Dikkatlice seçilmiş kelimeler birer birer düşüp adımlarının önüne (tıpkı yağmur gibi), işlek caddede yolu göstermekteler. Henüz düne kadar başı boş gezen bu adam, sağır olmuş İstanbul karamsarlığında acelesi varmış gibi davranmakta, atkısı düştükçe toplayıp yürümeye devam etmektedir. Diğer sıradan insancıklar benzeri, sıradanlığını gizlemeye calışıp kendince farklılıklarını iç sesiyle tartışmaktadır. Adımlar hızlanır, zaman yavaşlar, Dönmek için çok geç, devam etme heyecanı içinse çok erkendir.

Ağır çekimde akar hayat bu kış günü. Nereden geldiği belli olmayan bir sessizlik bulanmıştır sokak satıcılarının ifadelerine ve herşeye -tam da o anda- yeniden başlamaya karar vermiş pişman gencin gözlerine. Arka bahçelerde saklanır kediler hikayelerle birlikte. Sokaklar sırılsıklam umutlarla, gidilmeye çalışılan yerlerin özlemleriyle dolup taşar. Evin sıcaklığı gelir bir akla, bir de geçmiş günler.

Başka dünyalar vardır başka rüyalarda. Sahicilikten uzak da olsalar hep bir köşe başında buluşulmak istenir ki beklemek bile pek tatlıdır belirsizlikle birlikte. Birileri izler imkansızlığı, birileri yaşar, pek azıysa dinler. Yarının gelişi yeşil resmedilir bazen, iki gün öncesi mavi, daha öncesi ışıksız.

Her düşen damla bir çiçeğe dönmektedir yine. Madem öyle, neden bu acele?


1|1
1|1

Kızlar Ne Diyor 1

  • Bilmem ki sen bilirsin

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 1

Yükleniyor...