Senin bile farkında olmadığın sen

Sevgili dostum,

marjinallik ruhunun işlevsiz bir uzvu olmuştu senin. İç sesinle küfürleşirdin hergün. Sabah sigarası ne tatlı gelirdi o hiç sevmediğin kağıt bardaktaki tatsız tuzsuz ilk kahveyle birlikte. Ne işin vardı ki senin orda?

Hayat böyle işte.

Koştururken barbarostan aşağıya hiç düşünmedin mi bunca insancık nereye gidiyor bu saatte diye? Çok farklıydın ya sen onlardan, hepsinin bıngıldaklarına vurasın gelirdi bir bir. Her gün aynı tezgahın önünden geçip aynı postere bakıp aynı cümleleri kurdun içinden. 'Unutmamalıyım!' dediğin her şey unutulmaya mahkumdu ve sen bunun farkındaydın.

Kendini kandırmaya çalışıyorsun.

Merak etmeyi hiç bırakmadın dostum. Tüm soruların ulaşılabilir cevapları olmalıydı, gerisini boşverdin. Umursamaz olmak ölümsüz olmak gibiydi senin için. Görünmez bir kalkan yarattın ifadesiz bakışlarından, istiklalin kalabalığından ve komplike kurgularından.

Kelimeler aldatıcı olabilir.

Tepkiler güldürür seni; basit anlatımlar hüzünlendirir, düşler gülümsetir. Yalnız kaldığın zamanlarda ellerine bakıp salak salak duygusallaşırsın, silkinip kurtulmaya çalışırsın. Sinsi sinsi gözler seni hep, boş anını kollar. Işıkları kapatma vakti geldiğinde ellerini ovuşturmaya başlar.

Çabalamak nafile.

Hepsi tamam da;

sen kimsin?

Alternatif soru:

Sınıfta bakıştık ne yapmalıyım?


0|0
31

En İyi Kız Görüşü

  • Cevap öncesi imaj vermek için kimyasal şampuanların verdiği ve yapay kokuların birleştiği saçlarımı öte atıp, tamamını geriye doğru çektim. Yetmedi, topuz yaptım. Hala ne yapacağıma karar vermiş değilim ama en azından yazmak için kendimi kurdum.

    Oysa ben çalar saat olamayacak kadar yumuşağım.

    Şu yaşadığım hayata baktım biraz. Bu kadar rahat ve toz pembe bakış açımın ucuna ufak ve keskin bir buse kondurdum. Bunu kendimle barışık olduğum anlaşılsın diye yapmış olabilirim. Belki de yaptığım her aptallığın mükafatının bir öpücük olduğunu düşünüyorumdur. Zira ben öpücükleri sevmem.

    Sevgi gösteriminin kelimelerle hissettirildiğine de inanmam. Okşayıp, mıncıklamak ve hatta ısırmakta anca içgüdülerimi doyurur. Beynim aç kalır. Ki gerçekten de aç bayım.

    Müzikle ruhumu, yediğim saçma sapan yiyeceklerle midemi ve hatta olmayan saplantılı aşk duygularıyla(!) dahi karnımı doyurdum ama BEYNİM AÇ! Bu duruma hemen el atmalı.

    Alternatif cevap : olanı, olduğu yerde bırakmayı öğretti bize hocalar. Tek bir deepnote ile,o da bulduğun gibi.

    0|1
    0|0
    • Kontes ruhlu dostum;


      anlaşılamamak alışkanlığın yiyip bitirmiş seni. Hoşuna gitmiş. Farkına varmadan tüketmiş.

      İnsancıklar ne hale getirmişler bizi böyle.


      Avcuna dök içindekileri,

      fazlalıkları at,

      kalanları (bişeyler kaldıysa eğer hala) düşlerine kat.

      Gülümse sonra.

Senin görüşün var mı?

Kızlar Ne Diyor 2

  • tuzlu kahve sevmem.

    0|1
    0|0
  • hehe.

    bence git konuş.

    0|1
    0|0
    • 1-2-3

      üzerine çok da bir şey koyamıyorum.son paragrafa kadar hep bir yan. onu iyi tanır herkes. ama o yanı değerli kılan son paragraftaki özdür bence. işte bu bence. bir öz var, dışarıya anlatılması gereksiz olan, aslında ben bu değilimlerde bazen kendini bulan bir öz olmalı. hani gece de gelir ya ekseri. her sabah işkenceyle öldürülüp, kalabalık gecelerde ağzına çorap tıkıldığından sessizliği belki. bastırınca da, ah o çorabı... diyorsun. gülümsemek o kadar rahat değil artık...

    • birbirinin üzerine bindiğinde üçü beşi, birbirini sönğmleyen olmuyor. dalgalar falan vardı, sönümlemesi, en azından zayıflatması gerek diye düşünebilirsin. yok. azgınca gece gelenin üzerine atılıp komik hallere sokuyorlar. ben buna nadir içerliyorum. bazen sıklık belirten değişiyor. insanız, ezilenin yanında olmak da hakkımız. ne bileyim. hem ezilmesine sebep ol, hem de vicdanının önüne sus payını at. artık dolaştı. kafamı toplayabilirsem tekrar gelirim.

Erkekler Ne Diyor 1

Yükleniyor... ;