İletişimin Çıkmazları ve İnsan Doğası

Yaşadığımız dönem ''İletişim Çağı'' olarak kabul görmektedir herkes tarafından. İnsanların birbirine kolayca ulaşabilmek için teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanabildiğimiz bu dönem de unuttuğumuz bir gerçek var ki oda işi çıkmaza sürükleyen asıl neden, Anlmak için iletişim kurmuyoruz sadece anlatmak istiyoruz. Kısaca ''EMPATİ'' yoksunluğuna doğru sürükleniyoruz bence.

''EMPATİ''

Doğduğumuz da yüksek olan empati yeteneğimizin büyüdükçe azaldığını ve artık ''Empati'' yoksunu insanlara dönüştüğümüzü biliyor muydunuz peki ? Anlamak yerine bencilliğimizin kurbanı olur ve kendimizi anlatmak için çabalamaya başladığımızda ilişkilerimizin çıkmaza girdiği bir gerçektir. Bir bakıma yaşadıklarımızın bize getirisi olarak hayatımıza yansımalarının bu şekilde olduğunu olduğunu düşünürüz. Bize yaşatılan acıları, husursuzlukları, mutsuzlukları sanki hep biz yaşıyormuşcasına düşünerek içimizde ki o korku imparatorluğuna esir düşeriz. Oysa ki yaşanılanların tek taraflı olmadığını bunu farklı algılarda karşı tarafımızda ki insanın da hissedebileceğini aklımıza getirmeyiz nedense.

Freud’a göre, her insanın yaşantısında farkında olduğu ya da olmadığı, benliğini sarsan yaşantılar vardır. Unutmaya çalışılsa da zaman zaman hareketlerinde veya düşüncelerinde baş gösteren, davranış bozukluklarına sebebiyet veren davranışlardır bunlar. İşte bu çatışmalardan, engellenmelerden kurtulmak için birey bilinç dışı hareketler sergiler. Bunlara da psikolojide “savunma mekanizmaları” denmektedir. Birey kendisine savunma mekanizması geliştirerek yaşadığı kaygıyı azaltmaya çalışır. Bilinçaltındaki olumsuzluklardan kurtulma yolu olarak da görülen bu mekanizmaları sık sık davranışa dökmek, kişilik sorunlarının yaşanmasına sebep olur. Bir yansımasını da ikili ilişkiler de görürüz bunun. Yaşadıkları için karşısındaki insannın onu anlmadığını düşünerek savunma mekanizmasını çalışıtırır. Sonra kaçılnılmaz sona doğru gidilen acı dolu yolculuk başlar.

''Empati'' kişinin bir diyalog sırasında karşısındakinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmesini ve böylece duyarlı bir yaklaşım içinde olmasını sağlayan bir Duygusal Zeka becerisidir. Empati becerisini iyi kullanabilen kişiler bu anlamda, iyi bir dinleyici olmalarının yanı sıra, karşıdaki kişinin dile getirmediği duygularını da sezebilir, bakış açılarını kavrayabilirler. Bu bakımdan, empati kişinin farklı olan ya da başka kültürden gelen insanlarla iyi geçinebilmesini sağlar. Kendi iç dünyamızdan kurtularak yaşıdıklarımızı bir an olsun kenara bıraktığımız da objektif olarak ikili sorunu ele alıp değerlendirebiliriz. Bu bize kapısı aralanan yeni bir dünyayı da keşfetmemizi sağlar. Sadece ikili ilişkiler de değil tüm davranışlarımıza yansımasıyla birlikte hayata bakış açmız değişerek daha mutlu olacağımız bir yaşantımız olacaktır bu sayede.

Yaşam döngümüz içerisinde önce kendimizi anlamaya çalışırsak farkındalığın da ötesine geçer fark yaratmaya başlarız ki o zaman duygusal zekamızı da kullanarak yaşanılan duyguların özün de insanı değerleri keşfederiz ve çevremizdekilerle empati kurmaya başlarız. O zaman işte gerçek anlam İLETİŞİMİ sağlayabiliriz...

Önce kendini anlamalı insan...


0|0
4|4

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 4

  • Güzel bir paylaşım.

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler bence için . ..

    0|0
    0|0
  • çok güzel br yazı olmş..

    0|1
    0|0
  • Emeğinize sağlık.

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 4

  • Eline sağlık güzel bence...

    0|0
    0|0
  • güzel bence, teşekkürler

    0|0
    0|0
  • Sağolun, teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Senin de ellerine yüreğine sağlık kardeşim dediğin gibi sote yönetimi emeğe bakmıyor malesef

    0|0
    0|0
Yükleniyor...