Soyumda Kaç Şair, Kaç Dindar, Kaç Ayyaş Yaşadı Acaba?

Şöyle bir bakıyorum da, bir insanın kendini öldürmesi her ne kadar evrim aleyhine olsa da, görmezden gelinemeyecek haklı tarafları da var. Kim ki Ölüme yakın konuşursa nihai bir kararlılıkla dışlanmaktador. Sanki yaşamın olumsuz bekçileriyiz... Biraz uzun bir açıklaması var ama sabırla okursan da iyi edersin...

Yüzbinlerce yıllık geçmişimi düşünüyorum.

Dedemin dedesinden başlayarak geriye doğru uzanan bir hayli uzak geçmişimi... Geçmişin herhangi bir dönemini, mesela Yüz bin yıl önceyi alıyorum ele. Yüz bin yıl önce yaşayan dedeme helal olsun be. Ne bir kabile savaşı öldürebilmiş onu, ne salgın hastalıklara yakalanmış, ne de kısır bir kadına denk gelmiş. Yani beni yirminci yüzyılın 84 Temmuzunda doğurtabilmek için inadına tutunmuş hayata. Sağolsun var olsun.

Her biri yüz yıl yaşamış olsa, yüz bin yılda bin dede yapar. Son sözü söylemeden önce düşünüyorum da, soyumda sopumda kaç şair vardı acaba? Kaç yobaz, kaç sapık, kaç dindar, kaç ayyaş yaşadı? Kaçı psikopattı? Kaçının kör idi gözleri? Kaçı idam edildi, kaçı yakıldı diri diri, kaçı koştu umutsuz bir aşkın peşinde?Yakın bir dostum için...


Kah anadan kıza, kah babadan oğula geçen nice devran görmüş soy sinsilem içinde, kaç Tayip'e ya da Hitler'e şahit oldular acep? Benim bu ipe sapa gelmez fikirlerimin dna sı hangi dedemden miras kaldı bana?

İnsan esasında hem sevgiye muhtaç bir zavallı, hem de yok edilmesi gereken, ne yapacağı belli olmayan garip bir dna ürünü. İnsan acı çekiyor. Ben acı çekiyorum. Ben dedelerimin hayatta kalmalarının günahını çekiyorum. Ama kimse benim günahımı çekmeyecek!

Bu bir umutsuzluk söylemi değil.

Yaşamı kutsayan bir insanın yaptığı en büyük hata ölümü düşman ilan etmesidir. Şahsen ben evrende ölüm diye bir şeyin varlığına inanmıyorum. Dönüşümü anlamayan, elbette bir başlangıca ve sona inanacaktır. Ölüm, yaşamın şatafatlı ışıkları altında güle oynaya yaşayan ve tepeden tırnağa her şeye bağımlı aciz insanlar için elbette korkutucu bir eylem olacak. Ve insanin korktuğu şeyi düşman ilan etmesi de oldukça doğal.

Yaşamın asıl özgürlüğü, istenildiği anda kendi yaşamına son verebilecek kudreti gösterebildiği kadar olanaklıdır. Ve inandığım bir şey var ki bu aslında tüm düşüncelerime kaynaklık ediyor. Ölüm asla bir son değil. Ama tüm dünyada kabul görmüş bir başlangıç da değil. Hayır! Ölüme inanmıyorum. Ruha da inanmıyorum.


Esasında insanoğlunun tespitlerinin tamamına yakınına da inanmıyorum.

İnsan acı çekiyor. İnsana ruhun acı çektirdiğine de inanmıyorum. İnsana acı çektiren şey düşüncedir. Beynin salgıladığı kimyasalla acı çektiğine inanıyorum.

Velhasıl dünya canlılarına acı çektiren zalimlerin hepsi de istisnasız sevgiden uzak ve aynı zamanda korkak insanlar olduklarına inanıyorum. Bunun karşısında duran küçük bir azınlığı, yani, her şeye hadi ordan çekip yaşamına son verebilmiş azınlığı ise saygıyla anıyorum. Dünyada bugün hala umut var ise onların yüzü suyu hürmetinedir bence...


0|0
2|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

Erkekler Ne Diyor 1

  • Güzel olmuş beğendim

    0|1
    0|0
Yükleniyor...