İnsan niçin yaratılmıştır, idrakın neresindeyiz?

Eğer birine bu soruyu sorsak; cevap olarak, "İnsanlar Allah'a ibadet etmek için yaratılmıştır." diye muhtemel bir cevap gelebilir. Ama Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. '' O zaman neden ihtiyacı olmadığı bir şeyi yaratsın? '' sorusu gelmez mi devamında?
İnsan niçin yaratılmıştır, idrakın neresindeyiz?
Bir kudret var; hiçbir sahip olduğu sıfata bırakın yakın olabilmeyi; bırakın haşa mukayese edilebilmeyi, idrak etmemizde bile kusurlar var. Ki bu kudret; hala yüzyıllardır araştırılmakta olan en küçük madde yapı taşlarından, en küçük mikro organizmalara, en anlaşılmaz hayvan ve bitkilerden, en şaşırtıcı doğa uyumuna değin ve elbette kainata ve evrene dair daha bilemediğimiz bildiklerimizin çokça ötesindeki ve dahi görünemeyenlerin tamamını 6 günde yaratıp, hala çözülemeyen kainatın en gelişmiş mantık sahibi canlısı olan insanı da bir parça toprak, bir parça sudan yaratmıştır. ''Allah sizi topraktan, sonra meniden yarattı. (Fatır 1) ''. '' Sonra onun zürriyetini, değersiz, hakir bir sudan [meniden, spermden] üretti. (Secde 7,8) ''.

Aklın ve mantığın dahi ulaşamayacağı uzaklık ve karmaşıklıktaki bu kudret neden ibadete ihtiyaç duysun? Nedir insanoğlunun yaratılmasındaki asıl kıstas?

Dünya üzerinde 7.53 milyar insan vardır ve 7.53 milyar da fıtrat, farklı yaratılış, farklı duygu ve düşünceler vardır. Bir insanın bir parmak izi bir diğeriyle aynı değil, bir insanın kalben duyguları asla bir başkasıyla ile aynı değildir. Bunca farklılık, bunca varyete ve şaşılacak derecede kusursuzlukta yaratılmış her bir detayın içinde insanoğlunun yaratıldığı günden bu güne en çok yaptığı şey zihnini kullanıp düşünmektir sanırım ve bu kadar farklı fıtratta insanın farklı düşüncelere sahip olması da kaçınılmaz. Peki sorgulamayı yaparken zihnin sınırları nerelere değin gidiyor? Elhamdülillah Müslümanız, diyebiliyoruz; mensup olduğumuz dini ne kadar biliyoruz acaba? En temeldeki değerleri, gayeleri ne kadar idrak edebiliyoruz...

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmek ve tanınmak istedim mahlûkatı yarattım.”(Acluni, II, 132)

O, öyle emsalsiz ve akla sığamayacak bir muhteşemlikte ki; bunca tür ve farklılığı da '' farklıların eğilimlerini '' görebilmek adına, sınamak ve sınavın sonucunda da vaad ettikleriyle mükafatlandırmak için her şeyi ama her şeyi Yaratmış olabilir pekala. Yoksa; tasvir edilen yaratılmışların kaynağı O ise, tanınmak; bilinmek; sevilmek ve kulların yaşama güzargahlarını görmek dışında ne bekler bizden?Her sabah; ölüyken diriliyoruz, her gün yeniden filizleniyoruz. Teslimiyetini hakkıya yapabilenlerden olabilmek ümidi ile inşaAllah.
Hayırlı bayramlar.
İnsan niçin yaratılmıştır, idrakın neresindeyiz?
2
2
Görüşünü yaz