Şiddete Maruz Kalan Kadının Değil, Toplumun Sorunu: Kadına Şiddet

Birçok sebebi bulunmakla birlikte özellikle toplumun ataerkil yapısından kaynaklı olarak kadının konumu, erkeğin hakimiyeti altında kalmakta. Kadının toplumdaki ikincil konumuna dayanarak erkeğin kendisini üstün gösterme çabası da kadınlara psikolojik ve fiziksel şiddet olarak yansımaktadır. Yani kadına yönelik şiddet sadece erkeğin fiziksel güç gösterisiyle değil, kadını alçaltan, değersiz hissettiren, kadının özgürlüklerini kısıtlayan hal ve davranışlarla da söz konusu olmaktadır. Erkeklerin kadınlara yönelik bu şekilde hal ve tavır sergilemelerinin altında yatan yine psikolojik, sosyolojik birçok neden vardır. Şiddetin bulunduğu ortamda çocukluğunu geçirmiş olması, toplumda erkeğin daha saldırgan olabileceğinin kabul görmüş olması, kendisini kadınla kıyaslayarak güçlü görmesi ya da toplumdaki ataerkil yapıdan kaynaklı erkeğin kendisini kadından üstün görmesi, daima kendini haklı ve yaptıklarını doğal görmesi gibi.

Şiddete Maruz Kalan Kadının Değil, Toplumun Sorunu: Kadına Şiddet

Hal ne olursa olsun şiddet kabul edilebilir bir durum değildir ve hiçbir şekilde makul açıklaması bulunamaz, meşrulaştırılamaz. Ancak günümüzde toplumun her alanında ciddi oranlarda kadına yönelik şiddet söz konusudur. Bu noktada da nasıl mücadele edeceğimiz konusu gündeme geliyor. Baktığımızda toplumda dayatılan rollerin etkisiyle kadın her durumda fedakar olması gerektiğini kabulleniyor, şiddetin nedeninin kendisinde olduğunu ve toplumda kınanacağını düşünerek toplumsal baskı sebebiyle susuyor veya şiddetin aralıklı olduğunu, sabrederse bir süre sonra biteceğini düşünerek boyun eğiyor yani şiddetle baş edebileceğini düşünerek iyimser bir yaklaşım sergiliyor. En önemli nokta da burada başlıyor aslında kadın şiddet olayını görmezden geldiğinde ya da normalize ettiğinde manipüle edilmeler artıyor ve kadın şiddetin ortasında kaldığının farkında bile olmayabiliyor. Dolayısıyla kadın şiddete maruz kaldığında görmezden gelmemeli, sessiz kalmamalı dur demelidir. Şiddete maruz kalmış bir kadın mutlaka şiddetle mücadele alanındaki örgütlerden destek almalı ve şikayetçi olmalıdır.

Kadın şiddetle mücadele etmelidir ancak erkeğin insafına bırakılarak sadece kadının çabasıyla şiddetin önlenmesi mümkün değildir. Şiddete maruz kalmış kadının mücadelesinde devam edebilmesi için cesareti, öz saygısı yanında sosyal desteğe de ihtiyacı vardır. Ailesinden, arkadaşlarından, çevresindeki insanlardan destek göreceğini bilmesi, onların arkasında olduğunu hissetmesi bununla baş edebileceğine olan inancını artıracak ve dur deme cesareti verecektir.

Şiddete Maruz Kalan Kadının Değil, Toplumun Sorunu: Kadına Şiddet

Kadına şiddetle mücadelede temel olarak toplumsal cinsiyet rollerinin, kadının toplumdaki konumunun da değişmesi gerekmektedir. Özellikle ataerkil yapının kadınları bu kadar olumsuz etkilemesine, eşitsizliklere sebep olmasına, kadınları erkeğin hâkimiyeti altına, ikinci plana atmasına, kadının sosyal statüsünün düşük olmasına bakıldığında kadına yönelik şiddetin, şiddete maruz kalan kadının sorunu değil toplumun sorunu olduğu açıkça görülmektedir. Toplum, uzman eğitimciler tarafından cinsiyet eşitliğine dayalı olarak kadına şiddetin önlenmesine yönelik eğitilmeli ve toplumda yer edinmiş bu genel zihniyet değiştirilmelidir. Toplumda kadının birey olduğu bilinci kabul edilmelidir. Toplumun eğitilmesinin yanında kadına yönelik şiddeti önleme veya şiddete müdahale edilmesi açısından devlet organlarına da büyük iş düşmektedir. Şiddete maruz kalmış kişileri koruma noktasında hukuki reformlar ve kolluk kuvvetlerinin etkisi de oldukça önemlidir. Şiddetle mücadele konusunda kadının özellikle yasal ve psikolojik destek alabileceği, güvende hissedeceği kurumlar geliştirilmelidir.

Ülkemizde her geçen gün kadına şiddet vakasına bir yenisi ekleniyor, peki şiddete uğrayan bir kadın neler yapabilir?

Öncelikle 183 hattından bahsedebiliriz. Bu hat özellikle kadın ve çocuklardan şiddete maruz kalanların başvurabileceği ve 7/24 ücretsiz bir şekilde ulaşılabilen destek hattı. Bahsettiğimiz bu hukuki yol gösterici hat aynı zamanda ekonomik ve psikolojik danışmanlık hizmeti de sağlanmaktadır.

Şiddete Maruz Kalan Kadının Değil, Toplumun Sorunu: Kadına Şiddet

Bir kadın şiddete uğruyor veya şiddete uğramakla tehdit ediliyorsa 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında öngörülen tedbir kararından faydalanabilir.

Bir başka başvurabilecek yer ise jandarma ve polis karakollarıdır. Bizzat şiddete uğrayan kişi veya buna tanıklık eden kişiler jandarma, polis imdat hatlarını arayıp olay yerine ekip göndermesini isteyebilir. Eğer kişi, olay mahallinde değilse jandarma ve polis karakoluna başvurarak yardım talep edebilir. Fiziksel şiddet mevcutsa darp raporu için hastaneye sevk edilmeyi talep edebilir.

Şiddete uğrayan kadının başvurabileceği bir yer de Cumhuriyet Savcılığıdır. Kişi dilekçe ile Savcılığa şikayette bulunabilir.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kadına şiddetin önlenmesini, şiddete uğrayan kadının hızlı bir şekilde kadına ulaşmasını sağlayan KADES uygulaması da oldukça önemlidir. KADES uygulaması acil durumlarda ulaşımı en kolay destek diyebiliriz. Telefonunuzda internet bulunmasa dahi korku, tehdit altındayken tek tıkla konum bilgisi paylaşılıyor ve en yakın ekip veya devriyenin olay yerine ulaşımı sağlanıyor.

Ülkemizde şiddete uğrayan kadının yardım alabileceği çok önemli bir kurum olan Şiddet Önleme ve İzleme (ŞÖNİM) vardır. ŞÖNİM şiddete maruz kalmış kadınların şiddetten uzaklaşmak için geldikleri ve buradaki imkan ve desteklerle hayatlarını yeniden düzene koydukları merkezlerdir. ŞÖNİM'de psikolojik, sosyal, ekonomik destek sağlanır.

Şiddete Maruz Kalan Kadının Değil, Toplumun Sorunu: Kadına Şiddet
63 Görüş