Kadınların da Seçme ve Seçilme Hakkı Vardır!

Yarın dünya kadınlar günü olmasından dolayı böyle br konuyu irdelemek ve kadınların bu hakları doğrultusunda çektiği sıkıntıları anlatmak istedim size.

Kadınların da Seçme ve Seçilme Hakkı Vardır!

Görsel: “Oy kullanma hakkı taraftarlarına yapacağım şey”

Tarih boyunca kadınlar hep hor görülmüştür.

Bu toplumun en cahil halkından tutun da en gelişmiş en demokratik ülkelerde böyle süre gelmiştir. Çoğunuzun bildiği üzere Arabistan da kız çocukları diri diri gömülüyordu. Kadınların söz hakkı ve yaşama hakkı yoktu toplum tarafından. Kadın olmak demek aşağılanmayı hakaret etmeyi göze almak demekti Arabistan da.

Bu durum çoğumuzun da bildiği üzere en demokratik ülke olan Yunan topraklarında bile aynıydı. O dönemin en gelişmiş ve demokratik devleti sayılmasına rağmen Yunanlılar da kadınları aşağılıyor ve hor görüyordu. Olimpiyatlara katılma hakları yoktu ve erkekler idealleştirmenin unsuru iken ve yarışmalarda çıplak yarışırken kadınlar güzelliğin sembolü olarak değil çirkinliğin sembolü olarak idealize edilmiştir. Kadınlar asla erkeklerle aynı konumda değilller. Saf olan, güzel olan kusursuz olan tek bir ideal bedeni vardır. O da erkek bedenin fizyolojisidir. Erkekler Tanrı gibi lanse edilirken kadınlar bunun tam tersi yönündeydi. Seçme hakları yoktu. Sadece doğum için insanlığın devamı için gerekli olan bir beden türü olarak algılanmıştır.

Bu bizim topraklarımızda da süre gelen bir davranıştı. Kadınlar ikinci sınıf vatandaş olarak görülüyordu. Seçme ve seçilme hakkı yoktu.

Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması, 1930’larda, Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimleri’nden birisidir.

Kadınların oy kullanmasının önüne geçmek için bazı propagandalar gerçekleştirilmişti.

Bu propaganladar ise o dönemde internet ve sosyal medyanın olmaması üzerine kart postallar şeklinde anlatılmıştır. Bu çalışmayı yapan kişi ise Lisa Tickner adlı sanatçıdır. Onun bu kartpostalları üzerinden oy kullanan kadınlara karşı başlatılan propandalar nasıl bir algı mesajı veriyor onları inceleyeceğiz.

kartpostalların 1900-1914 arasında şehrin işçi sınıfı için inanılmaz bir mesaj taşıma aracı olduğunu söylüyor. Bu noktada kadınların oy kullanma haklarını savunmasına karşı olan veya destek veren kartpostallar da zamanın Amerika’sında sıkça görülüyordu. O dönemde kadınların oy kullanma haklarını savunmaları konusunda 4500‘e yakın farklı kartpostal basıldı.

“Karım Seçme Hakkı Hareketi’ne katıldı. (O günden beri çile çekiyorum)”

OY HAKKI SAVUNUCUSUNUN ORİJİNİ VE GELİŞİMİ / 15’inde küçük tatlı bir kız/ 20’sinde bir küçük yosma/ 40’ında hala evlenememiş/ 50’sinde oy hakkı savunucusu

“Oy kullanma hakkı savunucusu kadınların oy elde etmesi: En kolay yöntem”

“Oy kullanma hakkı savunucuları bir polise saldırırken”

“Bir gün senin liderin olabilirim.” (Kadınlara Oy Hakkı)

“(Oy hakkı savunucusu dediğin acı çeken bir ev halkı değil de nedir?) Seçim Günü”

“Bir kadının yeri evidir.” (Kadınlara Oy Hakkı)

Tüm emekçi, çalışan, anne olan tüm kadınların Dünya Kadınlar günü kutlu olsun..

Kadınım,
Şiirlerden çok küfürlerde geçti adım.
Didem Madak

Artık kadınların adı küfürden ziyade şiirlerde, mısralarda iltifatlar da geçmesi dileğiyle...


