Türkiye'de Yaşayan İnsanların Mutsuz Olmalarına Neden Olan En Büyük İki Sorun: Ekonomi ve Sosyal İlişkiler!

Türkiye'de her 7 insandan 1'i antidepresan ilaç kullanıyor. 18 yaş altı kitlenin 20 milyon civarında olduğu ve 9 milyon kişinin antidepresan ilaç kullanması sebebiyle her 7 kişiden 1'inin antidepresan ilaç kullandığı ortada. Bunun dışında psikolojisi bozuk olup da antidepresan ilaç kullanmayan binlerce insan var. Ben bütün bunların iki nedeni olduğunu düşünüyorum. İlki ve en önemlisi ekonomi, diğeri ise sosyal ilişkiler.

1) Ekonomi

Birçok insan, para olmadan da mutlu olunabileceğini söyler. Para her işte mutluluk getirmez, para olmadan da küçük işlerde mutlu olabiliriz. Fakat unutulmamalıdır ki en büyük geçim kaynağı paradır. İnsan kendisini düşünmese bile en azından çocuklarını düşünmek zorundadır. Giyimi, eğitimi, yemeği ve diğer tüm ihtiyaçları gibi. Bu ihtiyaçların gelire oranla çok düşük seviyede olması şahısların mutsuz olmasına neden oluyor.

A) Türkiye'de ithal ve ihraç edilen gıda ürünlerindeki pahalılık

Karnı aç olan bir insan üstüne giymelik bir hırka satın almak istemez ya da arkadaşlarıyla tatile çıkma fikrine sıcak bakmaz. Temel geçim kaynağı olarak gıda ürünlerinin Türkiye'de gereğinden daha yüksek fiyatlarda satıldığını sizlere anlatacağım.

Kırmızı etin fiyatının zirve yaptığı ülke; Türkiye.

Almanya'da bir öğretmen bir aylık maaşıyla 827 kilogram kırmızı et alabiliyorken, Türkiye'de bir öğretmen bir aylık maaşıyla 58 kilogram kırmızı et alabiliyor. Bir hemşire; bir aylık maaşıyla İngiltere'de 305 kilogram, Avustralya'da 412 kilogram, ABD'de 474 kilogram, Almanya'da 500 kilogram kırmızı et alabiliyor. Türkiye'de ise bir hemşire bir aylık maaşıyla sadece 51 kilogram kırmızı et alabiliyor.

Avusturya'da asgari ücret 1300 avro. Avusturya'da, bonfile etin kilosu 11 avroya denk gelmekte. Türkiye'de asgari ücret 1400 Türk lirası, bonfile etin kilosu 70 Türk lirasına denk gelmekte. Avusturya'da asgari maaş alan bir kimse, bir aylık maaşıyla yaklaşık 120 kilogram bonfile et alabiliyor. Türkiye'de asgari maaş alan bir kimse ise bir aylık maaşıyla sadece 20 kilogram bonfile et alabiliyor. Avusturya'ya kıyasla 5 kat daha az.

Türkiye'nin dünya fındık üretiminde birinci sırada olmasına rağmen diğer ülkelere nazaran daha yüksek fiyatta satılması.

Türkiye dünya fındık üretiminde birinci sıradadır. Fakat fındığın Türkiye'deki fiyatı, Japonya hariç fındığı ithal eden diğer ülkelere nazaran daha fazla. Bunda arz-talep dengesi de belirleyici bir faktör. Meselâ Türkiye, fındığın %25'ini İtalyan çikolata markası olan Nutella'ya satar. Eğer yeterli miktarda fındık satılmazsa Türkiye'de fındık fiyatı düşer, Nutella fiyatı artar. Fındığın hemen hemen çoğu, kâr amaçlı yetiştirilmekte.

B) Vergiler ve kira fiyatları

Ülkede yaşamak için her vatandaş vergi vermek zorundadır. Ayrıca evi olmayıp sıcak bir yuvada yaşamak isteyenlerin de her ay kira parası ödeme zorunluluğu var.

Taşıtlara uygulanan vergi ve mazottaki pahalılık.

