Romantizm Akımı Ve Kadınlarda Romantizm

Merhaba,

Romantizm, olması gerektiğine inandığımız duygusal kurgulardır. Bu olması gerekenler, bir süre sonra olacağına inanılan şeylere dönüşebilir. Örneğin, kişi, varlığı yok sayıldığında, günün birinde yüksek mevkilere geleceğini kurgular ve bunu yapanlara gününü göstereceğini düşünmeye başlar. " Ey İstanbul sen mi büyüksün ben mi? Göreceğiz." İbrahim tatlıses'in bu repliğini hatırlmışsınızdır. 80' li yıllardaki Yeşilçam filmlerinin büyük çoğunluğu bu romantik dalgadan etkilendi. Bu etkilenme aynı zamanda müzikte de "Arabesk" ile şekillendi. Bu dalga, dönemin (60-70-80) siyası çalkantılarının bir sonucuydu.ROMANTİZM AKIMI VE KADINLARDA ROMANTİZM

Fransız İhtilali' inden sonraki süreçteki toplumsal yıkım, bireyi çaresizliğe sürükler.Bu çaresizlikbireysel isyana dönüşür ve toplumsal isyanları besler. Aynı zamanda bu çaresizlik, bireyin kendini romantizmle tatmin etmesine yol açar. Birey, adaletsizliği bu duygusal kurgularıyla ortadan kaldırmaya çalışır ve bu kurgularla yazılmış romanları okurken bir süreliğine rahatlar. O dönemin ünlü "Sefiller" romanı buna örnektir. Klasik batı müziğinde de Beethoven ile klasik dönem den sonra romantik dönem başlar.

Kadın ve romantizm

Bazı kadınlar romantizmi kurgusal olarak yaşar. Kadınların, Olmasını istedikleri ile olması gerektiğine inandıkları vardır. Buraya kadar sorun yok.Bu herkeste var. Sorun olan, kadının bunların olacağına inanmaya başlamasıdır. Bu, Romantizmin gerçekle bağının koptuğu yerdir. Bu kopuş karşısındaki gerçekliği olan erkekle de bağının kopmasına neden olur. Olacağına İnandığı şeylerin olmadığını görse bile bunu kabul etmez, soluğu falcıda alır ve bu kez falların kurgusuna göre yaşamaya başlar. Bu da en son aşamadır.

Bazı kadınların ilişkide olması gerektiğine inandıklarının hemen hemen hepsi başkalarının ilişkilerindeki kalıplardır. Onlar, kendi erkeklerini de bu kalıba sokmaya çalışırlar. Bazı erkekler çözüm olarak o kalıba girmeye kandırmaca da olsa girer. O kalıp içinde zamanla ikisi de saçmalamaya başlar ve ilişki biter çünkü o kalıp ikisine de ait değildir.

Bence romantizm anlık olarak kalmalıdır. Buna örnek olarak bir alıntı :

"Melis arkasını döndü, tam gidecekken, Ahmet “Melis!” dedi. Ahmet bazen ona sesleneceği zaman Melis’in arkasını dönmesini bekler, aniden “Melis!“ derdi. Melis de bu durumlarda tüm vücuduyla değil sadece omuzlarıyla ve başıyla istemsizce aniden dönerdi. O anlarda Melis’in çenesinin biraz altından asimetrik kesilmiş küt saçlarındaki tüm saç telleri titreşerek döner, saçlarının uzun kesilmiş tarafı çenesindeki gamzeye kadar değerdi. "

"Yeryüzünde, insanların sayısı kadar gerçek vardır."

Bana katlandığınız için teşekkür ederim.


0|0
4|2

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 4

  • romantiklik bana göre değil :D

    0|1
    0|0
  • Güzel paylaşım

    0|0
    0|0
  • Bu değerli paylaşımın için teşekkürler (:

    0|1
    0|0
  • Kadınlarda romantizm ve Fransız İhtilali ile gelen romantizm birbirinden farklı.
    Fransız ihtilali romantizm demek, vatan sevgisi demektir.
    Kadınlarda romantizm aşk ve ilşkilerle alakalı. Romantizmle ilgili şeyleri okurken hep sıkılmışımdır. Eline sağlık ama sana katılmıyorum, bilgi karmaşası var yazında bence.

    0|1
    0|0
    • Yazıyı fazla uzatmak istememiştim sıkmamak için bu yüzden detaylandıramadım.
      Romantizmin bireysel, toplumsal, sanatsal boyutu birebir aynı değil elbette ama temelde referansları aynıdır. onları birbirlerinden ayırmıştım zaten. kadınlarda romantizm aşk ile alakalı demişsiniz."anlık" olarak kalmalıdır, diyerek onu kast etmiştim ve "bazı kadınlar" ifadesini ekledim. Eleştiriniz için teşekkür ederim.

    • Rica ederim, açıklama için ben teşekkür ederim. Daha anlaşılır oldu şimdi benim için. :)

Erkekler Ne Diyor 2

Yükleniyor...