Geceye şiir, kitaptan bir alıntı ya da bir şarkı bırakır mısınız?

Geceye şiir, kitaptan bir alıntı ya da bir şarkı bırakır mısınız?Geceniz hayr olsun..

2|1
1716

En İyi Erkek Görüşü

  • Peygamber Efendimiz (s. a. v) bir hadis-i şeriflerinde ‘Bir babanın evladına vereceği en güzel hediye terbiyedir’ buyurmasına rağmen sizler tuttunuz terbiye yerine tamamen dünya malını, oturamayacağınız, bıraktığınız kişinin oturmasıda mechul olan yüksek yüksek binalar, harcamaya kıyamadığınız bankalardaki paralar, altınlar, evler, arabalar daha bir sürü dünyalık şeyler bıraktınız. Bırakmakla kalmadınız, kendiniz bunlarla haşır neşir olmuşken, kendinizi bunlara bağlamışken, kendinizin helak olduğu yetmiyormuş gibi;canım dediğiniz kendi evladınızıda cehennem ehli arasında yer alması için dünyalık geçici şeylere, dünyaya değer vermesi konusunda var gücünüzle çalıştınız.

    Ancak yukarıda dediğim gibi siz evladınıza terbiye yerine başka şeyler verdiniz. Alınan alınsın alınmayana lafımız zaten yok.

    Kaynak = kuranyurdu.com/.../

    2|1
    0|0

En İyi Kız Görüşü

Senin görüşün var mı?

Erkekler Ne Diyor 15

  • - Senin aradığın kadın dünyada yok, dedi.
    - Var! O olmasaydı ben dünyada olmazdım. Bu şehirde yaşıyor. Bir gün bulacam onu.

    Aylak Adam - Yusuf Atılgan
    -
    Dolaşalım kumsallarda
    Çılgın kalabalık artık uzaklarda
    Yorulursan yaslan bana
    Sarılıp uyuyalım gün batımında
    -
    Bekle dedi gitti
    Ben beklemedim, o da gelmedi...
    Ölüm gibi bir şey oldu
    Ama kimse ölmedi...

    1|0
    0|0
  • yoktur üstüne senin..
    güzeli çirkin yapmakta..
    suçuysa dünyaya atmakta..

    1|0
    0|0
  • Ben ölsem be anacığım
    Nem var ki sana kalacak
    Ceketimi kasap alacak,
    Pardösömü bakkal
    Borcuma mahsuben...
    Ya aşklarım
    Ya şiirlerim ne olacak
    Ya sen ele güne karşı
    Nasıl bakacaksın insan yüzüne
    Hulasa anacığım
    Ne ambarda darım
    Ne evde karım var.
    Çıplak doğurdun beni
    Çıplak gideceğim

    1|0
    0|1
  • Ayy şimdi 3 dk bunu yazmak ile uğraşacağım :/

    Hepiniz Dostoyevski'nin şu cümlesini bilirsiniz: " Hepimiz her şey ve herkesten ötürü herkes önünde suçluyuz ve ben başkalarından daha fazla suçluyum ". Bil fiil ( "bilfill" diye mi yazılıyordu, hiçbir fikrim yok :/ ) bana ait her şeyin ve hatta sorumluluklarının bile hesabını veren bütünsel bir sorumluluktan sorumlu olduğum için; ben daima tüm diğerlerinden daha sorumluyum.

    Etik ve Sonsuz'un 'Sonsuza Tanıklık' başlığının altında
    Benim kitabımda 330. sayfada

    3|1
    0|1
  • "... O gün büsbütün güzeldi. Hiç yaşamamış şeyler gibi güzeldi. Hayatın eşiğinde, düşüncenin eşiğinde son bir defa gördüğümüz şeyler gibi güzeldi..."- Ahmet Hamdi Tanpınar - Huzur

    1|0
    0|0
  • Hiç kimse yok kimsesiz
    Herkesin var bir kimsesi
    Ben bugün kimsesiz kaldım
    Ey kimsesizler kimsesi
    *******
    Kimse aradığım yollarda
    Kimsesizlik kimsem oldu
    Dinsin artık hicranın cana
    Kimse aradığım yollar
    Kimsesiz kimselerle doldu

    1|0
    0|0
  • Ne olur geri dönsen gittiğin gibi ansızın
    Yağan yağmurlar kadar bereketli olsa aşkımız
    Bir dönsen de yuvana eş sofrana aş bana AŞK olsan
    Gülen gözlerimin de sebebi olsan

    İçin titremez mi düşündükçe o günleri
    Utanmaz mı gözlerin başkasına bakmaya
    Ben adını her dem kalbime nakşettim
    Hangi güç yeter ki seni benden koparmaya..

    2|0
    0|0
  • ulan karınca
    46'ncı kata nasıl çıktın
    merdivenle mi
    asansöre mi bindin?

    ulan insan
    kendini beğenmiş şaşkın
    demek senin yaptığını
    yapabildiğime şaştın
    bahse girer misin her işte
    karıncadan üstün olduğuna?

    insan oğlu güldü
    sonra 46'ncı katın
    pencerelerinden birini açtılar
    ikisi birden atladılar

    insancık torba kağıdı gibi
    patlayıverdi kaldırımda kan revan
    karıncaya gelince acelesi yoktu
    o daha 42'nci katın önündeydi.

    bedri rahmi.

    1|0
    0|0
  • Şeyh Galib'in bir gazelini bırakalım 😊

    Yokmuş bir aha ey gül- i rana tahammülün

    Bağrın ne yaktın ateş- hasretle bülbülün

    Yek-rengdir zeban-ı hakikatte hüsn ü aşk

    Bang-i hezar şu'lesidir ateş-i gülün

    Duzah-nişin-i ateş-i fakr olduğun kalur

    Ey ahiret-harab tehidir tevekülün

    Tekrarlarla şüpheleri daniş anlama

    Gel arif ol ki ma'rifet olsun tecahülün

    Merdanelik asaleti meydanda bellidir

    Hayber günü babasını kim sordu Düldül'ün

    Galib maarifin de sefası değer veli

    Canan vasfıdır hele aslı tegazzülün

    1|0
    0|0
  • İşte geldik gidiyoruz
    Bilinmez bir diyara
    Eskiden karpuz idik
    Şimdi döndük biz hıyara

    2|0
    0|1
  • Günün tükendiği bu saatlerde
    Tüm doğa canla başla çalışıyor.
    Gece vakti bu yıldızlardan inen
    Ne acayip bir korkudur kim bilir?

    Etkisinde kalmış nice gizemin,
    Kaygılı, bir yandan tir tir titriyor,
    Karanlıkta, bilinmeyen bir gücün
    Gözlerini üstünde hissediyor.

    Ne büyük dehşet kendini tanımak!
    Kaçışı olmadan, durmadan çalışmak,
    Ebediyetin içinde devinen
    Varlığın merhametine kalmak!

    Bu nasıl kara, zor bir bulmaca
    Amaçlar ve çözümler gizleniyor,
    Birileri titrerken aşağıda,
    Yukarda birileri düş görüyor.

    1|0
    0|0
  • bu umut seni gitmekten alıkoyacak
    gel gitler içinde yaşayacaksın
    buna yaşamak denirse
    razı mısın bütün bunlara
    hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye

    1|0
    0|0
  • "İki çay söylemiştik orada biri açık,
    Keşke yalnız bunun için sevseydim seni."

    1|0
    0|0
  • ben yoruldum senin gücün var mı hala kaç yenilgi var ömürde Allah aşkına