2017 yılı, 1-3 yıllık bir otomobil için yıllık ödenecek vergi ortalama 2.800 Türk lirasıdır. 3 yılda toplam 8.400 Türk lirası ödenir. Otomobil 4 yaşına ulaştığında, 6 yaşına kadar her yıl ortalama 2.200 Türk lirası vergi ödenir. Otomobili 6 yıl kadar kullanan bir kimse, 6 yılda sadece otomobil için 12.800 Türk lirası vergi ödemiş olur. Otomobilin yaşı 15 olana kadar fiyatlar yükselir ve 15 yılın sonunda bir otomobil için ortalama 20.340 Türk lirası vergi ödenir. 15'inci yıldan sonra ise vergi fiyatı sabitleşir ve süresiz bir şekilde her yıl ödenmesi gerekir. Ki 2017 yılı benzinin litre fiyatı 5 Türk lirasını aşmış durumda.

Evli ve asgari maaş alan bireylerin kiralık evde yaşama durumu.

2017 yılı için Türkiye'de asgari ücret 1400 Türk lirasıdır. Üniversite diploması ya da nadide bir yeteneği olmayan hemen hemen birçok bireyin aylık kazanacağı maaştır. 2+1 ev kirasının ortalama 700 Türk lirası olduğunu düşünelim. Ki bu bile az ama biraz iyimser olalım bu konuda. Eğer erkeğin hanımı bir işte çalışmıyorsa ki bu durum Türkiye'de oldukça yaygın, geriye 800 Türk lirası kalıyor. Eğer bebek varsa zaten bebeğe gidecek masraflar bir ayda 500 Türk lirasını aşıyor. Evin barınması, faturalar ve diğer ihtiyaçlarla beraber bütçe 1400 Türk lirasını fazlasıyla aşıyor. Ki bunlar sadece ihtiyaçlar. Tatil, eğlence, giyim ve diğer ihtiyaç ve sosyal aktiviteleri hesaba katmadım bile.

Buraya kadar paranın ne kadar önemli olduğunu az çok anladığınızı umuyorum. Ekonomi sıkıntılar, kişileri kredi çekmeye zorluyor. Özellikle 2012 yılı ''Gezi Parkı Olayı''ndan sonra bankalar faizleri %12'ye çıkardı. Bu da kredi çekenlere büyük bir zorluk yarattı. Kredisini ödemek için başka bankadan kredi çekenler var. Yukarıda yazdıklarım sadece örneklendirme amaçlıdır. Örnek vermemdeki amaç uzaktan baktığınızda zannedildiği kadar kolay olmadığını anlamanız içindir. Kaldı ki bunun faturaları, eğitim ücretleri, düğün masrafları, ev eşyası fiyatları, elektronik cihaz fiyatları gibi daha yüzlerce örneği var. Şimdi, bu şartlar altında normal seviyede maaş alan bir kimsenin mutlu olmasını bekleyebilir misiniz?

2) Sosyal İlişkiler

Aslında bu konu çok geniş. Ben Türkiye'de en yaygın olanları ele alacağım. Bir kimsenin mutluluğu elbette çevreyle de orantılıdır. Burada eğitimi baz almadım çünkü Türkiye'de ilim yönünden zenginleşmekten ziyade genelde kariyerde yükselip daha fazla gelir elde etmek istenmesiyle üniversite okuyup yüksek lisans yapıldığı için bu durum zaten ekonomiyi ilgilendirmekte.

A) Aile bireylerinin çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratmasına neden olacak davranışları

Bu daha çok genç yaştaki bireyleri ilgilendiren bir durum. Belki vergi, kira ödemiyorsunuz ama çevrenizde olup bitenler sizi epey hırpalamış olabilir. Bunun temelinde ailenin olumsuz davranışları vardır.

Çocukların yanında tartışmak ve kavga etmek.

Çiftlerin çocuğu yanında tartışması, çocuğunun psikolojisi için oldukça tehlikelidir. Sürekli tartışma ve kavga gürültü olan bir evde çiftlerden ziyade çocuklar etkilenir. Bu durum, hayattan zevk almasını önler. Çocuklar artık evi sevmez ve tartışmaları duymamak için evin dışarısını daha çok sevmeye başlar. Çeşitli arkadaşlıklar edinir ve birçoğu yanlış yola sapabilir. Yanlış yola yapmasına ışık tutan çocukların da bu tür ailelerden gelen psikolojisi bozuk çocuklar olduğunu unutmamak gerekir.