6|1
9|5
Ehlivukuf KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 9

  • Eline sağlık

    0|1
    0|0
    • hayret sen beğenir miydin ya.. şaşırdım

    • Hepsini Göster
    • bak bakalım bu dediklerim bu fotoğraflar hangi bence var Allah ını sevrsen.. örnek göster bana hadi..

    • Gereği yok
      Sonuçta bu benim görüşüm.

  • Güzel bir paylaşım olmuş ellerinize sağlık :)

    0|1
    0|0
  • Katılıyorum çok güzel yazmışsın

    0|1
    0|0
  • evet güzel yazmışsın katılıyorum eskiye göre iyiyiz tabi kadınlarda olimpiyatlara falan katılabiliyor ama nasıl, mesela futbol kadın futbolu ve erkek futbolu yani klasik futbol diye ayrılmış. koşularda mesela kadınlarınki daha kısa mesafe, bahane ise kadınların vücut yapısının narin olmasıymış. kadın vücudu narin falan değildir insanlar hala kadınların 2. sınıf vatandaş olduğuna inanıyor bunlar bunun sonucudur. umarım bir gün bu sorunlarda ortadan kalkar tamamen eşitlik gelir

    0|1
    0|0
  • Emeğinize sağlık.

    0|1
    0|0
  • Ellerine yüreğine sağlık Sinan bey :)

    0|1
    0|0
    • Teşekkür ederim efendim :)

    • Hepsini Göster
    • ediyorum..

  • Emeğine sağlık güzel bir paylaşım olmuş.

    0|1
    0|0
  • Emeğine sağlık

    0|1
    0|0
  • Emeğine sağlık.😌

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 5

  • harika beğendim teşekkürler

    0|1
    0|0
  • Eline saglık

    0|1
    0|0
  • emeğine yüreğine sağlık kanks :-)

    0|1
    0|0
  • Kadının Toplumdaki Yeri ve Türk Kadınının Önemi.

    Türk toplumunda kadının saygın bir yeri vardır. Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde, hakanların yanında hatun adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, top oynar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Toplumda tek eşlilik prensibine bağlı kalınır, ev eşlerin ortak malı sayılırdı. Namus ve iffete büyük bir önem verilirdi.

    Osmanlı Devleti Dönemi'nde kadın haklarında gerileme oldu. Kadınlar evlenme, boşanma, miras ve eğitim işlerinde pek çok haklarını kaybettiler. Bununla birlikte köylerde ve kasabalarda yaşayan kadınlar, her alanda eşlerine destek oluyordu. Kurtuluş Savaşı yıllarında, erkeği cepheye giden Türk Kadını, çocuğunu yetiştirmiş ve evinin geçimini sağlamıştır. Hatta silâh ve cephane taşıyarak savaşa katılmıştır. Bu davranışı ile Türk Kadını, Türk toplumundaki önemli yerini bir defa daha ispat etmiştir.

    Atatürk, kadınlarımızın medenî, siyasal ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğine inanıyordu. Türk kadınının bu durumunu Atatürk şu sözü en güzel şekilde ifade eder: "... Dünyada hiçbir milletin kadını, ben, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu Kadını kadar gayret gösterdim diyemez".

    Türk toplumunda ailenin, ailenin içinde de kadının yeri ve önemi büyüktür.
    Türkiye'de aile çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak medenî kanun esaslarına göre kurulmuştur. Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Kadın erkek eşitliğinin sağlanması, toplumsal uzlaşmanın en önemli şartlarından birisidir.

    Ailenin toplumdaki yerini ve önemini Atatürk şu sözü ile açıklar: "Medeniyetin esası, ilerlemenin ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayatta yozlaşma, muhakkak sosyal, ekonomik ve siyasî bozulmaya sebep olur.

    0|1
    0|0
  • Karikatürlerde alay edilen sufrajetler, yani feministler özellikle Türkiye gibi ülkelerde hala alay konusu. Hem de en temel hakları için çabalamak gibi normal bir şey yaptıkları halde, asıl üzücü olan bu.

    0|1
    0|0
Yükleniyor...