Maddi imkanlarınızın el verdiği ölçüye (eğer ailenizin durumu var ve size destek olmak istiyorlarsa onların da) uygun şekilde ve en önemlisi borçlanmadan karşı tarafa "hediye" olarak (geri alamayacaksınız) takı takmalısınız.
Borç ile başlayan bir evlilikten kaçınmanızı öneririm; bu şekilde olan evliliklerin hiçbirinin mutlulukla devam ettiğini görmedim bir avukat olarak maalesef. Sizin geliriniz ve birikiminize göre belirlenmesi gereken bir şey bu. Bu arada taktıklarınız gelin hanıma ait olacaktır, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda bu takılar üzerinde herhangi bir hak iddia edemezsiniz.
Yargıtay'a göre kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça, kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Öte yandan düğündeki altınlar aynı zamanda geleceğe de yatırımdır. Eşiniz ileride kolundaki bilezikleri size verip destek de olabilir :) Bu tamamen ona kalmış.
Türk Hukuk Tarihi dersinde eski Türklerde evlenirken erkeğin müstakbel karısına ve ailesine verdiği bazı maddi karşılıklar olduğunu öğrenmiştik. Bu ödemelerin ("Kalın" deniyor) esas dayanağı babanın kızına yaptığı masrafların iadesi veyahut görülen hizmetlerin tazmini, velayet hakkının bedeli (evlenme ile velayet hakkı babadan kocaya bu bedel karşılığında devredilmiş olmaktadır, satış sözleşmesi gibi bir durum var maalesef), nezaket için verilen bir hediye, düğün masraflarına katılmadır. Bunların karşısında da kız çeyiz hazırlardı. Herkes maddi durumuna göre kalın verir ve maddi durumuna denk aileden kız alırdı yani. Başlık parası gibi olaylar çok eskide kaldı siz "hediye" kısmını soruyorsunuz diye anlıyorum :)
Yukarıdaki görüşlerim sizin için. :)
Başka bir durum ise, karşı tarafa sorulmadan bir takı veya maddi herhangi bir şey talep edilmesini, her iki taraf için de, çok ama çok ayıp buluyorum. Damadın X markasına ait 20 bin Tl'lik/dolarlık saat istemesi, gelinin belli nitelikte ve miktarda kendisine veya anasına/babasına/kardeşlerine altın, pırlanta istemesi zaten evliliğin baştan ticarete dayandığını, ortak hayat ve aile birliğinden çok karşı taraftan daha ne kadar "yolabilirim" kafasıyla yola çıkıldığını gösterir.
Böyle insanlar da maalesef aramızda :(
5
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
10 bilezik günümüz şartları için çok fazla. trabzon seti de öyle kolay alınacak bir şey değil. Durumun varsa alırsın o ayrı ama eğer yoksa orta yolu bulup biraz daha makul bir sayıda anlaşsanız daha iyi olur bence. Sadece altınla bitmiyor ki bunu evi var, eşyası var, düğün masrafı var erkek tarafına da bu kadar yüklenmemek lazım yazık günah
Aslında bu o şehrin gelenek göreneğine ve o ailenin maddi durumuna bağlı. Kimi hem set takar hem bilezik. Kimi sadece bilezik takar. Mesela kuzenim evlendiğinde eşi set taktı. Ama Trabzon seti falan değil. Normal küpe, bileklik ve kolyeden oluşan bi set. Ailesi ise 6 tane burma bilezik takmıştı. Bu kadar. Çok değişiyor her aileye göre.
Trabzon seti ve 10 bilecik fazla değil mi? Karşı taraf ne söyledi size. Böyle gereksiz rakamları uygun bulmuyorum altın eskisi gibi kolay alınan bir şey değil takacakların baya fazla senin.
Bu aileden aileye, şehirden şehire değişen bir olay. Maddi imkan varsa zaten her türlü isteğe göre alınır. Ama abartıya kaçılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kimi aile, adet-gelenek-görenek başlığı altında kendi kafalarına göre uydurmalar yapıyor. Kimseyi zorda bırakmamak gerek. Aç gözlülük ve gösteriş meraklısı olmakta cimrilik kadar kötü bir şeydir.
