Annelere, Babalara, Öğretmenlere ve Topluma…

Toplumların gelişmişliği çocukların eğitimi ile şekillenir. Tek bir cümle ile toplumların gelişmesini verebilsek bile bunun gerçekleşmesi için birçok adım atılması gerektiğini bilmek lazım.

Toplumların ahlaki, bilimsel, ekonomik gelişimleri için bireysel olarak kendini geliştirmiş insanların öncülük etmesi ve topluma bu sorunun farkına varması için gayret etmesi gerekmektedir.

İnsanlar çocukluklarından itibaren değiştirilmeye, dönüştürülmeye maruz kalırlar.

Enerjik yerinde duramayan çocuklar okula gönderilerek “Sus! Konuşma! Koşturma!” gibi sert emirlerle karşılaşıp üzerlerinde bulunan enerjiyi atamaz hale gelirler ki bu halde olan çocuğun dikkatini eğitime vermesi mümkün değildir.

Her çocuğun odaklanma sorunu vardır, bu sorun varken birde buna ilave olarak enerjisini atamamış bir çocuk haline getirildiğinde verilen eğitime kendini hiç veremez bir çocuğa dönüşecektir.

Biz bir toplumuz ve bizim yetiştirdiğimiz çocuklar bir sonraki toplumu oluşturacaktır, gelecek olan toplum mazeretsiz biçimde bizim eserimiz olacaktır. Burada en büyük sorumluluk dünyanın en kutsal mesleğini icra eden öğretmenlerimize düşmekte.

Öğretmenler çocukları inşa eder, çocuklar gelecek olan toplumu.

Bizler çocuğumuz için hangi eğitimi talep ediyoruz?


Aldığımız eğitimden kaynaklı kendi çocuğumuz için para kazanacağı bir eğitimi talep ediyoruz.
Daha çok dil bilmesini değişik kültürlere nüfus etmesi için değil, iş hayatında rakiplerinin önünde olması için talep ediyoruz hatta adı bilinen okullara eğitim kalitesi için değil öz geçmişini yazarken okulun adının avantaj sağlaması için gönderiyoruz.

Kendimize kızmamızın bir manası yok çünkü bizim aldığımız eğitim ve öğretiler ile bizim bunları talep ediyor olmamız kaçınılmazdı

Çocuklar anlatılan bir eşyayı ya da kişiyi görmeden idrak edemez ya da kalıcı bir bilgi olarak hafızalarına yerleştiremezler, top yuvarlaktır ve atınca yerde seker demeniz daha önce top görmemiş bir çocuk için ilgi çekici olmadığı gibi akılda tutulması gereken bir şey de değildir. Öğretmenlerimizin bu anlatım yerine eline bir top alarak yerde sektirerek topu anlatması çok daha olumlu neticeler verecektir.

Bizim büyüklerimiz şu an içinde yaşadığımız toplumun mimarıdır

Bizler gelecek olan toplumun mimarı olacağız. Bugün yaşadığımız toplumsal sorunların ve ahlaki bozuklukların temelinde büyüklerimiz suçludur ancak suçu geçmişe atmak bir çözüm yöntemi olarak görülmemelidir.

Hatırlarsınız ki büyüklerimiz eskiden öğretmene bizim için “eti senin kemiği benim” derler ve öğretmenin bize tokat atmasını bile ailemize şikayet edemezdik. Bu gibi hatalı durumların gelecek nesilde ters reaksiyonlar vereceğini bilmek son derece önemlidir. Bugün “eti senin kemiği benim” dönemini yaşayan insanlar çocuklarının öğretmenleri için “fazla ödev veriyor” şikayetlerinde okula gidip öğretmenlere çıkışıyor, artık eti benim kemiği senin değil diyerek doğruyu yapıyor. Doğruyu yapıyor ama hatalı bir eğitim aldığı için bu sefer bir çocuğun bir eğitimci hakkında düşüncelerine göre öğretmenini bile değiştirecek hale geliyor.

Bu toplumu değiştiremezsiniz!
Gelecek toplumu değiştirebilir ve değişim sırasında içlerinde onlara ayak uydurabilirsiniz.

Bunun mimarı elbette öğretmenler olacaktır

Tüm toplumu değiştirmek gibi fantezilere dalmak yerine gelecek olan nesli yetiştiren öğretmenleri daha bilimsel metotlarda eğitip, öğretmenliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu öğretmektir.
Öğretmenlerin eğitimi ise o toplumun birey olarak kendisini geliştirmiş aydınlarının görevidir.

Ülkemizde siyasetçilerin aldıkları maaş, güvenlik güçlerinin aldıkları maaş ile geleceği inşa eden öğretmenlerimizin aldığı maaşla kıyas edilirse hep söylediğimiz “Vatanımı düşünüyorum, Çocuğumun geleceğini düşünüyorum, Toplumun gelişimini düşünüyorum” gibi güzel sözlerin bir yalandan ibaret olduğunu bilmemiz lazım.

Öğretmenleri olması gerektiği gibi eğitemez ve onlara maddi manevi gerekli destekleri veremezseniz üzerlerine bu büyük sorumluluğu yüklemeniz çok zordur. Yeni mezun öğretmenlerin idealist olduğunu biliriz ancak zaman geçtikçe idealleri yerine yaşam kavgası önemli hale geldiğinden ve hatalı eğitim sistemi ile başarılı sonuçlar elde edemediğinden idealist öğretmen durumundan emekli olayımda kurtulayım duruma geçer.

Bizim öğretmenlere davranışımız ve maddi olarak desteklememiz onlara öğretmenliğin ne kadar kutsal olduğunu ve kendisinden neler beklendiği konusunda çok etkili olacaktır.

şu an yaptığımız şey ise üzerlerine birçok sorumluluk yükleyip, ayın sonunu zor getiren öğretmenlere tüm zorluklarını unut ve kendi çocuğunun geçim derdini unutup benim çocuğum için hatta tüm toplum için varınla yoğunla çalış.

Gelecek toplum, benim geçmiş topluma yaptığım eleştirileri bize yapacaktır ve böyle giderse hakkımızda hiç iyi şeyler söylemeyeceklerdir.

Kamu ve oyunu ayrı ayrı buselerim. Neden okunmayacak ve insanların önemsemeyeceği hatta beni popüler yapmayacak konularda yazdığım benim sırrım olsun.


0|0
1|0

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 1

  • 1ay

    Cok güzel bir konuya parmak basilmis. Tebrik ederim!

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Kendi cinsiyetinde ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...