Konu dahilinde merak ediyorum, hep aynı çocuk doğurma furyası, kadınlar adına onlara ne katar?


Çünkü genele bakacak olursak doğmak çocuğa bir şey katmaz , hatta genellikle (paretto ilkesı) imkansızlıklar içinde doğar çocuk , sevgi dolu yuva deriz ama sonuçta topluma beklenecek yeni bir ağızdan başka bir şey vermeyiz ,
Mesela büyük ihtimalle pepee açıp ya da sallayarak uyutup beynini sussun diye lapa ederiz,
Çocuk hep modaydı, teşvik etmeyen devlet olmadı tarihte , savaşlarda tuketlimesinin yanında savaşlar da üretimini kontrol edebilme ya da edememiş olma sebebiyle çıktı...
Köküne kadar katılıyorum o çocuk isterse 8.5 inci ayında olsun kadın vücudunun parçasıdır, antik roma bunu 2 yaş olarak kabul eder (kürtaj yasaldir) ama çocuk doğunca onu donatmaktan çok koklayıp aggu gugguhu saçması ile dalga geçeriz.

Çocuk dini bir emir olarak gören papalik afrikada preyzeyfatifi günah ilan edince Afrika nüfusu 10 yılda 2 milyon dan 9 milyona çıktı, çoğu açlıktan kıvranan ödülü resimlerinden bile bırakmadan gerisin geri döndü...
Maddiyat tan bağımsız olarak bu kadar acı verilen
Çocuk net olarak nedir sizler için?


0|0
2|0

Kızlar Ne Diyor 2

  • Hayir ya cocuk birbirini seven iki insanin yapmasi gerektigi aileyi aile yapan nese katan bir bireydir
    Onu güzel yetistirip gurur duyacagin kivama getirdiginde hayirli bir ebeveynsindir
    Ve cocugunla herzaman gurur duyarak mutlu olursun
    Eskiden cocuk özelliklede erkek cocuk güc sayginlik icin yapilirdi
    Cünkü cocuk büyüyünce seni koruycak bakicak
    Ama o cocugu iyi yetistirirsen yapar bunlari

    0|0
    0|0
    • A)"Gerekme " biraz sert değil mi? Seven herkes yapmakla yükümlü müdür?
      B) Ve net olarak aile nedir?
      Kinn seçilimi dahilinde toplumsal olarak birbirini kayıran ve bu şeklide içlerine biraz daha fazla hoşgörü gösterebilen "benzer" kitle? ya da en toplumsal kültürün en küçük empoze merkezi?
      C) son olarak çocuktan beklenen "bize bakması" nin kökeni sence nedir acaba? 1850lere kadar küçük Kuzey Avrupa ülkelerinin kirsallarinda "merhamet tokmağı" yaşlılıktan ötürü mutlu olmak yerine yük olduğunu düşünen ebeveynlerine aile bireylerinden saygı icabında ve iyi niyetle kullanılırdı, peki platonunun dediği gibi uzun yaşama sevdamız bencilligimizden kokleniyorsa bu bencillik kaidesinde "hizmetkar ya da varis" üretmeye ne kadar anlamlı? Üstlik var oluşsal sıkıntılar da cabası, mesela neden buradayım/ yaşıyorum sorusuna aileme bakmak için velilerimce üretildim diyen bir kişi özgür bir insan da olamaz.

      Amacım sıkıştırmak, insani keyiflerin rahatsız edici yan etkileri ile sinir bozmak değil. Teşekrlr

    • Hepsini Göster
    • Sadece çocuk konusundan konuşmuyorum çünkü; eskiden aynı olmadığını iddia ettiğim yaşamaya verilen değer ki platonda güzel yaşamayı bir değer sayar iken yatalak ve uzun yaşamayı lanetlemesi
      Var oluşçu düzlemde aile nasıl işler ve sevdiklerimizi kayırmanın Dünya tarihinde sebep olduğu yıkımlar üzerinden gittim

      Insanlar zaman ile birlikte değişir, her an yeni şeyler kattığınız bir karışım nasıl aynı kalsın?
      Bunun en belirgin örneği geçen yüzyılda queer theory ile birlikte gelişen gender studies olup bir çok yan kol ile genişlemeye devam etmektedir.

      Geniş bağlamda hepsi bağlı, ve üzerinde durulabilecek yeni konular.

    • Insanlar binlerce yil öncede yemek yiyordu simdide yiyor
      Yiyis sekilleri zamanla farklilik gösteriyor ama eylem ve degerler hala ayni

  • Çocuk bir sorumluluktur. Ölünceye kadar olan bir sorumluluk. Sadece neslin devamı üreme olarak görmüyorum. Bir birey, bir hayat olarak bakıyorum. Farkında olmadan yapılan şeylerin bile onun bilincinde derin izler bırakabilir. Bence hayvanlardan ayıran bir diğer nokta bu çocuk yetiştirilirken ortaya çıkıyor. Hayvanlarda yavrularının karınlarını doyuruyor çeşitli temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Bence bir insan için sadece bu temel ihtiyaçlarını karşılamakla "anne" sıfatının altını dolduramaz. Ona doğru ve yanlışı öğretmek bile yeterli değil, doğrunun neden doğru olduğunu, doğruyu neden seçmesi gerektiğini anlatması lazım. Annelik bence her konuda donanımlı olmayı gerektirir. Beyinlerini televizyonla uyuşturmaması gerekir, bence belirli bir yaşa kadar teknolojik aletlerle pek tanışmaması gerekir. Şeker ve tuzla da tanışmaması gerekir diye düşünüyorum. Onu zararlı olabilecek herşeyden uzak tutmak gerekir. Ben genele baktığımda gördüğüm şey şu çocuğa birey olduğunu hissettirilmiyor. En basitinden çocuk bir şeyler anlatmak için adeta debeleniyor annesinin eteğini çekiştiriyor, ama annesi o esnada bir büyükle sohbet ediyor farkında bile olmuyor o anda çocuğun özgüveninden kendini ifade etme becerisini siliyor yavaş yavaş kendi farkında değil halbuki onu dinlese saçma sapan dahi olsa dinlese önemli olduğunu hissettirir ona. Birey olarak hissettirilmemesinin önündeki bir diğer engelde aşırı mükemmellik düşkünü olmaları mesela en basitinden yedirirken ona da bir kaşık verip öğrenmesini sağlamıyor neden? Çünkü döker. Çamurla toprakla oynamasına kızıyor. Çünkü kirlenir. Çocuğu resmen bir biblo gibi durmasını istiyorlar. Halbuki o bir canlı dünyayı yeni keşfeden hayatı yeni yeni öğrenen tüm merakıyla sorularına yanıt arayan bir birey ona dolu dolu bir çocukluk yaşatamıyorlar en çok üzüldüğüm nokta bu. Çünkü insan sadece bir kez çocuk olur.

    0|0
    0|0
    • Olması gereken i iyi kaleme aldın fakat olan ne?
      Yani onun var benim de bir biblom olsun hissiyatı mı götürüyor dünyayı?
      Neden evlenmeye bu düşkünlük?(2 alt başlıkta herkes çocuk demiş cibiniyetsizin biri beni banlamis daha cevap yazamadan)
      Olduk olalı bu furya neden yapılıyor?

    • Evlenmeye düşkünlük tamamen sosyal baskıdan çocuk da bu sosyal baskının bir ürünü gibi geliyor. Yalnız kalmamak için veya yaşlanınca bize bakar mantığı ile dünyaya getiriliyor bence çünkü çoğunluğa baktığımda bu sebepleri görüyorum

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...