Ruhunuzu odunlaştırmaktan kurtarabiliyor musunuz?

RUHU "ODUNLAŞMAKTAN" KORUMAK

7 yaşındaki çocuk da, 70 yaşındaki yetişkin de;
Ya ince ruhlu dediğimiz duygusal insan olabilir…
Ya da kalın ruhlu diyebileceğimiz duygusuz kimse olabilir.

Yani;
Ruhun odunlaşması, kişinin duyarsızlaşması, salt ileri yaşlarda veya yetişkinlerde görünen bir olgu değildir. Çocuklar da pekala bu "nefretlik" halin pençesinde olabilirler.

Anneler-babalar olarak eğer, çocuklarınızla paylaştığınız ev ortamı veya dış dünya mekanı;
Bağırışlı-çağırışlı… Gürültülü-yaygaralı ise,
Evinizde televizyon yayını, müzik sesi hiç eksik olmuyorsa,
Eşler olarak aranızdaki ve çocuklarınızla olan konuşmalarınız yüksek perdeden oluyorsa,
Eşinizle birbirinize karşı tavırlarınız kaba, itici ve sert ise...

Eşiniz odaya girdiğinde, ayak ayak üstüne atışınız sürüyorsa,
Konuşmalarınız, davranışlarınız nezaketten yoksun ise,
Çocuklarınızı şefkatle kucakladığınızda, gözleriniz “ağlamaklı” olmuyorsa...

Eşinize ve/veya çocuklarınıza karşı yetersiz kaldığınız noktalar, onları her görüşünüzde gözünüzün önüne gelmiyorsa,
Onların ruh dünyalarına verdiğiniz zararlardan dolayı gönlünüz “buğulanmıyorsa” ve böyle bir ortamda çocuk yetiştiriyorsanız… İçli, ince ruhlu çocuklar, gözleri ışıl ışıl evlatlar, zarif ve zerafet hissine sahip kızlar yetiştirmenizin imkansız olduğunu size hatırlatmak zorundayız.

Zira;
Kelimelerle fotoğrafını çizmeye çalıştığımız böyle bir ev ortamı, çocukların mahremiyet eğitimi almaları ve bu hissi kazanmaları için hiç de uygun değildir.

Hem yetişkinin, hem de çocuğun ruhunu incelterek, yontarak ona mahremiyet duygusu edindirmenin; onların hisli, duyarlı şahsiyetler olmalarını sağlamanın ön şartı; evin, ortamın ve orada bulunan kişilerin “sükunet” halidir.


3|0

Kızlar Ne Diyor 18

Erkekler Ne Diyor 3

Yükleniyor...