihtiyacım olduğunu söylüyorlar" şeklinde düşünmesine neden oluyorsunuz. İşte, bu yüzden bu cümleyi kullanmayıp, çocuğunuzun hata yapmasına ve denemesine engel olmamalısınız.
Mesela, kendi başına yemek yemek istiyorsa, bırakın yesin. Üstünü mü kirletecek, etrafı mı kirletecek, bırakın kirletsin. Ona fırsat verin anne-babalar... Öğrenmesi için, gelişebilmesi için, kendi kendinin çaresine bakabilmesi için fırsat verin.
10- "Canım sıkkın, yanıma gelme! Sus konuşma! Başım ağrıyor, git başımdan!"

Bu cümleyi genellikle çalışan anne-babaların kullandığını söyleyebilirim.
Tamam, haklı olabilirsiniz. Gün boyunca çalış, kafanı şişir, yorul, eve geleceğin zamanı, oturup, rahat nefes alabileceğin anı düşünüp, iple çek ama eve gelince bunların hiçbirini yapama ve hayal kırıklığı yaşa... Tamam, haklısınız size hak veriyorum ama siz de çocuklarınıza hak verin çünkü siz bunları düşünürken, sizden ayrı kalan, sizi özleyen ve "annem-babam gelse de onlarla oyunlar oynasam. Onları çok özledim, gelince sımsıkı sarılacağım ve hiç bırakmayacağım" şeklinde düşünen çocuklarınız olduğunu da unutmayın.
Kendinizin haklı olduğunu düşündüğünüz gibi onun haklı olduğunu da düşünün anne-babalar...
Çocuğunuzla, aranızda kopukluklar oluşmasını istemiyorsanız, görünmez duvarlar örmek istemiyorsanız, "git başımdan, başım ağrıyor, rahat bırak beni!" şeklinde bağırma içeren, reddedici ifadeler içeren sözleri söylemeyin.
Bunların yerine, onu öpün, sarılın, detaylı bir şekilde olmasa da ne yaptığını sorun, çok yorgunsanız ya da kafanızı dinlemeye ihtiyacınız varsa, "annecim-babacım, ben bugün çok yoruldum. Bana dinlenmem için biraz izin verir misin?" şeklinde rica edin ve çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi korumaya çalışın.
Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşerse iz bırakır. (H. Jejubert)
Evlat istediğiniz gibi değil, yetiştirdiğiniz gibi olur...
Bilmeyen anne-babaları bilinçlendirmek adına böyle bir paylaşım yapma gereği duydum ve paylaşabileceğim örneklerimin de sonuna geldim.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sürçülisan yaptıysam, kusuruma bakmayın.
Çocuklarınızın geleceğini düşünüp, onları iyi yetiştire bilmeniz dileklerimle. Hoşça kalın...
23.02.2018 Cuma
09:30
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar