Türkiye'de Gurbetçi Olmak

Türkiye'de yaşayanlar, nedense Avrupanın hangi ülkesinde yaşarsa yaşasın, insanlarımız için “Almancı” deyimini kullanıyorlar. Bu deyim eski zamanlarda “Almanyalı” olarak kullanılırdı. Kafalardaki tipik “Almanyalı” da üzerinde yanda tüyü olan fötr şapkalı, elinde radyolu kasetçaları ve vücudunuz bir kaç boy büyük gelen takım elbiseli bir tip olarak bilinirdi. Bunlar genelde Mercedes, Ford Granada, Taunus, Opel Kadet veya Ford minibüslere binerdi. Ve neler neler...

Gurbetçilerin 10 özelliğini burada paylaşıyım dedim :-) Yorumlarınızı şimdiden merak ediyorum, gurbetçi arkadaşlarım da bir eksiğim varsa buraya yazabilir :)

1. Türkçeyi bozuk konuşur.

Şahane modern görünümlü bir kız da olsa Türkçeyi anne babasından öğrendiği şekilde kırsal bir şiveye Almanca sözcükler karıştırarak konuşur."Anavatanım benim" der ama Türkiyede hiçbir şeyini beğenmeyip sürekli eleştirir. Almanya'dayken "Vatan hasreti, gurbetçilik " gibi kavramlarla "müslüman babacılık" oynayan bu tiplerimiz, Türkiye'deki sohbertlerde genelde "Bizim Almanya'da şöyle olur şöyle güzel olur" diye ahkam keserler.

2. Türkiye'nin neresinde olursa olsun dikkat çekerler.

Evet, biz gurbetçiler anlayamasak da yabancı ülkeden geldiğimizi belli ediyoruz. Acaba duruşumuzdan mı, giydiğimiz kıyafetlerden mi kaynaklanıyor bilemeyiz. Bize gayet normal gelse de karşımızdaki insan hemen anlayabiliyor.

3. Çok saf olurlar insanlara çabucak güvenirler.

Bazı konularda saf oluyoruz, insanımıza çok güveniyoruz ama her seferinde güvendiğimiz o insanlarımız ve hatta yakınlarımız tarafından tongaya düşürülüyoruz. Yurtdışında yaşayıpta Türkiye'deki bir yakınına, dostuna para kaptırmayan yoktur ki, holdinglere paralarını kaptıranlar konusuna hiç girmeyeceğim. Bilir misiniz yurt dışında yaşayan çoğumuzun Türkiye'deki evlerinde kira ödeme gereği bile duymadan akrabaları oturur. “Onun nasılsa yeteri kadar var, boş ver” yaklaşımı vardır, ama o paraların ne zorluklarla ve nelerden vazgeçilerek kazanıldığını kimse bilmek istemez.

4. Sohbet ortamında genelde Türk esprilerini anlayamadığı için son gülen kişi odur.

Herkesin başına gelmiştir. Hoş esprili ve sıcak bir ortamda toplanmışsınız. Biri bir espri yapıyor herkesin gözü gülmekten yaşarıyor bir kişi hariç. O kişi de ne yapacağını bilemez anlamadığı halde sırf rezil olmamak için sizinle zorla da olsa gülmeye çalışır ve aklından "inşallah anlayamadığımı belli etmem" gibi düşünceler uçuşur. Tabi yapmacık bir gülümseme olduğu bir müddet sonra farkedilecektir...

5. Türkiye'de "Almancı" ve Almanya'da "Yabancı".

Öncelikle bu kavramlar her ülkede geçerlidir lakin nedense Türkiye'dekiler gurbetçilere, hangi ülkeden gelmiş olurlarsa olsun "Almancı"der. Ki bu gurbetçiler için çok zoruna giden bir laftır. Son yıllarda bu "Almancı" yaklaşımı o kadar abartıldı ki, resmi dairelerde, banka şubelerinde ve özelikle hastanelerde yurtdışında yaşayan insanlarımız kendi ülkelerinde adeta dışlanıyor ve hakir görülüyor.

