Düşünme gücüne dayalı başlık: hangi şekilde ölmeyi istemezsiniz?

Hepimizin ortak noktasıdır aslında ölüm. Yaşamı da dahil edebilirdim belki buna ama bizi, başlangıçtan ziyade sonuç daha kesin bi' ortak paydada buluşturur gibime geliyor.

Açmış olduğum başlık, ölümün tamamen fiziki boyutunu kapsamaktadır. Manevi açıdan yitirilenleri de ele aldığımızda; kayıplarımız ciddi anlamda var ise kazanmadan ölmekte bir çeşit acı bırakır. Ancak burada bahsi geçen konu, tamamıyla fizikendir.

Kendi adıma konuşmam gerekirse marjinal bir ölümüm olsun isterdim. Çekeceğim acı miktarıyla hiç ilgilenmiyorum. Canımın tatlı olduğu zamanlar oldu ama bi' yerden sonra bunun da önemi kalmıyor. Akıllarda kalmak değil istediğim ancak sıradan bir ölümle de gitmeyi istemezdim. Ne bileyim, bi' Sylvia Plath, bi' Ruslana Korshunova, bi' Khay Rahnajet, bi' Tennessee Williams ya da bi' Peg Entwistle gibi ölemedikten sonra neyleyeyim sıradan ölümü?

Donabilirsiniz, yanabilirsiniz, raylar altında kalabilirsiniz, gıdıklanabilirsiniz, boğulabilirsiniz vs vs.

En çok korktuğunuz hangisi?

-------------------------------------------------

Detayın fazlalığından şikayet edenler, hiç okumasınlar. Kendim paylaşmak istedim ve okuyup okumamanız bana hiçbir şey kazandırmaz. Tıpkı size bir şey kaybettirmediği gibi.

--------------------------------------------------

6 yaşındaydım. Gözlerim, bisikletten düştüğümde dizimi vurduğum o yaradan kötüsünü görmemişti henüz. Ona bile bakamaz, gözlerimi kapatırdım sıkıca. Öyle nezih, çok sevimli ve güzel insanların oturduğu bi' sokakta oturmuyorduk. Bu yüzden hep kısıtlanarak geçti çocukluğum. Bundan şikayetçi değilim, iyi oldu hatta. Yaşıtlarım sokakta oyun oynarken ben ödevlerimi yapardım. Erkenden bitirir, ailemin zorla gönderdiği birkaç dans kursundan öğrendiklerimin alıştırmasını yapardım. Bundan da şikayetçi değilim.

Hayal kurmayı, özellikle de bunu gökyüzüne bakarak yapmayı çok severdim. Yine sıcağın her yerde olduğu bi' gece de hayal kurmaya devam ediyordum. Yatağımın başlık kısmı tam cam kenarındaydı. Perdeyi aralar, gökyüzüne dalardım.

Saat 03:20 gibiydi. Bi' bağrış duydum. Hızlı atan kalbim, daha da hızlanmaya başladı ve camdan aşağıya doğru baktım. Bir adam belirdi. Elinde tuttuğu bidonla çaprazımızdaki binanın önünde birilerine bağırıyordu. "Çocuklarımı göster" diyordu. Ve ardından devam etti; "yoksa kendimi öldürürüm"

Sokaktaki evlerin lambası birer birer yanmaya başlamıştı. Kadın susuyordu, bir şey demedi hiç. Adam konuşuyordu ama kadın yine suskunluğuna devam etti. Adam döktü üzerine tüm bidonu. Benim çoktan dolmuştu gözlerim "hayır, hayır" deyip kafamı sağa-sola çeviriyordum. Annem diğer odadan bakmıştı adama. Karşı komşumuz beni gösterip "içeri al" demişti anneme. Ben olduğum yerden kıpırdayamadım.

Sonra adam bi' kibrit çıkardı. Aldığı bi' avuç kibriti kutusuna sürttü. Sürtmesiyle tüm sokağa sanki bi' güneş düştü. Etrafta battaniyelerle adama koşanlar vardı ama adam yere yığılmıştı çoktan. O sıcağı suratımda hissettim, derisinin kokusunu da.

