Bizleri benliğimizle saklambaç oynamaya mecbur bırakanlar, şu an ne haldeler peki?

AslındaKimimBen
17 Ekim 2020.. "Saklanmadan" geçen bir gün daha...
17 Ekim 2020.. "Saklanmadan" geçen bir gün daha...
Eskiden ne de çok oynardım bu oyunu.. Her sabah uyandığımda kahvaltımı yapardım, annem oynamama izin versin diye.. Tanımadığımız başka çocuklar katılırdı her gün aramıza, daha da keyifli olurdu o zaman..
Daha öncesinde tanıdığım arkadaşlarım tarafından bulunmak üzmezdi beni, aksine mutlu olurdum.
Aramıza yeni katılanlardan olabildiğince kaçardık, saklanırdık..
Yıllar geçti üstünden...
Bu yaşımızda da yeniden oynamaya mecbur bıraktılar bizi.
Eskisi gibi de mutlu olamıyoruz yakalandığımızda, bildiğimiz detaylar olsa da başroldekiler..
Tanıyıp tanımayalım fark etmiyor, her şekilde yıpratıyor bizi.
Saklanmanın çözüm olmadığını anlıyorsun zaman geçtikçe, her noktanın ezbere bilindiğini görüyorsun çünkü..
Artık saklanan taraf değilim.. Onlar üstüme geldikçe bağırıyorum "Hadi gel yakala beni!" diye.
Biliyorum çünkü artık, beni bu oyunu oynamaya mecbur bırakanların gayet mutlu olduğunu.
Umurlarında dahi olmadığımı..
Anladım artık zamanında kendimi boşuna yıprattığımı...
Onlar ne haldeydi peki biz üzülürken? Her şeyden önce kendimize yaptığımız bu haksızlığın hesabını nasıl vereceğiz aynadaki yüze?
Bizleri benliğimizle saklambaç oynamaya mecbur bırakanlar, şu an ne haldeler peki?
4
0
Görüşünü yaz