"Türk Kadını Kanunu"nu İncelemeye Ne Dersiniz?

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu; yok yok "Türk Kadını Kanunu"nu incelemeye ne dersiniz? Gelin benimle...

İnsan hayatı, kısık bir ağlama sesiyle ve gülen bir yüzün bizde bıraktığı derin bir izle başlıyor. İzdirari kaderin bacak aramızda şekillendirdiği cinsiyetimizi hiçbirimiz seçemiyoruz, Yaratan müsaade etmiyor neticede.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu; yok yok

Bu ağlayan bebekler, öyle bir zaman geliyor ki, birbirlerine aşk besliyor. Bu duyguyu ilk çocukluk döneminde yaşıyorlar. Evcilik oynuyorlar, oğlan "koca" rolüyle, kız ise "evin hanımı" rolüyle birbirlerini mutlu etmeye çalışıyorlar. Gerçekte olmayacak kadar!!!

Büyüyoruz...

Günler, haftalara... Haftalar, aylara... Aylar yıllara... Her takvim yaprağı birer sararmış yaprak gibi düşerken toprağa, oğlanlar zamanın erkeğine, kızlar zamanın hanımına doğru evrilmeye başlıyor. Serpiliyor. Artık sevgiyle katıştırılan duygular, duygularla tütsülenen aşklar, aşklarla efsunlanan cinsel iç güdüler birer birer bedene kodlanıyor.

Evleniyoruz...

Belki de cennete kavuşmuş gibi sevinerek, mutlanarak, neşelenerek, sevdiğimiz insanın alnına öpücüğü koyarak, o ana kadar belki de hayatın en güzel gününü yaşadığını düşünerek evleniyoruz. Hani derlerdi ya, evlilikten erkekler korkar diye. Korkmadığını haykırarak evleniyoruz, bir eve iki insan, bir yastığa iki baş olarak giriyoruz...

İşte yazının asıl can alıcı kısmı başlıyor; devam devam...

Türk Medeni Kanunu ile tanışıyor koca olan erkek. Başlıkta yazdığımız gibi "Türk Medeni Kanunu" değil de, "Türk Kadını Kanunu" ile tanışıyor aslında.

"http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4721.pdf"

08 Aralık 2001 tarihinde TBMM'ce onaylanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderilen söz konusu Kanun, resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giriyor. 2008 yılına kadar çeşitli vesilelerle bir çok maddesi "kadına pozitif ayrımcılık" düsturu ile değiştiriliyor. Kanuna, insanın yaratılış fıtratına aykırı bir çok madde ekleniyor ve "cahil kadınlar" tarafından kullanılabilecek, erkeklere karşı "erkek düşmanlığını" körükleyecek özelliklere büründürülüyor.

Bu kadar mı?

Evliliklerin tümü hepten tehlikeye giriyor. Başta mal rejimi diye 2002 yılında büyük bir tuzak hazırlanıyor evlilere veya evleneceklere... Evliliğe maddi kimlik giydirildiği gibi, içeriğinde olması gereken duygular ve özü yok edilmeye başlanıyor.

Bu işin başmüsebbibi; dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'den başkası değildi. Kendisi şu an Gaziantep ilinin Büyükşehir Belediye Başkanı'dır.

Bu hanımefendinin eliyle Türk Aile Yapısı bozulmaya başladı. Bu kanunun en büyük götürüsü maddelerin değişmesiyle beraber 2008 yılında başlayan boşanma furyasıdır. Aklın üretemediği çözümleri, kanunlarla aşmaya çalışan basit siyasi hareketin acısını 2008 yılından itibaren, o zamana kadar görülmemiş boşanma sayıları gösterdi.

İstatistiki Şekil-1:

İstatistiki şekilde görüldüğü üzere; evlilikler azalarak devam ederken, boşanmalar her yıl katlanarak büyüyor.

Neydi, bu "Türk Kadını (Medeni) Kanunu" dedikleri?

* Evlenecek erkekleri yolunacak kaz gibi gören,

* Kadını olmayacak kimliğe ve kişiliğe büründüren,

* Ailevi birliktelikleri maddi ortaklığa dönüştüren,

* Zor günlerde ailevi beraberlikleri anında hiçe saydıran,

* Kamuda veya özelde işe giremeyen kadınları nafaka meraklısı hale getiren,

* Hakkaniyet ve ailede adalet düsturunu yok eden yazılı bir metindir. Bu mudur sadece? Hayır tabi ki!

Ayrıca;

* En basidinden; "L*n" denilen argo sözcüğü bana kullandı diyerek, karakola şikayet eden kadının talebi neticesinde kocayı "15 Gün Evden Uzaklaştırma" cezası(TCK ile beraber) ile cezalandıran ,

* Evlilik birlikteliğinin bozulmasına dair yürütülen boşanma davalarında, kocanın mahkemeye yazılı, görüntülü deliller sunmasına rağmen, aile hakimliklerini kadınların sözlü beyanına baktıran ve buna göre erkeği kusurlu bularak cezalandıran bir metindir.

Son olarak, feminizmin kitabesidir, BENCE "Türk Kadını (Medeni) Kanunu"...

Erkekleri evlenme fikrinden soğutan ve soğuttuğu kadar erkeklerin vajinal düşkünlüğüyle ortalıkta bekaretlerini kaybeden kadınların nisaplarını artıran bir dokümandır.

SONUÇ;

Evlenmeyen ve asla evlenmeyecek erkeklerin, evde kalmasına ve sorumsuzca yaşamasına en büyük sebep:

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu; yok yok "Türk Kadını Kanunu"dur...

Başka bir bencede görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla. :)

Bence No:01


0|1
1|3

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 1

  • Emegie saglik

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 3

  • gördüğüm tartışmasız en güzel benceydi adamsın
    hayatımdaki en büyük doğru yabancı biriyle evlenmek olucak eminim bundan

    0|1
    0|0
    • Artik erkekli bilinclenme ve duyarlilikla hareket edip, bu kanunu adalet temelinde yeniden yazdirma zamanidir, verdiginiz destek icin teşekkür ederim.

  • 3ay

    Vay mina ko.

    0|0
    0|0
  • Emek vermişsin eline sağlık

    0|1
    0|0
Yükleniyor...