Sosyal Kuşatma Ve İnsan_________________İNSAN__________________

Kırılgan bir varlıktır insan. Zayıftır. Fakat bu zayıflık tamamen güçsüz olduğu anlamına gelmez. Doğadaki tüm nesneler gibi insan da bir karşıtlar bütünüdür. İşte asıl önemli olan da hem doğadaki hem de insandaki zıtlıkların bir arada nasıl durduklarını çözmektir.

Doğa bilimlerindeki ilerlemeler göstermiştir ki evrenin kendisi de bir takım karşıtlıklar üzerine kuruludur. Bu bağlamda düşünüldüğünde insan da evrenin bu yasalarıyla kuşatılmıştır. Peki, öyleyse insanın karşıtları nelerdir ve bu zıtlıklarla nasıl yaşar?

______________İNSAN VE ÇATIŞMA_____________

İnsanın zayıflığından bahsederken tamamen güçsüz olmadığını da söylemiştik. İç güdülerimizin belirttiği temel ihtiyaçlarımız, aslında temel zaaflarımızın da açıklayıcısıdır. Yaşamak için psiko-fizik ihtiyaçlarımızı mutlak olarak karşımak zorundayız. Yemeden, uyumadan, sevmeden, sevilmeden hiçbir insanın var olması beklenemez. Durum böyleyken insanın ortaya koyduğu bireysel ve sosyal her türlü sonuç; bu gereksinimler ve bu gereksinimleri etkileyen dış şartlardan bağımsız olarak düşünülmemelidir. İç şartlarımızı oluşturan iyi-kötü, güzel-çirkin, kıskançlık, yardımseverlik, acımasızlık, merhamet ve diğer her çeşit duygu durumu aynı zamanda iç çatışmalarımızın ve doğurduğumuz eylemlerin de nedenleridir. Bu duygular özleri itibari ile doğuştandır, biçimlenmeleri ise sonradan dış şartların etkisi ile oluşmaktadır. Yani toplumdaki her bireyde, yargıçta, doktorda, din adamlarında, hırsızda, katilde, devlet adamlarında, sade bir vatandaşta iyi-kötü duyguları mevcuttur. Fakat derecelenme ve şekillenme biçimleri farklıdır. Zira hepsinin tabi olduğu koşullar farklıdır.

Hırsızlık yapmak yani bir başkasının değerli olanını izinsiz almak elbette haksız ve kötü bir eylemdir. Fakat sadece karnını doyurmak yani yaşamak için bu davranışı sergileyen bireyi nasıl eleştirmeliyiz, bu suç acaba onun mudur yoksa onu bu davranışa iten şartların mıdır? Ya da bir başka bakış açısı ile değerlendirirsek; onun bu duruma düşmesine neden olan şartların oluşmasında bizler ne kadar suçluyuz? Bu değerlendirmeyi yaparken şöyle bir soru da ortaya çıkabilir: Neden haksızlık yapıyor da çalışmıyor? Evet, ilke bakışta bu soru nesnel bir haklılık taşımaktadır. Lakin insan kendini kuşatan çatışmalardan ve koşullardan bağımsız olmadığına göre bu problemi de kendini oluşturan diğer etkenlerden bağımsız düşünmemek gerekir. Nasıl ki bir makine birden fazla parçadan oluşmuşsa suç ve sorunları oluşturan nedenler de tek değildir. Bu durumları oluşturan nedenleri incelersek :

♦Suçu ( suç sayılırsa şayet) işleyen birey toplumdan dışlanmış kendini ifade edememiş biri olabilir.

♦Bu birey hayatını düzene sokmak ve topluma adapte olabilmek için uğraşmış olabilir.

♦Kendi denetiminde bulunmayan şartları lehine çeviremeyip başarısız olmuş olabilir.

______Girişimleri başarısız olmuş, gerekli desteği bulamamış ve bir bakıma sistematik dışlanmayla yalnızlığa itilen bireyin mutlu olması düşünülemez. Dolayısıyla yalnız bırakışmış, dışlanmış ve mutsuz olan insan içinde bulunduğu topluma kin ve öfke besleyecektir. Bu durumun beraberinde sorunlar getirmeyeceğinin söylenmesi ancak müthiş bir duyarsızlık olur ve bu da sağlıklı bir kişinin yorumu olamaz.

İnsan, temel gereksinimleri, onu çeviren şartlar ve kendi iç çatışmaları birlikte düşünülerek ele alınmalı ve eylemleri de bu veriler ışığında değerlendirilmelidir. Yine insana temel yaklaşımımız da maddi alt yapının manevi üst yapıyı etkin bir biçimde biçimlendirdiği gerçeğinden hareketle olmalıdır. Nasıl ki evrendeki hiç bir şey bir başka şeyden bağımsız olmadığı gibi insan da kendini kuşatan maddi ve manevi hiç bir şarttan bağımsız değildir. Öyleyse insana ve doğaya bakışımız bütünsel olmalı ve birbirini hem var eden hem de tamamlayan parçalar göz ardı edilmemelidir. Bütün ve bütün içindeki insan, ancak parçaların devinimi anlaşıldığında çözülecek ve böylece doğru yargılara ulaşacaktır.

__________________________________________________________________________________________________

Okuduğunuz için teşekkür ederim.. Diğer bencemi okumak isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz..

Aynalar Yalan Söyler..


2|0
3|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 3

  • Güzel bir konu gerçekten. Lise zamanımdan beri özellikle farklı çevrelerden yazarları okuyarak benzer şekilde sonuçlar oluştu kafamda. Doğru bir değil, bazen suç var; ama suçlu yok, herkesin bir haklılık payı var... Eline sağlık. Not: "Hiçbir" bitişik yazılır, gözümü tırmaladı; o yüzden söylemeden geçemedim :)

    0|0
    0|0
  • Bu yazının sitedekiler tarafından pek anlaşılacağını sanmıyorum :)
    Psikoloji veya sosyoloji ile mi ilgileniyorsunuz?

    0|1
    0|0
    • Aktif olarak olmasa da ilgilenmeye çalışıyorum. :)
      Herkes tarafından anlaşılan yeterince yazı var zaten :)

    • Hepsini Göster
    • Yazım yanlışı yapmamak da önemli tabi :) ama şimdi değişti editörlük kuralları önceden daha kolaydı. Gerçi sitede çok fazla editör var gibime geliyor, o yüzden pek yazma isteğim oluşmadı bu hesapta.

    • Yazım kuralları önemli evet ama ufak tefek hatalar ( Tabi ne kadar hataysa) göz ardı edilebilir. Dediğim gibi bir kişi okusa bile benim için yeterli. Teşekkür ederim değerli görüşleriniz için :)

  • Eline sağlık :) bu kadar güzel anlatılabilirdi.

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 1

Yükleniyor...