Oyuncaklar Hayal Gücü Katilidir!

Doksanlı yılların çocuklarının pek oyuncağı olmamıştır. Efendim, biz genel olarak sokak kültürü ile büyüyen son nesildik sanırım. Öyle şimdilerin incikli boncuklu oyuncaklarımız yoktu. Var olan oyuncakların da paraları baya cep yaktığı için aileler çocukların pek oyuncak alamazdı.

90'ların oyuncakları

Benim en sevdiğim oyuncaklarım tasolarımdı

Ütmek diye bir tabir vardı mesela. Arkadaşınla yarışıp onun tasolarını kazanırsın tasolarına taso eklersin. Hala saklarım hepsini.

Bir diğer eğlencemiz de bilyelerdi

Adimin bir kavanoz dolusu bilyeleri vardı. Ben kızım diye bana dokundurtmazdı ama arada çalıp kaçtığım çok olmuştur.

Ve en önemli oyuncağımız tetris

Bunun için abimle az kavga etmemiştik. En sonunda babam sırf kedi köpek gibi kapışmalarımız yüzünden sobaya atmıştı. Bunların dışında kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. Çamurdan tencereler tavalar, çevreden toplanan otlardan yemekler, naylon poşetten uçurtmalar ve daha niceleri..

Şimdilerde odalar oyuncak kusar oldu

O zamanlar, oyuncak denilen şey dediğim gibi öyle zırt pırt, her istediğin an alınıp eline verilmezdi.
Televizyonda reklamını gördüğüm yeni bir Barbie’nin hayaliyle günlerce anneme zırladığımı bilirim. Sonunda o oyuncak alındığında dünyalar benim olmuş gibi sevindiğimi ve aylarca hatta yıllarca o sarı saçlı Barbie'yi elimden düşürmediğimi hatırlıyorum.

Biz zamanında tek oyuncakla mutlu olduk ya, şimdiki aileler çocukları “ daha mutlu” olsun diye aldıkça alıyor ve sonunun olmadığını bildikleri halde duymamazlıktan gelip çocuklarına oyuncak almaya devam ediyor.

Geçen gün kuzenimle evcilik oynarken, özellikle odasında oynamak istemedi. Salonun ortasında sanal bir mutfak olduğunu farz edip, hayali tencerelerinde bana yemek pişirdi.

Odasında neden oynamadı ilk önce anlamadım sonuçta orada hem mutfağı hem de tencere takımları vardı.

Kendisine sorduğum da öğrendim ki, her şey hazır olduğu ve onu yönlendirdiği için hayal kurmasına engel olduğunu düşündüğünden odasındaki o oyuncak yığınından kaçıyormuş. Hazır mutfak yerine kendi tasarladığı hayali mutfakta oynamak istiyormuş.

Aslında aileler iyilik yaptık zannederken çocuklarının hayal gücünün katili oluyor. Önlerine her şeyi koyup, aslında yeteneklerini köreltiyorlar. Bu da çocuğun mutsuz olmasının başlıca nedeni haline geliyor.

Velhasıl kelam, çocukları oyuncak dolu odalara hapsedip hayal güçlerini katledeceğimize, bence onların zihinlerini özgür bırakalım ki kendilerine yeni odalar, yeni oyunlar tasarlayabilsinler.


2|2
3|4

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 4

  • 2ay

    Ayni donemin cocuguyuz bilirim canim

    1|0
    0|0
  • 2ay

    90'lar candı

    1|0
    0|0
  • 2ay

    Ey gidi günler.

    1|1
    0|0
  • 2ay

    Geçenki sorunda da etkileyici olduğunu söylemiştim zaten, bunu Bence'n ile daha bir güzelleştirmişsin. Biz alamazdık evet ama el emeği göz nuru oyuncaklarımız olurdu. Tahtadan traktörüm vardı, tekerleri lastik ayakkabıdan yapılmış. Okurken hem eğlendim hem de duygulandım. Çok masum bir Bence, emeğine sağlık :)

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 3

  • 1ay

    Inanamıyorum 🙈🙈😍 çocukluğumu hatırladım yaa bunları görünce.. Nasıl da unutmuşum hele o tasolar😢 duygulandım yaa

    1|0
    0|0
  • 2ay

    Güzel paylaşım, emegine sağlık

    0|0
    0|0
  • 2ay

    Güzel olmuş.

    1|0
    0|0
Yükleniyor...