Mutsuzluğunuzun katlanarak büyümesi karşısında neler yapıyorsunuz?

Mutsuzluğu tek düşünemeyiz; mutlaka bunun mekanizmasını harekete geçirip çarkı döndüren yan figür etkenler bulunmaktadır. Ana mutsuzluğun kaynağında daha küçük çaplı fakat kollektifleşince mutsuzluk temasını devasa hale getiren nedenler kesinlikle oralarda bir yerlerde gizleniyor. Bazen hayatımızda her şeyin üst üste geldiğini bunların geri dönüşümünde üstümüze buram buram mutsuzluk yağmurunun yağdığını hissederiz. O an sadece boğulmamak adına biraz nefes almak gerekir bize ama ne mümkün; mutsuzluğun içerisinde kendimizi katletmeyi seçeriz çoğu zaman.

Mutsuzluk boğulabilecek kadar garip bir derinlik sanırım. Olaylara bağlamayalım yani en azından bizim çevremizde, şahsımızda bir şeylerin tetiklenmesine gerek yok. Salt anlamıyla "mutlu olamamak" eylemini sebepsizce sergileyebiliyoruz. Bu his nasıl biliyor musunuz? Yağmur yağdığında sokaktaki birkaç yaprağın oluğu tıkaması gibi; bir şeyler oluyor tıkanıyor. İnanın bana ne oluğun suçu var ne yaprağın ne de yağmurun, böyle ad hominem kavramlar gibi kendi kendimizi anlamsızlaştırıyoruz. Ve samimi biçimde söylüyorum hiçbir nedene sonuçla karşılık vermeden, bilinmezlik dahilinde mutsuzluk nehrinde yıkanmaya çalışıyoruz.
Mutsuzluğunuzun katlanarak büyümesi karşısında neler yapıyorsunuz?
Gerçekten mutluluğu yaşayabiliyor musunuz yoksa sadece ortama ayak uydurmak adına mutluymuş gibi yapmayı mı tercih ediyorsunuz?
Mutsuzluğunuzun katlanarak büyümesi karşısında neler yapıyorsunuz?
29
9
Görüşünü yaz