Aile İçi Şiddet Gören Kadınların Hukuksal Hakları

Eray Yavuz, Avukat

4320 Sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun Kapsamında Aile Bireylerinin Hakları

4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun adı her ne kadar “Ailenin Korunması” ise de içeriğinde esas itibariyle kadının şiddetten korunması amaçlanmıştır.

Bu yasadan, aynı çatı altında yaşayan eşler, çocuklar veya diğer aile bireyleri, mahkemece hakkında ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmasına rağmen fiilen ayrı yaşayan eşler yararlanabilir. Belirtilen bireylerden biri diğer eşe, çocuklara veya diğer aile bireylerine sözlü, fiziksel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet uyguluyorsa, zarar gören aile bireyi bu yasadan yararlanabilir. Yasaya göre, aile içi şiddete maruz kalan eşin veya aile bireylerinden birinin ya da olaya tanık olan 3. bir kişinin başvurusu veya Cumhuriyet Savcılığının bildirmesi üzerine, Aile Mahkemesi hakimi kendiliğinden olayın niteliklerini göz önünde bulundurarak kanunda yazılı tedbirlerden birine, birkaçına veya hepsine birden hükmedebilir.

Kusurlu aile bireyi hakkında uygulanabilecek olan, kanunda yazılı tedbirler şunlardır ;

  • Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması
  • Aile konutunun şiddete uğrayana ve çocuklarına tahsis edilmesi, şiddet uygulayanın, konuta, işyerine ve gerekmesi halinde çocukların okuluna yaklaştırılmaması
  • Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi
  • Şiddet gören kadınlar
  • Aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi
  • Varsa silah veya benzeri araçlarını kolluk kuvvetlerine teslim etmesi
  • Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanmış olarak ortak konuta veya işyerine gelmemesi ve bu maddeleri kullanmaması
  • Kusurlu eş veya aile bireyinin bir sağlık kuruluşuna muayene ve tedavi için başvurması

Aile Mahkemesi, mağdurun tekrar şiddete uğrama ihtimalini göz önüne alarak, başvurunun hemen ardından tanık ya da karşı tarafın dinlenmesine gerek olmadan bu kararı derhal verir. Kusurlu eşe, kararda hükmolunan tedbirlere uymazsa tutuklanacağı ve tedbir süresinin hapis cezasına dönüşeceği ihtar edilir. Hakim, gerekli görmesi halinde, şiddete uğrayanın yaşam düzeyine uygun bir tedbir nafakasına da hükmedebilir. Hakim bu tedbirlere en çok 6 ay süre için hükmedebilir. Gerektiğinde yeniden tedbir kararı verilebilir. Bu tedbirler için Aile Mahkemelerine yapılacak başvurular harca tabi değildir.

Verilen koruma kararının bir örneği Aile Mahkemesi tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Savcılık, kararın uygulanmasını kolluk kuvvetleri ve gerektiğinde psikolog gibi uzman kişiler aracılığıyla izler. Kusurlu eşin karara uymaması halinde, kolluk mağdurun şikayetine gerek kalmaksızın evrakı kendiliğinden savcılığa iletir. Savcı da karara uymayan kusurlu eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar.


2|0
5|4

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 5

  • Teşekkürler emek vermişsiniz :)

    0|0
    0|0
  • Faydalı bilgiler için teşekkür ederim.

    0|0
    0|0
  • güzel paylaşım olmuş, teşekkürler :)...

    0|0
    0|0
  • Kadın cinayetlerinin artışının sebepleri incelendi mi? Kadınlara bu kadar kol kanat gerilmesi erkeklerin peşin suçlu ilan edilmesi ikinci sınıf cinsiyet gibi görülmesi olabilir mi?15 gün de bir, saaat sınırlı çocuk görerek o çocugu sağlıklı babalı nasıl yetiştirilebilir bu düşünülüyor mu?

    0|0
    0|0
  • Çok faydalı bir yazı olmuş ellerine sağlık. Bende bir hafta önce koruma tedbiri aldırdım babama karşı

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 4

  • Tesekkürler paylasmınız için.

    0|0
    0|0
  • İyi bir yazı olmuş.

    0|0
    0|0
  • harika bence

    0|0
    0|0
  • Hiç yorum almamıi neden? avukatları kimseler pek sevmez

    0|0
    0|0
Yükleniyor...