Alışveriş & Hediyeler konusunda 553 cevap paylaştı.
ne bu , modern başlık parası mı? 10 yıl öncesinde yaşamıyoruz artık.. bu ülkede altın almak , uzay mekiği almaya benzer hale geldi. . Bu kadar yükseklerden uçmayın.. Zenginsen buyur tak, o ayrı mesele.. ama bence çok anormal bir rakam günümüz Türkiyesi için.. Evlenmek demek bu demek olmamalı..
Mümkünse orta yolu bulun. Düğün dernek güzel şeyler ama maddi odaklı olmasın bence. Eşin olucak kişi seni sevdiği için evlensin seninle. Tabi yine siz bilirsiniz bu benim nacizane fikrim.
Bir kız olarak karşı taraftan birşeyler istemeyi yanlış buluyorum. Kişinin isteğine bağlı da gereksiz bence günümüz şartlarında kişiler birbirini anlamalı takı için değilde hayatını paylaşmak için evlenmeli insan.
Durumun ne kadarsa o kadar tak. Karşı taraf bunu görüyor zaten, yüz bilezik isteyip kızlarının ömür boyu borç içinde yaşamasını istiyorsa kendi seçimleri.
beşyüzlük neymiş ya 🙄 yani maddi duruma göre takılır işte kimseyi zorlamanın bi manası yok ama Trabzon setine kim hayır diyebilir ki çok sevinirdim şahsen 😀 keşke yav
Ya sen kendini niye sartliyosun ki su kadar alsam mi falan diye butcen neye yetiyosa onu al. Seviyosa ztn istemez bir sey. Onemli olan gonuller bir olsun.
bahsettiğin kadın eşin olacaksa fazla fazla tak yarın o kadının arkadaşları gelecek bana bunu taktılar sana bunu taktılar dedikodunu yapacaklar :) arkadaşları yanına gelecek enişteciğim diyecekler ;)
Bunlar yöreden yöreye değişiklik gösterir. Bu konuda Kızın ailesi ile konuşulması daha sağlıklı. Bazılarına bu altın miktarı az gelir bazılarına ise fazla gelir.
Sonra "Neden mutsuzuz?" Yahu aile, yuva, huzur satın alınıyor mu sanıyorsunuz hala? Boşanmaya gebe nikahlar kıyılıyor, ödemesini de kompleks yüklü gelenekler yapıyor.
Bana kalırsa tümüyle saçmalık insanları borca sokun sonra evlilik ten tat alamiyorlar borç öde dur.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Sevgilim canım biriciğim bana bı yüzük alsa bile çok sevinirim sadece yüzük alsa da. Çünkü gözüm sevgilime bakmaktan altınları görmez... keşke gitmeseydi. Keşke hayırlısı olsun.
@primeraluz Ukrayna ve gürcistana kimlikle gidiliyormus ama bu ülkeler savaştan çıkmış ülkeler Rusya ile düşman olan iki ülke ve savaşa tekrar sürüklenirler diye korku var içimde
Karşı tarafı zorlamicak bir şey olmalı borçla evlenip sonra sıkıntı çekiliyor Daha sonra geçimsizlik Ben oğlumu borçsuz evlendirmek istiyorum ama karşı tarafında anlayışlı olması gerek insaallah
Gelin ne kadar istiyor diye sorulmalı bence erkeğin durumuna görene orta yol bulunur. Benim gördüklerim 8/10 bilezik, gerdanlık takımı, saat , Trabzon burması.
Sevmem 5 kişinin olduğu yere bile. gitmem sosyal fobim ve insanlara karşı bir kin duygum var. Pimi çekilmiş bomba gibi geziyorum genelde kıyıda köşede takılırım :)
Saçma sapan 10-20 bisiklet nedir ya insan mı satın alınıyor saçma geliyor bana ne beğenirsen onu alır eşin sana illa düğün zamanı da alınması gerekmiyor zaten masraf çol oluyor o dönem
Yanılıyorsun saçma olan Düğün değil. Örf ve adetleri yaşatmak nesilden nesile aktarmak bizim görevimiz.
Asıl problem Deĝerlerimizi hayasızca suistimal eden insanlarda. Yuva kurmak kadar güzel bişey var mı? Malesef temiz duyguları mahvedip sonuçta senin gibi düşünen insanların artması sağlıyor zihniyetsiz şahıslar.