Başarılı olması için çocuğu sürekli zorlamak.

Türkiye'deki ailelerin çoğu çocuklarına başta doktor olmak üzere; avukat, hakim, savcı, öğretmen, futbolcu gibi mesleklere yönelmesi için baskı yapıyor. Bu sebeple ilkokul karnesindeki bir zayıf notu büyük bir sorun hâline getiriyor ve çocuklara ceza veriyorlar. Oysa bu çok yanlış. İlkokul, okul eğitiminin ilk basamağıdır. Bu aşamada kişinin geleceğini tahmin etmek çok güçtür. Eğitimde ilerleyen çocuk, hayalinde olan okula gidemediği zaman kendisini suçlu hisseder. Neden ? Çünkü ailesinin isteklerini yerine getiremediği için. Oysa bu kişinin kendi hayatı. Burada aileler çocuklarını çeşitli kurslara gönderip yeteneklerini keşfetmeleri, ondan sonra da yetenekleri yönünde çocuklarına tavsiyelerde bulunması gerekir. Yer altı kaynakları bakımından zengin olan bir ülke bu durumdan habersizse ya da onu çıkarıp işleyecek potansiyeli yoksa bunun bir anlamı kalır mı ?

B) Yaş ilerledikçe artan beğenilme arzusu ve aşk ilişkileri

İnsanoğlunu insan yapan yapıtlardan biri de şüphesiz ki elinde olmadan gelişen duygularıdır. Özellikle ergenlik çağına ulaşan bireylerde hormonlar tavan yapar. Beğenilme arzusu gelişir. Dış görünüşlerine daha çok dikkat eder ve sevmek ve sevilmek isterler. Aşk acısının ne kadar büyük ve derin olduğunu sizlere anlatmam için Divan'dan, Servet-i Fünûn'dan şiir örnekleri vermeme gerek yok herhâlde. Az çok siz de bu duygulara kapılmışsınızdır. Bu sebeple küçük bir hoşlantının bile insanın ruh hâlini nasıl değiştirdiği az çok biliyorsunuzdur.

Aşk ilişkilerinde kızlara yapılan baskılar.

Türkiye, tam olmasa da ataerkil zihniyetten kalıntılar taşıyor. Bu sebeple kız çocukları üzerine daha çok duruluyor. Sevmek sanki suçmuş ya da sadece erkeklere has bir şeymiş gibi baskı yapılması, kız çocuklarının artık saman altından su yürütmeye başlamalarına neden oluyor. Hahatın sorumluluklarının farkına varamamış bu toy kızlar, kötü yola sapmalarından dolayı da rencide ediliyor. Her şeyden önce sevginin kontrol altında tutulması gerekir. Yakalanma korkusuyla duygularını gizli yaşamaya devam edenler, toylukları sebebiyle en büyük zararı kendilerine veriyor. Eminim ki, Türkiye'deki 18-30 yaş arası hanımların mutsuz olmalarının büyük bir çoğunluğu aşk ilişkileri yüzündendir.

C) Toplumsal bozuklukların ahlaki değerlere zarar vermesi

Buraya kadar hep kendi sorunlarımızla ilgilendik. Keşke çekilen sıkıntılar sadece bunlarla sınırlı kalsaydı. Fakat bir de hiç tanımadığımız insanlardan gelen zararlar var. Tecavüz, hırsızlık, cinayet, iftira, haksızlık, zülum, şiddet ve daha yüzlercesi. İnsan, hayatta etkin bir rol oynadığı için bunlarla karşılaşabiliyor. Annesi trafikte bir sarhoş tarafından öldürülen çocuğun feryadı? Askerliğin araya girmesi ve sonrasında iş sorununun gelmesiyle erkeklerin evlenememe isyanı? O kadar çok örnek var ki, yazsak Bence'nin müsaade ettiği karakter sınırının çok ötesine geçmiş oluruz.

