Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

Meselenin kökleri çok derin

Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

1980'lerde başlamış bir hikaye bu. O zamanlar Alman ve Rus turist hanımlarının fotoğraflarının altına alakalı alakasız demeçler iliştirilirdi. Biz buna masabaşı haberciliğinin kökleri diyoruz.

Bir metot geliştiriliyor
Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

Gazeteci kişi oturuyor, güzel bir yabancı turistin fotoğrafının altına "Türk erkeklerini çok sevdim, her sene tatilimi Antalya'da yapacağım." açıklamalarını sokuşturuyor. Olga'nın bu demeçten haberi yok.

Mesele millileşiyor
Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

Erkekliğin temsilini görev bilen Türk erkeği dayanamıyor soluğu Antalya'da alıyor, ve işte size yeni yeni yerli turist.

Sonuç yine hüsran
Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

Meselenin ne olduğu önemli tabi. Turist sayısı artıyor gibi görünse de aslında beklentinin şekli bir hayli değiştiğinden nitelik çok fazla düşüveriyor. Derken artık o Helga, Olga gelmez oluyor Antalya'ya.

Kandırıldık ey halkım
Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"

Erkeğimiz tedirgin, hani sevmiştin Olga? Hani değer vermiştin? İşte bugünün erotik sayfa reklamcılığının temelinde Olga'nın kahpeliği yatıyor.

Tıklamalara Doyamadığımız Neticesi Hüsran Başlığın Hikayesi: "Kadınlar Buna Bayılıyor"
Cevapla