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 16

  • Bana tam anlamıyla ne olduğunu ancak o an anlayabildim. Ben de, Alice'i, Harikalar Diyarı'na
    geçiren ayna gibi bir fotoğraf kartonunun arkasına geçmiş, eski zamanın içine girmiş olmalıydım. O
    kadar istediğim, yakıcı bir hasret duyarak, imkânsızlığını bile bile içimde büyüttüğüm şey gerçek
    olmuştu ve en önemlisi de şuurum, bugünkü şuurumdu, yaşadığım zamana, şimdiki zamana aitti.
    Ya Rabbi, bu benim zaman zaman öğrencilerimle oynadığım bir oyun değil miydi? Ve bir oyun
    kadar da hacimsiz değildi, hayatımın en büyük dileği, hatta cennet tasavvurumun aslî parçasıydı. Beş
    Şehir 'in "İstanbul" bahsinde son bölümü sınıfta okurken oynardık bu oyunu, Tanpınar'ın "mazi ile
    hangi seviyede ilişki kurmamız gerektiğini" irdelerken uyardığı şeyi anlamaya çalışırken.
    "Bugünün rüzgârında yıkanan mazi gülü" diyordu üstat. Geçmişi bizim için manalı kılan şey, ona
    bugünden bakıyor olmamızla alâkalıydı. Onun bugün ve yarın için bize vereceği hızdı aslolan.
    Söz buraya gelince her yıl aynı neşeyle sorardım öğrencilerime.
    "Şimdi bir zaman makinesine bineceğiz. Nereye gitmek istersiniz?"
    Zaman sınırlı bir şeydi ve her yıl üç aşağı beş yukarı benzer cevaplar gelirdi: "Kanuni devrine.
    Fatih zamanına. Fransız İhtilâli'ne. Bolşevik Devrimi'ne. Osman Bey'in yanı başına. Göktürkler
    zamanına. Orta Asya'ya. Asr-ı Saadet'e."
    "Peki" derdim. "Pekâlâ, gidiyoruz. Ama yanımıza almamız gereken bir şey var, o nedir?"
    Çocuklaşırlardı ardına kadar açık pencerelerden Mayıs kokuları sınıfımıza dolarken.
    "Defter, kalem, fotoğraf makinesi, cep telefonu, internet, şarj aleti." Gülüşürdük.
    "Yoo" derdim. "Bunlar değil."
    Ciddileşirlerdi bu kez. Dururduk biraz. Ses yok. Cevabı ben verirdim.
    "Şu anki şuurumuzu alacağız yanımıza. Aksi takdirde bu yolculuğun hiçbir anlamı olmaz ki.
    Düşünsenize XVI. asra gitmişiz ama XXI. asırdan geldiğimizi bilmiyoruz. O zaman ne anlamı var
    bunun? XVI. asırda yaşayan herhangi bir Osmanlı'dan ne farkımız kalır?"

    1|0
    0|0
    • Her şey gelip, bilmekte çözülürdü, onda düğümlendiği gibi.
      "Bir daha düşünsenize" derdim. "Ya biz şu anda XXV. asırda bir zaman makinesine doluşarak
      XXI. asra seyahat etmiş zaman seyyahları isek. Ama o zamanki şuurumuzu yanımıza almadığımız
      için olup biteni anlamıyorsak. Görüyorsunuz işte, eğer bilmiyorsak bir anlamı yok ne olup bittiğinin.
      Biliyorsak her şey var."

    • Nar Ağacı kitabı :)
      Bu kısmı paylaşmak istedim internetten aradım buldum kopyaladim yapıştırdım :D

  • Kimi der ki kadın
    uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
    Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde
    dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
    Kimi der ki ayalimdir.
    Boynumda taşıdığım vebalimdir.
    Kimi der ki hamur yoğuran,
    Kimi der ki çocuk doğuran,
    Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
    O benim kollarım, bacaklarım.
    Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.

    - Nazım Hikmet

    1|0
    0|0
  • 1|0
    0|0
  • Dünya üç beş bilgisizin elinde
    Onlarca, her bilgi kendilerinde
    Üzülme eşek esegi begenir
    Bir hayır vardır sana " kötü " demelerinde.

    Ömer Hayyam

    1|0
    0|0
  • sabaha daha çok var ama biliyoruz ki bir sabah var
    ölüp gideceğiz işte yetmedi mi o güzelim şarkılar
    yetmedi mi bu kadar hayvanımıza bu kadar kafes
    radyoyu açıyorsun kuşlardan kalma bir şarkı başlıyor yine
    dönüyorsun
    onbinküsüruncukez.

    1|0
    0|0
  • İnsan evrende gövdesi kadar değil yüreği kadar yer kaplar.

    1|0
    0|0
  • Normalde iyi biriyimdir fakat şartlar hiç normal olmadı.

    1|0
    0|0
  • Desem ki sen benim için hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin
    Nimettensin nimettensin.

    1|0
    0|0
  • Hümeyra-Sessiz Gemi 🍃 Kafamı yastığa koyduğumda birşeyler çok acıyor ama siz beni o iplemez gülüşümle hatırlayacaksınız...

    1|0
    0|0
  • Yaş 35 yolun yarısı eder... Diyen Cahit Sıtkı Tarancı'nın o yaşlarda ölmesi gibii hayat...

    2|0
    0|0
  • Neden birşeyler varken bu kadar uzağız çok bekliyoruz olmuyor kemal

    1|0
    0|0
  • Beklenen geç geliyor; geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.

    1|0
    0|0
  • Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
    Bunu da öğren
    Sevdiğin kadar sevilirsin

    1|0
    0|0
Yükleniyor...