Toplum içinde bu kadar sorunla karşılaşan bir bireyin mutlu olma ihtimali var mı? Ahlak bozulmuş ve insanlık ölmüşse kim kurtaracak üzüntüden mahvolmuş psikolojinizi? Üzgünüm ama bu hayatın gerçeği. Bunların hepsini erkenden bilip geleceğinizi ona göre plânlamalısınız. Hiçbir şeyin, sizin mutluluğunuzdan daha önemli olmasına izin vermeyin. Kötü iş yapan insanlar aslında mutsuz insanlardır. Hayattan beklediklerini alamayan insanlardır. Yoksa hiçbir çocuk; ileride tecavüzcü, cinayetçi, hırsız bir kimse olacağını hayal etmez.

Teselli edecekse bütün bunlar dünyanın her yerinde yaşanıyor, sadece Türkiye'de değil. Yukarıda bahsettiklerim büyük sorunların temel kaynağıdır. Bunların hâlledilmesi sonucu, geriye kalan ömrünüzü mutlu bir şekilde gerçekleştireceğiniz anlamına gelmez. Üzgünüm ama her günün mutlu ve neşeli geçeceği yerin sadece cennet olduğu vaat edilir. Bu sebeple burada kaldığınız sürece, yaşadığınız ortamı kavrayın ve ayak uydurun! Yaşadığınız ülkeyi ve o ülkede yaşayan insanların hâlini bilin ve ona göre şükredin.


6|6
4773

En İyi Kız Görüşü

  • Çok haklısın yakında kanser oluruz biz bu stresle zaten

    0|0
    0|0

En İyi Erkek Görüşü

Senin görüşün nedir?

Kızlar Ne Diyor 46

  • bence sebep Eğitim SİSTEM...

    1|0
    0|2
  • Güzel bir konu doğru yazılmış bir bence..

    0|0
    0|0
  • Güzel yazmışsın, eline sağlık.

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık.
    Şartlar zor gerçekten. :/

    0|0
    0|0
  • Çok çok güzel yazmışsın. Duygulandım bile okuyunca, acıdım halimize.

    Emeğine sağlık. Umarım ilerde daha normal bir ülke oluruz.

    0|1
    0|0
  • Bence : EKONOMI

    Toplumsal bozuklukların ahlaki değerlere zarar vermesi
    Aşk ilişkilerinde kızlara yapılan baskılar.
    Vergiler ve kira fiyatları
    Türkiye'de ithal ve ihraç edilen gıda ürünlerindeki pahalılık

    0|1
    0|0
  • Guzel olmus..

    0|0
    0|0
  • Kaynanam

    Mutsuz olma sebebi.

    0|0
    0|0
  • Emeğinize sağlık

    0|0
    0|0
  • Güzel eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Sosyal ilişkiler gerçekten çok etkiliyor insanın hayatını

    0|0
    0|0
  • Bence en büyüğü eğitim sistemi

    0|0
    0|0
  • Türkiye'de yaşıyorum ve çok mutluyum

    0|0
    0|0
  • Aile baskısı ders çalışma baskısı gizliden sevgililik bunlarıbunlarin düzeltilmesi gerekir toplum olarak.

    0|0
    0|0
  • Eğitim sistemi de bu konuya dahil

    0|0
    0|0
  • Doğru ve yerinde bir bence olmuş.

    Ellerine sağlık

    0|0
    0|0
  • Ekonomik konu bir şekilde halledilir de sosyal durum bu ülkede çok sıkıntılı olmaya başladı. Kimsede saygı yok vs.

    0|0
    0|0
  • Ekonami dururum cok cok iyi ama ben asiri mutsuzum ne olacak

    0|0
    0|0
  • Bence bizler ölelim ya da Türkiye'yi terkedelim.

    0|0
    0|0
  • Aynen öyle maalesef

    0|0
    0|0
  • Kızlar Devam
    26

Erkekler Ne Diyor 72

  • Tüm sorunların başında maddiyat ve gelir dağılımındaki adaletsizlik var.

