İnsanlara Yaklaşım Yöntemlerimizden Biri: Fizikselci Yaklaşım

Kur, insanda da vardır fakat daha komplex ve daha fazla ve farklı adaptasyonlar ile...

İnsan ilişkilerini yaratan karşılıklı yaklaşımlar genelde şöyle olur: Önce karşımızdakinin bedenini yani dış kısmını görürüz bu kafamızda bir şeyler yaratır ya da yaratmaz ve ilk öngörüler burada oluşur ya da oluşmaz. Fakat bu evre o ilişkiyi etkiler. Daha sonra ise kişi ile sözlü iletişime geçer veya geçmeyiz. Fakat benim ilgimi çeken nokta: ilk yönelim yöntemimiz. Vücudun düşüncelere etkisi yok sayılabilecek kadar küçükse eğer, o zaman insanları sadece düşünce fikir ve davranışları ile varlık sayabilmemiz mümkün. Ve eğer öyleyse o zaman karşımızdakine gözlerimiz bağlı yönelebilmeli ve iletişime geçebilmeliyiz.

Buradan 2 sorun (!) çıkar

Biri evrimsel zamanda tek birey yaşamında meydana getirilen ve öğrenmenin kumulatifliği ile biriken ön yargıdır ve yaşamımızda tehlikeleri azaltır 1. Sorun ön yargılarımızı kullanamamamız olur.

2.sı ise daha çok bir toplumsal adaptasyon olan karşımızdaki bize eş olabilme potansiyelli bireyin sağlıklı olup olmadığını görmemizdir. Çünkü her hayvanın amacı kendi genlerini en iyi yayabilme potansiyelinde bir yavru oluşturmaktır.

İlk paragraf sonunda ne yapmamız gerektiğini ortaya koyarken 2 sorunla karşılaştık. Bu sorunlarda bahsi edilenler evrimsel süreçte kazanılan adaptasyonlardır ve davranışsaldır, bir kısmı öğrenilirken bir kısmı ise doğuştan gelir. Bu sorunlar var oldukça karşımızdaki kişiye saydam bir sevgi ile yaklaşabilmemiz mümkün müdür? Hangimiz bu şekilde yapılacak bir eşleşmeyi kabul eder? Eğer etmiyorsak sevgimizde çıkar vardır diyebilir miyiz? Evrimsel, soyun devamı gibi bir çıkar...


0|0
3|2

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 3

  • 1ay

    Acikcasi ilginc bir acidan bakilarak tasarlanmis akici bir yazi , emegine saglik.
    Karsi cinse ; materyal, madde , tepkisiz somut bir varlik olarak sadece dis gorunus uzerinden degerlendirme yapilmasi cok dar cikarimlara mahal verir. O da duygulari , dusunceleri , karakteri , hisleri , sezgileri , akli olan etten , kemikten bir insan..
    Evrim yonunden bu onyargilarin olmamasi ve saglikli olani secme durumu kusak surdurulebilirligi bakimindan elzem parametrelerdir. Fakat boyle bir eslesme mecburiyet , zorundalik barindirdigi icin uygun degil ; iletisim , davranislar, enerji almak , cekim , fikirleri sorgulama gibi insani degerlerlerden eksik bir tutum olur.

    0|0
    0|0
    • 1ay

      Peki ne dersin, insanlar zaman icerisinde soyun devami icin cabalama gibi bir relikt davranisi artik geride birakabilirler mi? Ve boyle olursa artik es seciminde beden isin disina atilabilir mi sence de? Yani eger oyle olursa boyle bir eslesme hem mumkun olacak hemde zorundaliktan degil de insanin kendi tercihi yonelme bicimi olacaktır.

  • 1ay

    bende mi sorun var? anlamadım

    0|0
    0|0
    • 1ay

      Bizde, belki evet belki hayir. Sence bizde bir sorun mu var gercekten... yoksa gozlemim mi hatali 😊

    • Hepsini Göster
    • 1ay

      Şöyle: insan da her canli gibi en verimli soyunu yaratma cabasi icerisindedir fakat toplumun bazi bireyleri cocuk yapmayi reddeder. Bazıları ise oldukça çok çocuk yaparak cocuklarin hayatta kalma sansini azaltsa da bu davranislarinda diretirken genlerini en genis alana yayarlar. Bu toplumdaki celiskidir. Bazi fertleri soyunun devamini onemsemez iken (yani her canlinin yapmasi icgudusel ve dogal olan seyi yapmazlarken) bir kismi ise en asiri sekilde bunu yapar. Bu noktada 2 ayri davranis vardir bu insan populasyonunda. Ve bu dengesizlik yani toplumun homojen (maddenin sivi icinde esit dağıldığı hal ki ben bunu burada suna benzetiyorum, cocuk yapmayan aileler A maddesi ve yapanlar B maddesi olsun. A ve B toplum icerisinde esit dagilmamistir. Oyleyse sıvı dengesizlik gosterir.) olmamasi siviyi hareket etmeye yani durumunu degistirmeye zorlar. Yani zitliklar ic ice bulunarak ortak yol bulmaya xammanla giderler. ya da bu zitliklardan biri galip gelirse o galip gelen davranis yukselirken

    • 1ay

      Digeri coker. Yani zitliklarin birligi ki bu durumda celiskiler ic iceyken gelisme yasanir. Mesela bir insan A konusunda kendi icinde celisiyorsa o kisi A konusunda düşünür, bilgi alir ve daha az celiskili daha dengede yani evrenle daha uyumlu bir yapi ortaya koyarak celiskiyi giderir. Bu sivilarda akma ozelligi, evrenin sicakliginda 0°Kelvin e yaklasma ya da cisimde eylemsizlik olarak da karsimiza çıkar. Diye dusundum buraya vardim 😀

  • 1ay

    Güzel😊

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 2

  • 1ay

    elimi daha tanımadığı anda gücünü gösterircesine sıkanlara hep daha sert tutumuşumdur

    0|1
    0|0
  • 1ay

    Bu yaklaşım türü yararlı bir yaklaşım türü.

    0|1
    0|0
Yükleniyor...