Adam can çekişti. Adam ölmüştü.

Sonra ambulans geldi.
Güncellemeler:
Çok uzunmuş, okuyamam, edemem cart-curt gibi cevap gönderen üyeleri bizzat engelliyorum.

Ben başlığa cevap vermenizi istiyorum, detaya değil.

0|0
511

En İyi Kız Görüşü

  • Ölüm görmemiş biri olsaydım belki belki ölümden korkardım.

    Hiçbir türlüsünden korkmuyorum ve şöyle ölmeliyim demiyorum.

    Ölümü de ölüme yaklaşılan anları da iyi biliyorum.

    Bu yüzden gözüm pektir.

    Okudum, senin kadar detaya inmeyeceğim ama en leşi sanırım göçük altından çıkarılanlardı.

    Sanırım öyle ölmeyi hak etmiş olmak için büyük günahları olmalıydı insanların.

    Bu yüzden eminim ilahi adaletin olmadığına hala hayattayım.

    Ha bir de ölüme yakın insanlarla da yan yana bulundum.

    Ölüm orucu direnişlerinin olduğu zamanları hatırlar mısın bilmiyorum.

    Onlar korkmuyorlardı, korkulacak bir şey değil.

    2|0
    1|2

Senin görüşün var mı?

Erkekler Ne Diyor 11

  • Çok uzun cevap. Okuyamam edemem diyenler okumasın.

    Muhtemelen yaşınız küçük ve arayış içindesiniz. "Farklı" olma arayışları belirgin

    "Marjinal ölüm" kimseye bir şey kazandırmaz, her halükarda bir ceset olursunuz. Sırf ölüm şekliniz sizin "akıllarda kalmak değil isteği"nizi yerine getirmeyecektir. Bir gün iki gün konuşulur unutulursunuz. Hatırlanmak isteyenin başka şeyler yapması lazım

    Dünyaya bir gül bırakabilecek misiniz? Sizden sonra gelenlere daha iyi bir dünya bırakmak için ne yapıyorsunuz? Dünya için bir şeyler yapanları dünya unutmaz, mesele bu.

    Yalnız bu umursamazlık ve vurdumduymazlık havasındaki bazı insancıklar bunu asla beceremeyecek, kendi küçük dünyalarındaki küçük hırslarla birer "renk körü" olarak yaşayacaklar, kavramları karıştıra karıştıra, kırmızıyı yeşil yapa yapa...

    Keşke komple kör olsalardı, körler rehberlere "hayır" demez çünkü

    Soruya asıl cevabım:

    Ölüm gördüm, ölü de gömdüm, kendim ölüme de yaklaştım, yani benim için "yeni" bir şey değil, yüzleştiğim bir şey. O yüzden ölüme karşı bir dehşet duygum yok. Hayatın bir gerçeği.

    Ölüm şeklim pek önemli değil, erken ölmeyim yeterli.

    75'inden sonra her türlüsü hoş gelsin, dünyaya kazık çakacak halimiz yok, ölüm şeklimizden imaj yapacak halimiz de yok...

    0|0
    0|0
  • Benim ölümümü kimse anlamamalı, hatta bilmemeli, ne olduğunu, ne bittiğini ne ben ne de bir başkası bilmeden, herkeste bir umut kalmalı bir gün gelir diye, sonra ahirette karşılaşınca anlamalılar, hepsinden önce öldüğümü...

    1|0
    0|0
  • -350 Tonluk bir iş makinasının altında ezilerek ölmek istemezdim. ( Savcı katibi olan yakın bir arkadaşımın bana anlattığı olay etki etti. Adam üstüne düşen makinanın ağırlığı ile dümdüz olmuş ve otopsi masasında doktorun neşteri kolayca diğer yüzeyden çıkabiliyormuş)

    -Kendi etimin cızırtısını duyarak ve pişen derimin kokusunu soluyarak yanarak ölmek istemem.