    1|1
    0|0
  • ekonomik sorun en büyük sorun

    0|1
    0|0
  • Devlet için millet değil , millet icin devlet anlayışı ne zaman oturursa bu insanın zihnine o zaman kimse kazıklanmaz ve iyi
    bir gelire sahip olur. Geliri düşük toplumlarda her zaman orta ve alt tabaka yukarıya çıkmak için surekli bir atak halinde olur pijliğin ve karşısındakini sömürmek için fikirler arar. Piyasamız etten benzine kadar bu kafada ki insanlar tarafından idare ediliyor. Hırsız devlet modeli gibi diyebiliriz buna. Kaşık ve kepçe olayı. Daha dün memura yapılmak istenen zam oranı gibi. Enflasyon 9 olmuş bakan denen kadın 6 veriyor.. bu bile ne kadar hırsız ne kadar aciz toplum seviyesi olduğunun bariz güncel göstergesidir.

    0|0
    0|0
  • Öyle deme ehonomi çoh eyi..

    0|0
    0|0
  • vatandaşı olmasak komik ülke. şu an ülkedeki en büyük orun işsizlik. sonrasında ise insanların geleceğe ilişkin hayallerinin, planlarının olmaması ya da basit düzeyde kalması.
    ülke olarak derinliğimiz yok.
    bunu izlenen diziler, filmler ve programlardan bile anlamak zor değil.

    0|0
    0|0
  • sorun babasının evinde başlar, sosyal çevrede büytür ve evlenince de kendi evinde onu uygular. Çözüm de aynı şekildedir.
    Parayla mutlu olacağını sanan insanlar var. Ben bile geçen sene 30 bin dolar maaş alıyordum. Şimdi 15 bin dolar alıyorum sadece. ki ben hala hayat kalitemden bir şey düşürmedim.
    6 ayda bir hala araba değiştiriyorum, hala canım sıkıldıkça Rusya'ya Kıbrıs'a Azerbaycan'a falan gidiyorum hafta sonları. Bir de üzerine 2 bin lira da köşeye atıyorum.
    Para mutluluk kaynağı asla olmamıştır. Para asla yetmez, bunu anladım ben. Asla insanlar için para bir amaç ve ya araç değildir.
    Öncelikle bizim bunu anlamamız lazım, sonra da nasıl insan olmamız gerektiğini anlamalıyız.
    Bugün parkta çekirdek çitledim, sokak köpeği sevdim bir de çaycıdan çay aldım. Maldivler'de gezmekten daha mutlu oldum.

    0|0
    0|0
    • Mâdem ki para mutluluk getirmiyor, o halde parayi bize verin birde biz deneyelim

    • @SkyScaler paranın azı çoğu olmaz. Olsaydı Sabancı bu kadar para yeter derdi ve işi bırakırdı. İnsan hayatını devam ettirmek için kirasını, faturasını karşılar yeter. Bazılarımız 2.000 lşra alır ama ayda100 lira anca kendine harcar

  • kesinlikle hepsi çok doğru. işte biz böyle bir ülkede yaşıyoruz dersek hakaret olur yaşamaya çalışıyoruz.

    0|1
    0|0
  • Bana karşı önyargılı olmasalar mutlu olabilirlerdi. Bence en büyük sebebi önyargılar. İnanç da mutlu eder Allaha şükür mutluyum ^^^

    0|0
    0|0
  • Okuyunca ben neredeyim dedim...

    0|1
    0|0
  • Gerçekten bunların hepsi çok doğru.
    Sözde ekonomi büyüyor bir de. Her şey pahalı nerde büyüyor.

    Bir de bizim ülkede özgürlüklerin kısıtlı olduğu ve adalet olmadığı için çok sıkıntı yaşıyoruz.

    0|1
    0|0
  • Güzel eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Kısaca cehalet.

    0|0
    0|0
  • Bilgilendirici bir yazı olmuş +1

    0|0
    0|0
  • Güzel noktalara değinmişsin eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Ekonomi ve sosyal! Hangisi? Zaten ikisini birbirine karıştırmaya başladığımızda çoçuk oldu

    0|0
    0|0
  • Herkes gergin yaşıyor artık, yarına çıkacağımız belli değil.

    0|0
    0|0
  • Ellerine sağlık doğru tespitler. Ekonomi baş unsur maalesef, hepimizin başında :(

    0|1
    0|0
  • Ülkemi her haliyle seviyorum.

    0|1
    0|0
  • Sadece ülkemizin değil kapitalizmin yerleştiği tüm ülkelerin problemleri.

    0|1
    0|0
  • Sosyal iliskiler yüzde doksan önemli rol oynuyor

    0|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    52
Yükleniyor...