Yabancı olarak görünmek, hiç bir yere ait olamadığını hissettirir onlara. Almanya'da ırkçılık çekiyorken, ister okul hayatında iş hayatında olsun, Türkiye'de "Türk" olarak görünmek ve rahatça yaşayabilmek ilk hedefleridir. Genelde kıskançlıktan ve yurtdışında yaşayan bazı insanlarımızın kültür seviyesini türkiye geneline oranla oldukça düşük olmasından doğan bu yaklaşımlar, her iki taraf içinde kırıcı oluyor.

6. Türkiye tatilinden sonraki boşluk

Yaz tatilinde Türkiye'deki akrabaları ziyaret etmek olmazsa olmazıdır bir gurbetçinin. Almanyada Zaman geçmek bilmezken, Türkiye'de o Kadar hızlı geçiyor ki günler. Bir bakmışın bavulu açtığın gibi tekrar kapatmak zorunda kalıyorsun. Şimdiden bir hasret sarıyor tüm bedenini. Ve özlemle o uçağa biniyorsun. İndiğin zamanda sanki o tatile hiç gitmemişsin gibi, yaşamamışsın gibi gelir. Fotoğraflara, videolara bakarsın rüya gibi gelir herşey. Bir iki gün kendini o boşluk içinde hissedersin, heryer sana soğuk ve cansız gelir ve Türkçe konuştuğunda ise Almanların yan yan bakışlarına maruz kalırsın.

7. Türkiye'dekiler tarafından yanlış anlaşılmak

Bazen iyi niyetle bir laf söylersin. Karşı taraf dediğin şekline dikkat ettiği için kötü niyetle dediğini sanar ve sonunda kuşluk çıkar. Bu elimizde olan birşey değil, nasıl içimizden geliyorsa öyle söyleriz o anki refleksle birlikte çok yanlış anlaşıldığımız oluyor.

8. Türkiye'de günde 4 öğün yemek yerler/zorundalar

Eyvah, Türkiye'de kimin başına gelmedi ki? Günde kaç kez sofra kuruluyor. İyi mi, kötü mü bilemedim, sonrada çaycı olarak geri dönüyoruz gurbete.

9. Türkçe konuşurken almanca bir kelime kullanmanın dramı

Çoğu kez farketmeden, yanlışlıkla tam lafın arasında bir almanca kelime kullanmak mutlaka ve mutlaka, bir kez olsa bile, ölmüştür. Bazen Türkçe Almanca karışımı bir kelime bile kullanıldığı görülüyor.

10. Saygılarını eksik etmezler, küfürden hoşlanmaz ve kısıtlanmaya asla gelemez!

Özgür ruhlu doğdu, özgür ruhlu gider. Ama bu her haltı yedikleri anlamına gelmez! Akşam vakti kız arkadaşlarıyla birlikte bir içecek içmek, sohbet etmek isterler. İstedikleri kıyafet giyebilmek, gezmek vazgeçilmezleridir. Türkiye'den biriyle çıkarsa, sevse dahi aşırı kıskanç, ve aşırı ilgi gösterenlerden soğurlar, bide üstüne çok kısıtlarsa, ayrılık çok yakın olur. Bu erkekler içinde geçerlidir. Belki yüz üzerinden 10 gurbetçi kızları çok açık giyiniyor olabilir ama ben kendim gurbetçi olduğumdan söylemiyorum, çoğunlukla düzgün bir şekilde konuşur ve giyinirler. Bu yüzden o "Avrupadakiler Türkiye'deki kızlardan daha fenalar" Önyargılarınızdan bir kenara bırakın

:-)


2|1
1|3

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 3

Kızlar Ne Diyor 1

  • Böyle mi düşünüyorlarmis. Tuhaf

    1|0
    0|0
Yükleniyor...