İki Karşıtlıktan Koyun Koyuna

Ortak hikayemiz.

Kendimizi daha fazla kandırmayalım. Zira yeterince inandık. Var mıyız acaba bazı gerçeklere tahammül etmeye?

Duyar gibiyim. Eskiden tahammül sınırlarının, cevaplarınca zorlandığı yazılar esiyordu buralarda. Edilemiyordu yani bu tahammül. Velhasıl, birilerimiz bir şeyler söylüyorken yahut dilimiz döndüğünce veyahut söylemeye çalışırken bize kulağını tıkamış bazılarımız yine aynı devirdaim içerisinde kendi fikirlerince doğanın " aşırısının zarar olduğu gerçeğine tahammül edilemeyen" gereğini, yani cinselliğikendilerince pay ettikleri tarafından işlemeye devam ediyorlardı.İki Karşıtlıktan Koyun Koyuna

Gel zaman git zaman, bazı şeyler yaşadım.

Başta kazandığım yerde sayısız arkadaşım oldu. Her birinin hikayelerine kulak kabarttım, fikir alışverişlerimiz oldu, içilen çayların şu zamana kadarki haddi hesabı olmadı, çalmayan telefonum çalmaya devam etti, kimileri gitti kimleri kaldı, uyuşmazlığımız oldu, kendimizce kavgalarımız, kendimizce gülüşmelerimiz, kendimizce üzülmelerimiz vesaire vesaire... Yani azıcık daha harmanlayıp hayata dair ne varsa, sonra zamanla aslında insanoğlunun dünya üzerinde birbirinin üzerine basarak bir basamak daha yukarı ulaşmasının yarattığı soğuk savaşa şahit olmuş ve tekrar inanmıştık. Rekabetlerin arasında, karaktersizlerin arasında, çoluk çocuğun arasında biraz daha kendimi anlayıp ziyadesiyle büyümüştüm.

Sonra 21 oldum.

Biri çıktı karşıma. Saniyeler içerisinde merhabalaştık. Hiçbir şey anlamadım. Şu an bile anlatmak istediğimi anlatamıyorum belki ama zamanımız çok.

Akşamımdan sabahıma ne yaptığımı öğrendi benden. Bir şey sormadım fazla, kız sonuçta. Fazla muhabbet sıkıcı olabilir diye orada kesmeye çalıştıkça o gelmeye devam etti bana. 2 gün, 3 gün, 5 gün derken akşam vakti çamların arasına içmeye gittik. İşte yanında 2-3 arkadaşı falan da var. Bir şey olacağını anlamıştım zaten. Yanındakiler de gidince kaldık başbaşa. Seni seviyorum dedi, yok artık dememe kalmadan dudaklarıma yapıştı, üzerime çıktı, soyundu, okşadı, aniden ellerimi alıp temas ettirdi her yerine. Aklınıza gelebilecek her şeyi orada yaşadıktan sonra aslında taciz edildiğimi anladım. Erkekler taciz edilemez mi? Edilir! Ediliyormuş! Erkeğiz sonuçta. Kadınlar gibi geri çekilmeye yeltenen bir yapımız yok, bir nebze ben de tadını çıkarttım sınırlarımdan cayarak. Merak ya hani. Şöyle bir bakıp çıkalım dedik.

Elimiz armut mu toplasaydı?

Toplamadı. Ama beynim topladı kendince bir şeyler. Hani şu peşine düştüğümüz "vücut". Hepimizin ortak zevkerli var ya. Öyle herkesin büyüttüğü kadar güzel bir şey değil. Mesela "o" lafı kullanmayacağım çünkü onlarınki de ekmek parası, hayat kadınlarına para basıp yaşadığınız o ilişkiler iğrenç değil mi sizce de? Şöyle bir düşünün...

Sevmeden, aşık olmadan, sırf o ihtiyaç için yaptığımız rezillikleri tartacak, değerlendirecek olursak bedene giren yollar değil de yüreğe giden yollar daha da değerli olmalı. Hiç yapmayın da dememek lazım ki zaten demedim şimdi çıkar yine 3-5 tahammül edemeyen tiplerden. Yapın ama severek yapın. Aşık olduktan sonra yapın. O da geleceğe vereceğiniz evladınız olsun. Dİğer türlüsü gerçekten anlamsız.

Vazgeçin artık sapıklıktan, yobazlıktan, cinayetlerden, hayatları bitirmelerden. Yazıktır...

Sempati kazanmak değil amacım.

Yıllarca bir türlü anlayamadığım, kendi kendimi yiyip bitirmeme sebep olan bu bağımlılığın sebebi neymiş diye şöyle iyisine denk gelmişken bir şeyleri anlamış olmak ve sizlere bir şeyleri aktarmak istememin vermiş olduğu heyecanla tekrar üye olur olmaz sabahın şu saatinde yazıp "anlatmaya çalışmamdır."

Tahammül etmek lazım efendiler.

Kalın sağlıcakla...


0|0
1|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 1

  • Güzel olmuş ellerine sağlık

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 1

  • Haklısın kardeşim, emeğine sağlık 😊

    0|0
    0|0
Yükleniyor...