Bana Arkadaşını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim

Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyliyeyim.

Analizlerim ve yaşanmışlığım konusunda böyle bir bence yazmaya ihtiyaç duydum. Zaman geçiyor, istesek de istemesek de büyüyoruz. Büyüdükçe kendimizi tanıyor, değiştiğimizi fark ediyoruz ama bizi değiştiren dış etmenlere de maruz kalıyoruz. Bunun başında aile terbiyesi geliyor.

Gözlerimizi ilk açtığımızda başımızda annemiz ve babamız var.

Ömrümüzün bir kısmını geçireceğimiz, onlarla yaşamak zorunda olduğumuz iki insan. Çocuk yetiştirme konusunda bilinçliyse ebeveynler, özellikle gelecek odaklıysa başarı uzak değildir. Ama hala daha çocuklarını bilinçsizce yetiştiren ebeveynler var ve bunun hakkında ailelere zorunlu seminer verilmeli. Özellikle yeni çocuk sahibi olmuş ebeveynlere. Bunu zorunlu hale getirebilseler bize katacağı avantajlar saymakla bitmez. Toplumu daha iyi tanıyan başarılı bir nesil ortaya çıkar en başta. Suç oranı azalır, suça teşvik etme, madde bağımlılığı, belki eylem belki de terör. Eminim ki bazı kötülükler son bulacaktır. Daha eğitimli kültürlü çağdaş bir nesille en azından insanlar eskisi gibi korkmayacaklardır. Değişimin en büyük faktörü olarak gördüğüm aile, çocuğunu iyi bir şekilde yetiştirmeyi hedefler ama bazen yaptıkları yanlışları göremezler. Bu da ilerde doğabilecek büyük bir soruna yol açabilir. Bu sebeple aile detaycı olmalı baskı ve ağır cezalandırma sistemlerinden de uzak kalmalıdır ki çocuğun içindeki anne baba sevgisi nefrete dönüşmesin.

Bir diğer büyük faktör çevre

Hiç unutmam sosyal bilgiler öğretmenim ortaokuldayken bu konuyla ilgili öyle bir örnekleme yaptı ki bunu hayatıma felsefe edindim. Sulu sulu kıtır kıtır elmaların arasına bir tane çürük elma koyarsanız ne olur ? hepsi çürür.Ergenlik çağına girmekle kendi karakterimizi oluşturmaya ve o şekilde yaşamaya başlıyoruz. Karakterin oluşmasına ergenlik zemin hazırlıyor. Bu evrede çok fazla aşk acısı çekiyor, çok sinirleniyor, çok fazla depresyona giriyoruz. Bunları hepsi normal bizi ilgilendiren sonrası. Ergenlik çağı bireyi en yanlış şekilde düşündürebilecek evrelerden bir tanesidir.

Eğriyi doğruyu yanlışı ayırt edebilecek olgunlukta olmamanın verdiği zararları şüphesiz ki büyüyünce akıl başa gelince anlıyoruz. Özellikle kızlar için söylüyorum bunu. Hayatta yapılan bazı hataların geri dönüşü yoktur ve büyük bir hata yaptığımızda ondan kaçamayız sürekli peşimizdedir bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. Bugün dışarıya gidelim mi ? sorusunun arkasından gelecek olanı tahmin ederek hareket edin. Unutmayın ki size bugün zarar verecek olandan yarın yarar bekleyemezsiniz. Arkadaşınızın ya da girdiğiniz ortamın size yarar verdiğini düşünüyorsanız o ortama sizde katkıda bulunun ama kendinizi o ortamın güzelliğine kaptırmayın. Sadece anı yaşayın.

Ama ortamın size zarar vereceğini düşünüyorsanız kesinlikle uzaklaşmanızda tavsiye var. Ya en yakın arkadaşım kardeşim komşum sınıftan nasıl ona arkadaşlık yapmak istemiyceğimi söylerim? dediğnizi duyar gibiyim. Arkadaşlar hayat sizin hayatınız size gelecek olan zarardan siz sorumlusunuz. Bu sorumluluğu başkasına yıkamazsınız. Çünkü dost arkadaş gördüğünüz kesim sizi o ortamın büyüsüne kaptırdığında iyi ya da kötü orada olmak isteyeceksiniz. O ortama girdikten sonra içinde zarar hissederseniz de reddetmek isteyeceksiniz ve bu çok geç olacak. O dostun ağzından çıkabilecek tek kelime ‘’gelmeseydin ?’’ olduğunda hayal kırıklığı yaşaycaksınız. Belki de hayatınızda derin bir iz bırakacak bu yüzden dostunuzu düşmanınızı iyi seçin.

