Okumanın çok büyük bir nimet olduğunu, insanı geliştiren, iyileştiren bir alışkanlık olduğu okumayanlar tarafında da malum olunan bir gerçek. Ne var ki, ondan daha etkili bir hakikat varsa bu ancak 'Yazmak' tır..
Yaşamda öğrendiğim bir diğer gerçek de 'beyin' denilen organın nankör olduğuydu.
Yaşanılan duyguların zamanla unutulduğu, bir zamanlar çok sarsılan duygularımızın bir zaman sonra hissizlikle hatırlandığı gerçeğiydi olayların. Bu durum bir taraftan nimetse, bir yandan da benzer hataları yapma ve aynı sonuca varma anlamına gelebilen tehlike demekti.
Ama bir şeyi iyi biliyordum, hayat tekrarı olmayan bir film gibi benim için, dün yaşandı bitti, şu an da varım ve yarın da olacak mıyım bilmiyorum..Tüm yaşadıklarımı ceplerimde taşıyorum herkes gibi, herkes kadar acılarım, umutlarım, sevinçlerim, göz yaşlarım var. Benim de hayal kırıklıklarım, bana pahalıya patlayan tecrübelerim var. Hiç bir zaman yaşadıklarımdan pişmanlık duymadım, tecrübenin pahalıya mal olduğuna inanıp, aynı sonuca ulaşacağıma emin olduğum hataları tekrar etmemek adına, hatalarımı, yaşadıklarımı ve duygularımı unutmamak için yazmaya başladım.
Konuşacak biri aramadım asla, beni anlayacak birileri olması güzel ama ben kendi yaşanmışlıklarımı kendime hatırlatmaya, durum ve olaylar karşısında kendimi anlamaya başladım.
Yazmak beynin orgazmıdır!
Yazmaktan daha güçlü, daha gerçek, daha kalıcı bir rahatlama yöntemi var mı bilmiyorum, ama ben olmadığına inanıyorum. Duygularımı, bazen gözyaşlarıyla, bazen kahkahalarla yazıyorum, inanır mısınız bazen eskiye dair dönüp okurken ne çok şey unuttuğumu, atlattığımı alıştığımı görmek beni mutlu ediyor. Kendi gerçeğimi bir hayal kahramanı gibi okuduğum zamanlar, kendimle gurur duymamı sağlıyor.
Ne diyorum biliyor musunuz? Çokça yaşayın, çokça hissedin, çokça yazın..Kendi hayatınızı kendi ağzınızdan yine kendinize hatırlatın.. Bir gün oyun bittiğinde sizden geriye sadece sorular kalacak, hayal miydi gerçek mi bunu sorgulayacak yakınlarınız ve kimse sizi sizden daha iyi anlatamaz..
Hayatınızın delili yaşadıklarınızdır ve sizden geriye bu yaşadıklarınızdan hayaller değil deliller kalmalıdır..
Ne çok şey unuttuğumu o yazılara baktıkça hatırlıyacağım. Bu da beni çok zor sorulara sürükleyecek. Ne kadar basit varlıklar olduğumuzu tekrar tekrar göreceğim yazdıklarımı okuduğumda. Geçmişte içimde var olan çok büyük bir nefretin veya çok büyük bir sevginin nasıl unutulup gittiğini göreceğim. Yine bir zamanlar var olan intikam duygumun kaybolduğunu göreceğim. Evet belki bunlara güleceğim. Ama mutluluktan değil basitliğimden. Artık anlamıyorum. Benim için vazgeçilmez duyguların kaybolmasını, seni unutmayacağım dediğim insanları unutmamı anlayamıyorum..
Kalemine sağlık canım bende sana kesinlikle katılıyorum insanın en iyi dostu yine insanın kendisidir insan bazı şeyleri ayna ya bakarak kendine bile söyleyemezken nasıl başka birine anlatabilir ki ama çok güzel yazar içini döker rahatlar yazmak da bir Erdemdir tabiki her bünye yapamaz:))))
Hep hislerimi söylemeye çekinen bu konuda geri planda kalan bir insan oldum, sonra hislerimi kağıda dökmeye başladım meğer ne güzel duygularım varmış benim. Bence insan sadece yazarken benliğinin ve duygularının farkına varabiliyor.
şimdi sana bir soru @VPayidar madem yazmak beyin orgazmıdır o zaman gusül farz mı oluyor yani? her kitap okuduktan sonra abdest almak zor nasıl olacak bu iş :D
İnsanlar hayatlarına birilerinin tanıklık etmeleri için evleniyorlar lakin yazdığın bu güzel yazıda da dediğin gibi yaşananlar unutuluyor. Bir günlük ya da bir anı defteri tutmak harika birşey ki arada dönüp okuduğumda kendi muhasebemi daha düzgün yapabiliyorum.
Aynen öyle yenileniyorum tazeleniyorum bazen keşfediyorum kendimden bir parçayı fotoğraflamak gibi yazmak ama yine sadece kendime olayın fantezi boyutu da var. d Her neyse emeğine sağlık:)
Başkalarının bir çırpıda okuverdiği satırlar kaleme dökmek bir hayli meşakkatlidir. O satırlar senin için müthiş bir öneme sahip olabilir ama okunuverir bir anda
valla kopyala yapıştır benim işim değil. okumayı da yazmayı da severim isterim ki herkes yazsın.. yazmayı unutmasın kimse. okul yıllarımdan kalan bir alışkanlığım hobim var kalemlere ve defterlere asla dayanamam :) yaşım gelmi 32 kırtasiyeye gidip kalem alan insanım. kimse unutmasın.. yazı yamak olduk bu bilgisayarlar telefonlar yüzünden sevdiim bir eylemi hatırlatmak istedim. çok harika da bir yazı değil kopya olduğunu düşündüren ne merak ettim?
En İyi Cevaplar