    -Denizin tuzlu suyunu yutarak boğulmak istemem.

    -Soğuk bir kış günü dondurucu bir battaniyenin altında tatlı bir uykuyla da ölmek istemem.

    -Son olarak da kafamın bu hizmetkar bedenin üstünden uçarak yerde yuvarlanışını görerek ölmek istemem ( Yapılan incelemelerde kafası kesilen bir kişinin bilinci 20 saniye boyunca aktif haldeymiş :) )

    1|0
    0|0
    • İstediğin bir ölüm şekli var mı?

    • Bir elimde P90 diğer elimde SW- Model 67 ile ne kadar şerefsiz varsa son mermime kadar çarpışarak ölmek güzel olurdu. Arkamda kan, ölüm ve barut kokusu bırakırdım.

      Ya da aksiyona hiç gerek yok içimde biriktirdiğim her şeyi yapabildikten sonra uykumda da ölebilirdim.

  • Yurdum modern ileri yobazlardan arınmamış bir şekildeyken olmekten cok korkuyorum.

    1|0
    0|0
  • bazı insanlar için ölüm şairane ya da efsanevi olarak nitelendirilemez ama içinde bulunduğun konum temsil ettiğin kitle ya da amaç önemlidir. nietzsche düşünce tarzı gereği "sen uçuruma bakarsan uçurumda sana bakar" şeklinde o bir anlık ölüme giden anı destansılaştırmıştır. insanlarda süregelen bir felsefi akımla ters düşmemek için "aa ne kadar doğru ne derin" saçmalık!

    eğer sıradan bir insansan her ölüm şekli sıradandır. eğer bir ikon isen o zaman herşeye bir anlam yüklenecek her detay sembolleştirilecektir.

    1|0
    0|0
  • yataktaaaaa (siz anlayın artık gerisini) ölmeyi istememm :D:D:D çok kötü birşey o :S

    1|0
    0|0
  • soru cok uzunmus okursam kor olurum.yanarak olmek ıstemem

    0|0
    1|1
  • atın ölümü arpadan olsun

    1|0
    0|0
  • Aci cekerek olmek istemiyorum

    1|0
    0|0
  • bu yazdığın gerçekten başına geldimi

    1|0
    0|0
  • Malcolm x gibi

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 4

  • Sanırım ben 6 yaşındayken böyle bir ölüm görsem psikolojim altüst olurdu.. Senin kadar cesaretli değilim. En çok korktuğum ölüm cinayete kurban gitmek, işkenceyle ölmek. İstediğim ölüm ise.. bilmiyorum. Biri beni kaçırsın ve fazla doz eroin enjekte etsin bari mutluluktan öleyim yahu.

    1|0
    1|0
  • Lavaboda ölmek istemezdim ama Takdiri İlahi evlat yapacak bir şey yok sonrası toprak zaten...

    1|0
    0|1
  • wuuuuww bunu nasıl okuyum canım istemedi :D

    0|1
    2|0
  • O kadar çok ölüm gördüm ki...Tuhaf şey...Nedense çok yakınım olmadığı sürece ağlayamıyorum.Küçükken de doğal bir afet karşısında kahkahayla gülerdim,ama bir ölüm olduğunda üzülüp ağlardım.Şimdi,yüreğim katılaştı sanırım.Geçenlerde bu hissizliğimin geçmesi için Allah'a dua ettim.Güncelleme tarzı bir yazı olmuş ve uzun bulanlar var dediğine göre...Ben sonuna dek okudum,hikaye acı olsa da birşeyler hissetmiş ve paylaşmış olman hoşuma gitti.İstemeyen bu cevabımı da okumasın.Ölümden korkmam,hatta çok küçükken ölmüşüm.Döndürmüşler...

    Daha sonra 2 kere daha kalbim durdu ve nefes alamadım.Yanarak ölmek sanıldığının aksine çok acıvermiyormuş,ama ben yine de yanmayı istemem sanırım ölüm şekli olarak.

    1|0
    0|0
Yükleniyor...