Sosyallik

Sosyal olmak yararlıdır fakat aşırı sosyallik sizi toplumdan uzaklaştırır. Günümüzde dedelerimizin ya da aile büyüklerimizin ‘’ne o öyle elinde pıt pıt pıt’’ demelerine kızmayın. Bunun sorumlusu yine biziz çünkü. Teknolojinin gelişmesi elbette güzel bir şey fakat eskisi gibi değil bayramlarımız. O heyecan kalmadı yüzümüzde. İlk kıyafetlerimizi aldığımızda denemek için can attığımız, erkekler için bayram namazına olan hazırlık kalmadı. Tamamen yitirmedik bunları ama kaybediyoruz. Yeni nesil annesini babasını tanıdıktan sonra naklen teknolojiyle ilgileniyor. Bu da toplumdan uzak kalmalarına kendi karakterlerinde bir boşluğa zemin hazırlıyorlar.

Bunun önüne geçmek için de özellikle ebeveynler için söylüyorum; akraba ilişkilerinizi aile bağınızı çocuğunuza hissettirin.

Onun büyüyüp gelişmesindeki en büyük pay sizin bunu ergenlikten önce yapmalısınız. Çocuk aile bağının sağlamlığını dengesini kavradığında topluma kazandırılır. Bayramdan bayrama halaya teyzeye ananeye gitmez. ya da onlar çocuğu aradıklarında meşgule atılmaz. Evet bunu yapanlar var arkadaşlar. Bencelerimi analizlerim doğrultusunda yazıyorum. Eminim ki aramızda halasını teyzesini vs sevmeyen vardır. Bunun için ciddi sebeplerimiz de olabilir kendimizce. Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama saygı bir toplumun aynasıdır bana göre. Japonların aşırı başını önüne eğmesindeki sebep kesinlikle saygıdır. Onlar saygıyı kendilerinde büyük bir nimet olarak görüyorlar.

Sağlık

Sigaraya başlama yaşının 13 olması beni çok ciddi şekilde üzdü. Yine arkadaş çevresinin verdiği zararlardan birisi bu. Maalesef bende bunun mağduruyum. Özellikle madde bağımlılığı da arkadaş çevremizi seçemediğimizden kaynaklanıyor.

Bir kereden bir şey olmaz diyenlere kulak asmayın. Bir adet hayatınız mevcut zaten başka yok.

Dünyaya ikinci kez gelecek olsam sigaradan uzak dururdum. Cebinde varken dost gelir, cebinde yokken herşeyi yaptırır sana. Sonuçta bağımlısın. Kendi sağlığınızdan aileniz sorumlu değildir. Siz herhangi bir şeye alıştığınızda sadece üzersiniz. Kendi hayatınızı mahfettiğiniz gibi ailenizin de hayatı mahvolabilir. Bu nedenle sağlığınızı tehlikeye atacak her şeyden uzak durun.

Yazardan tavsiyeler

Çocuk yetiştirme ve aile bağının kuvvetliliği konusunda yeni çocuk sahibi olan her bireye zorunlu seminer getirilmeli, uygulanan tedavi ya da methodlar devlet denetiminde takip edilmelidir.

Teknolojiyi sürekli değil ihtiyaç anında kullanmalı ve çocuğa da bunu aşılamalıdır. Daha çok kitap okumak aileyle zaman geçirmek çocuğun karakterinde olumlu değişimlere belki de geleceğini kurmasında ona doğru bir yol gösterecektir.

Sosyal platformaları zamanlı olarak kullanmalı ona iyi örnek olabilecek tavırlar sergilemelidirler.

Arkadaş çevresini takip etmeli, yanlış bir durum farkettiğinde onu karşısına alıp olgunca, empati kurarak ve örnekleyerek açıklamalıdır.

Aile içindeki kavgalar tartışmalar çocuğa yansıtılmamalı şiddetten uzak durulmalıdır.

Çocuğun sağlığından şüphe edildiği durumlarda aile kontrolünde doktora danışılmalı sorunun ne olduğunu uzman hekimler tarafından tespit etmeli eve düzelme konusunda hekimlerle işbirliği çerçevesinde program oluşturulmalıdır.

Çocuğu topluma kazandırmak için onunla vakit geçirilmeli, herhangi bir konuda onunda görüşü alınmalı, fikirleri birlikte uygulamaları ve birlikte harekete geçirmeleri gerekmektedir.

Bugün dilenen, madde bağımlısı olan, suç işleyen her gençten birey değil toplum sorumludur. Bu yüzden çevremize iyi örnek olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ve yine tekrar hayatımızdan bir adet mevcut bu yüzden kıymetini bilmeliyiz. reenkarnasyona inananlar da bu benceyi okuduktan sonra, bir sonraki yaşamlarında sığır olarak dünyaya gelmezlerse bu bilgileri akıllarında tutsunlar :)


2|0
21

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

Erkekler Ne Diyor 1

Yükleniyor...