Yuva kurmak evet güzel şey ben onu saçma bulmuyorum sadece düğün olayını saçma buluyorum insanları daha evlenmeden borcun içine sokup sonra iki kişiyi borç odemeye mahkum edip o yuvadan sonra hayır beklenmesine karşıyım dünyanın altını isteniyor boş seyler bak güzel söyledin yuva kurmak örf adetler tabiki önemli ama onları kimse düşün muyor
Yani ben pozitif düşündüm yeterince ve bunu yaşayanlardan biriyim bende evli değilim şu anda ama çevremde bu şekil olan yüzlerce kişi var davatiye ye bile takı getirmeyin yazanlar var ne hale gelmiş
Benim arkadaşım evlendi. İnsanlar hediye getirmişler züccaciye ürünleri. Kayın validesi seçip geri vermiş alınan yere. Bahanesi ne gerek var iki tane olmasın bir tane yeter. Sırf para için yaptığı şeye bak.
Benim şahsi düşüncem 2 veya 3 tane mi gelmiş bardak takımı dursun evde. Sonuçta lazım olan şeyler kullansın. Ülkemizde fiyatlar hergün artıyor. Bilinçli iş yapan yok. Tek dert Para sanki parayla mezara girecekler.
Öyle para olmus her şey hiç kimse anlamıyor işte yuvanın ne olduğunu herşeyi para kurtaracak zannediyorlar saçma dediğim seyler işte sizde anlatmissiniz saçma degilmi
Sırf bu yüzden evlenecek kişilere tek tavsiyem kimseye eyvallah etmeyin , aileniz dahi olsa.
Nişanlanın , çalışıp para biriktirin yuvanızı kurun. Bu sayede borçsuz bir yuvanız olur. Aileler yeri gelince biz yaptık biz ettik, keşke yapmasaydınız diyesim geliyor böyle şeyler duyunca. Borçsuz olursa ilerde ev almaları daha kolay olur. Tabi buda güven meselesi.
Merhaba,
Maddi imkanlarınızın el verdiği ölçüye (eğer ailenizin durumu var ve size destek olmak istiyorlarsa onların da) uygun şekilde ve en önemlisi borçlanmadan karşı tarafa "hediye" olarak (geri alamayacaksınız) takı takmalısınız.
Borç ile başlayan bir evlilikten kaçınmanızı öneririm; bu şekilde olan evliliklerin hiçbirinin mutlulukla devam ettiğini görmedim bir avukat olarak maalesef. Sizin geliriniz ve birikiminize göre belirlenmesi gereken bir şey bu. Bu arada taktıklarınız gelin hanıma ait olacaktır, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda bu takılar üzerinde herhangi bir hak iddia edemezsiniz.
Yargıtay'a göre kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça, kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Öte yandan düğündeki altınlar aynı zamanda geleceğe de yatırımdır. Eşiniz ileride kolundaki bilezikleri size verip destek de olabilir :) Bu tamamen ona kalmış.
Türk Hukuk Tarihi dersinde eski Türklerde evlenirken erkeğin müstakbel karısına ve ailesine verdiği bazı maddi karşılıklar olduğunu öğrenmiştik. Bu ödemelerin ("Kalın" deniyor) esas dayanağı babanın kızına yaptığı masrafların iadesi veyahut görülen hizmetlerin tazmini, velayet hakkının bedeli (evlenme ile velayet hakkı babadan kocaya bu bedel karşılığında devredilmiş olmaktadır, satış sözleşmesi gibi bir durum var maalesef), nezaket için verilen bir hediye, düğün masraflarına katılmadır. Bunların karşısında da kız çeyiz hazırlardı. Herkes maddi durumuna göre kalın verir ve maddi durumuna denk aileden kız alırdı yani. Başlık parası gibi olaylar çok eskide kaldı siz "hediye" kısmını soruyorsunuz diye anlıyorum :)
Yukarıdaki görüşlerim sizin için. :)
Başka bir durum ise, karşı tarafa sorulmadan bir takı veya maddi herhangi bir şey talep edilmesini, her iki taraf için de, çok ama çok ayıp buluyorum. Damadın X markasına ait 20 bin Tl'lik/dolarlık saat istemesi, gelinin belli nitelikte ve miktarda kendisine veya anasına/babasına/kardeşlerine altın, pırlanta istemesi zaten evliliğin baştan ticarete dayandığını, ortak hayat ve aile birliğinden çok karşı taraftan daha ne kadar "yolabilirim" kafasıyla yola çıkıldığını gösterir.
Böyle insanlar da maalesef aramızda :(