Çizgi Filmler ve Masallar... İnsanı "boş hayaller kumkumalığına" itişleri ve muzır alt mesajları (1/5)?

- Hala vakit var... Kardeşim! (On the Beach - 1959)

Rene Chateaubriand, büyük şehir için "insanları öğüten sınırsız bir insan çölü" der. Söylemin kaynağında, 1789 vardır:
18. y. y.'ın gurubunda "mutluluk", adeta bir kader gibi dayatılıyordu. Terör meleklerinin nazarından, mutlu olmayı istememek insanın elinde değildi. Planlanmış, idealize edilmiş, dayatılan bir mutluluktu bu. Ancak terör, baskı derken romantizmin düş kırıklıkları eşliğinde ve 1815 Viyana'sının gölgesinde son bulması gecikmeyecekti.

Su, yavaş yavaş kaynar (nicel değişim - evrim); nihayet buharlaşır (nitel değişim - devrim). Efendi Toranaga'nın, intikam samurayı Skinoski Sama'nın ülkesinin bir gecede feodaliteden sıyrılışı gibi ani değişimlere, insan doğası kapalıdır. Yadırgar. Demokrasi geleneği "ada"daki gibi Yurtsuz John'lara dek uzanmayan Fransa, uçuruma sevdalanan eski zaman atları gibi dibi boylamadıysa da, keskin virajı da alamayacaktı. Refüje çarpmakla kurtulan Kara Şimşek'i, şimdi bir ütopya paklar.

O halde mutluluğu, o "sınırsız çöl"den tabiatın kucağına kaçarak bulabilirdi insan. Olmadı, kendisi inşa ederdi. Ama evvela gelenekle bağları koparmalıydı. Saint Simon, fazla gelenekçiydi. Rousseau'nun İyi Vahşi'si fazla retrospektif kaçardı. Ama Robinson Crouse, işte böyle bir iklimde can simidi olurdu. "İnsana duyulan güvenin, iyiliğin ve mutluluğun" nişanesiydi o. "50 km² üzerinde" mutluluk adaları bizi bekliyordu.

Çizgi filmler/peri masalları da bir dönem bizlere Robinson'culuk oynatmıştır. Hayal gücü sınırsız bu "büyücü çırakları", dünyaya tozpembe gözlüklerle baktığımız masum çocukluğumuzun cazip ZİYARETÇİLER'iydi. Ne düşler kurardık. Bitmeyecek Öykü'deki Fantasia, LES MONDES ENGLOUTİS'deki (Kayıp Dünyalar) 'Arcadia' gibi ütopyalar bile edinmiştik.

https://www.youtube.com/watch?v=N3vVDPLYndg

Güncellemeler:
Ancak her masalın bir sonu vardır. Ve karşı-masalı. Pope kötümserliği kokan 'Gulliver'in Seyahatleri', Robinson'u nasıl yalanladıysa; Simpsonlar'ın arızalığı, Cosby'lerin munisliğini nasıl tahtından indirdiyse; "büyümek" de çocukluğumuzun masumiyet algılarının örsüne indirilmiş çekiç darbeleri oldu. Arcadia'nın güneşi, sönüyordu.
Büyüyorduk ve "gözümüz açılmıştı." Hayat hiç de çizgi filmlerdeki gibi değildi. Oysa masallara en çok büyüdüğümüzde ihtiyaç duymaz mıydık? "İyi bir çocuk" olmuştuk yıllarca ama ŞİRİNLER'i hala göremiyorduk. Ya mantarları zehirlemişlerdi ya da zaten hep zehirlilerdi.

Kuzeyde Bir Yer sahiden var mıydı?

0|0
10

En İyi Kız Görüşü

  • İnsanoğlu yakıyor gemileri. Kurtuluş diye koşturuyor ama koştuğu yerde de biçare kalıyor. Ama umut da hep var işte. Gerçekçi olmak kaydıyla sanırım:)

    0|1
    0|0

Senin görüşün var mı?

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlardan En İyi Görüş seçilmiş, ancak hala görüşünü paylaşarak katkıda bulunabilirsin.

Erkekler Ne Diyor 0

Erkeklerden ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...