Kapat

Hayattan Daha Gerçek Olan, Hayata Dair Hikayelerdir

Hayat dediğiniz karşınıza her gün bambaşka olaylarla çıkar. Bazen mutlu eder, bazen mutsuz. Bazen de sohbet ederken karşımızdakine,

Bana hikaye anlatma!

deriz. Oysa bırakın herkes sizlere hikaye anlatsın. Çünkü hayattan daha gerçek bir şey varsa o da hikayelerdir. Nasıl mı? Başlayalım...

Basit bir adamın küçük bir hikayesi

O gün hava erkenden kararmıştı. Yağmurun yağmaya niyetlenmesiyle bulutların karanlık yüzlerine açığa çıkarması mıydı sebep yoksa benim umutsuz bedenimin karanlığı güneşin yüzünü mü örtmüştü bilemedim. Ekim ayında kaldırım taşlarının bu denli soğumuş olması da garip geliyordu bana. 4-5 yıl önce aldığım yazdan kalma ince ayakkabılarımın tabanı fazlasıyla erimişti. Üstelik bu kadar ince olduklarından soğuk, topuklarımdan tüm bedenime yayılıyordu.

Yumuşak adımlarla evimin önüne kadar yürüdüm. Tam kapının önüne geldiğimde, apartmanın ferforje kapısının aralığından simsiyah tüyleri, parlak gözleri, olan bir kedi ağzında bir nesne fırlayıverdi. kedinin ani hareketi benim de ürpermeme sebep olduğundan kendimi refleks ile geriye attım. Kalp atışlarım hızlanmış, nabzım artmıştı. Neyseki bu durum bir kaç saniye sonra sonra erdi. Cebimden bin bir güçlükle anahtarımı çıkarıp kapının anahtar deliğine yerleştirdim. Bir kaç kez sağa-sola çevirmeme rağmen kapı açılmamakta direniyordu.

Tam kızmaya başlamıştım ki kilit direnmekten vazgeçti, anahtar rahatlayarak kendi etrafında bir tur attı ve kapı açıldı. İçeri girdiğinde üzerindeki ceketi bir çırpıda çıkarıp ikili koltuğun üzerine savurdu. Sonra sabah evden çıkmadan önce kitaplığın yanında duran sandalyenin üzerine bıraktığı eşofmanlarını eline aldı, soyunarak hızla onları üzerine geçirdi. Arkasından acelesi varmış gibi mutfağa gidip bir fincan sallama çay yapıp, sigara ve kül tablasını da yanına alıp odadaki tekli koltuğuna kendini bıraktı. Hemen sağ tarafında bulunan kitabı eline aldı.

Jean Paul Sartre-Yaşama Uğraşı

Kitabın ortasında kaldığı yerden devam etmeye başladı. Adeta soluksuz bir şekilde kitabı okurken yüzü de şekilden şekle giriyordu. Bir şeyler oluyordu ruhunun derinliklerinde. Kalbi ve mantığı bu kitabı okurken büyük bir savaş veriyorlardı birbirlerine karşı. Bu savaşı her defasında kalbi kazanıyordu. Kalbi kazandıkça canı daha çok acıyordu. İşte Sartre ve Simone de Beauvoir arasındaki aşk gibi esaslı bir aşk hissediyordu kalbi Onun için.

Canının bir anda çok fazla acıdığını hissetti. Kalbine bir ok saplanmış ceylan misali gözlerini kıstı, kitabı okumaya devam etmeye çalıştı. Tam başaracağını düşündüğü sırada,

Bir damla yaş kitabın eski, sararmış, saman sayfalarını ıslattı.

20 yıldır büyük bir umutla beklediği kadın, bir sonbahar akşamı adamın gözyaşlarının ıslattığı sarı sayfalarda yaşayacaktı. Camını bir yağmur damlası tıklattı. Ve bir söz düştü aklına gökyüzünden.

Aşkı büyük gösteren onların hikayeleridir.

#GerçekHayatHikayelerdeGizlidir.


1|1
2|0

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder
Sponsorlu

Kızlar Ne Diyor 2

Sponsorlu

Erkekler Ne Diyor 0

Kendi cinsiyetinde ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...